jazzetta

“renk renk düşünceler kaldı söylenmedik” (hayyam)

Gız sen Yalova’nın niresindensin?

Ne zamandır beddua etmemişiz sevgili Çek ve Slovakyalı hemşehrilerim! Kısmet bugüneymiş. Kaldığımız yerden devam edelim, buyrun:

43. “Devlet iktidarı”ndan bahsederek ağzındaki baklayı çıkaran LÖK Başkanı Erdoğdu İvediç Bey kibin ıspanaktan anayasso gugukçusu porofesöl olasın; hakiki entelektüeller münasip anatomik bölgeleriyle güleler sana.

44. Histerik arzuların insanlarıykene fobik korkuların maymunlarına dönüşmüş olan şeğerli orta sınıf beyaztürklerimiz kibin, AB başta olmak üzere bütün dünyaya madara olasın.

45. Benim kibin reklamcı olasın da inim inim inleyesin “zemannnn, zemannn!” diye diye. Hatta reklamcı ne kelime, reklam yazarı olasın ki Einstein Dede’nin menşur formülünü yeniden yazasın. Bak ikinci pazartesi gelip çattı, bendeniz halâ bir adet basın kampanyası ve bir adet de interinet sitesi ile ilgili en ufak bir fikir kırıntısı saçamadım yerlere. Niye? Bissürü ıvır zıvır işlerden onlara sıra mı geldi kine? Aha işte bu ip üstünde yürürkene gaybolmayan sakız çiğneyememe sendromu da yaşın kemale erdiğinin nişanesidür herhal –canımdan çok sevdiğim (essahtan ha, walla yağ çekmiyom!) biricik patronum haklı mı ne bu hususta?!

45 buçuk. Reklam yazarı olmak demek ne dimektir, gel de onu bana sor. Sadece vakit kıtlığı değil başka şeyler de çekersin.

Çile çekersin bi kere seni yaşlı diye bi kenara atıncaya kadar acanslar -dergaha odun taşımak daha kolaydır bundan.

Bazen parası bol fekat görgüsü kıt (:negatif korelasyon) müşteriye tabanca çekip herifi yahut karıyı oracıkta (toplantı odasının ortasında veyahut sunum esnasında) alnının şakından vurasın gelir.

Hababam fikir şutu çekersin; bazen hedefi bulur, bazen ıskalarsın.

Dünyanın bütün datasını, enformasyonunu ve bilgisini su çeken sünger misali çekmek durumundasındır. Lakin kafatasındaki gereksiz vmb’leri duman edip uçurma bacası çekmiyorsa halin haraptır; bunca veri, malumat ve bilgi ile bir gün ar damarın değilse bile beynindeki kılcal damarlar çatlayabilür.

Kıyıya köşeye attığın üj bej kuruşu çekip bu lanet sektörden siktir olup gidesin gelir -artık bir kıyı kasabası mı olur, dağ başında kervan geçmez kuş uçmaz öküz reklamverem gelmez bir yer mi olur bilemem gayrı.

Sevda çekersin; hiç boş vaktin olmadığı içün o sevdanın mektubunu bilem yazamazsın. (Opşş! Devir değişti kardeş; artık mektup yok, “meyıl”, “esemes” filan var. Sen geçen yüzyılın niresindensin?)

Yaş odun ağır çeker imiş. Odun olasın, ağır çekesin gelir efkar bastığı zaman!

Duvar çekersin, perde çekersin, çit çekersin. O anda Kanarya adalarında taşş kebabı yapma hayallerinle, kafanın içi boktan püsürden iş meseleleriyle dolu olduğu içün bir türlü yazıp da Nobel ödülüne layık görülemediğin esaslı romanla, hiç kimselere hesap verme gereği duymayacağın ve tabakhaneye bok yetiştirme telaşına kapılmayacağın o bin yıllık “This Çiftlik belongs to Metin-thePoor Bey” hayalinle arana…

Ya da bütün bu hayallerin üstüne çini mürekkebiynen kalın bir çizgi çekersin.

Sen katır ya da yak heyvanı olduktan sonra beş çeki de yük çekersin, on çeki de.

Bazen öyle inceden inceye bunalırsın ki, devlet olasın ve sektörden bütün büyükelçilerini geri çekesin gelir.

Yazdığın metinleri bin kere temize çeker, yine de bir kusur bulursun. Mükemmeliyetçiliği bir kenara bırakır ve kendini habire sorguya çekmezsen, dikkat da çekmezsin, ilgi de. Olsa olsa arabanı çekersin buralardan.

Günün 24 saat, haftanın 7 gün, ayın 30 çekmesi seni kesmez. Her zaman “dün yetişmesi gereken” bir iş vardır mutlaka. Vaktin dar olabilür, fekat yerin ve yenin daima geniş olmak zorundadır. Çekeceğin vardır, gelgelelim kuyruğunu çekiveremezsin.

Babadan kalma küçük el değirmenin varsa, acansta zebbahları kahve çekersin. Havan olur. (Bi zaman yaptıydım ben bunu.)

Gece olur, yorganı başına çekersin. Emme velakin yine de kurtuluş yoktur işlerden. Banyoda sihirli numarayı ya da helada sifonu çekerken bile düşünmek zorundasındır parlak bi fikir. Türkün aklı boşuna mı gayrikamusal alanda gelir, hı?

Kopya çekmek, bu sektördeki cincinlerin en tipik özelliğidir. Ortalık boşuna mı sünecan kaynıyordur! Sen işini namusunla çekip çevirirsindir, rahatın değilse de fikir namusun yerindedir.

Seni bezdiren herşeyin üzerine sünger çekmek istersin, lakin olsa olsa beyaz bayrak çekersin.

Yandan yandan tesbih çekmek, dert çekmek, gam çekmek “arabex”çilerin işidir. Gazel çekmeyi ve protesto çekmeyi işin ehline bırakırsın, sen olsa olsa fiil çekersin.

Bu maddenin bedduası: Reklam yazarı olasın da, aha beeeele lisan ile bozasın kafayı. Normal insanlar gibi olmak için hasret çekesin.

46. Kronik Yorgunluk Sendromu’ndan (KYS) mustarip olasın da U-topos nam malikanen viran ola, odalarını ve müştemilatını fareler basa. Bir türlü Charlotte Gilman Apla ile Begum Rokeya Sakhawat Hossin Teyze’nin anaerkil ütopyalarıyla ilgili makaleni yazmaya elin varmaya.

47. İkilemelerle ilgili imeceni bir türlü sonuçlandıramayasın, Emre Bey’le Bülent Bey’e rezil rüsva olasın. Cano Hanım da çoktan ikilemiş ola, sana yardım elini uzatmaya, elini vermeye kolunu kaptırmaya.

48. Ortalama “her on yılına düşen bir darbe” hesabın şaşa, e-darbeden sonra sıra Perihan Mağden Hanım’ın deyişiyle f-darbeye, o da olmazsa g-darbeye gele, hesabınla birlikte feleğin de şaşa. Absürdistan’da demokratlık taslamak neymiş, yedi sülalene göstereler Cumburliyetçi amcalar.

49. Başka doğacak yer bulamamışmış gibi tutup Absürdistan’da dünyaya teşrif buyurasın. Büyüyüp solcu olasın. Sonra da solun bütün tersanelerini zaptetmiş ulusalcı neonazilerin solcu olmadığını Afşar Bey’e anlatabilmek için göbeğin çatlaya. Arada da Knz Hanım malikanene uğrayıp beyinsel fonksiyonlarını dumura uğrata.

50. Ahmet Altan Bey veyahut Yıldırım Türker Bey olasın, Bülent Bey ve/veya Muzmin Bey de kelle avcın ola; seni alnından değilse bile Aşil Bey kibin topuğundan vura.

Hadi bakalım, yarım dalya.

13.05.2007 - 21:19 Yazan: metin | BİR DEMET YASEMEN | | 44 Yorum

Le makale sur kolit, kabız ve dîger hazım zorlukları

Beddua sezonu gelip çattı hanııım!

37. Tez vakitte seçim yapıla, MHP-BBP-CHP koalisyonu kurula. Milliyetçilik damarı kabaran dostlarım dünyanın kaç bucak olduğunu ve de şirin beldem Absürdistan’ımın nasıl bir cehenneme dönüştüğünü göreler, pişman nadim olalar. Ayrıcana ayyıldızlı kazanın başında halâ kadrolu zebani olmadığını hayretle farkedeler.

38. Kyoto protokolüne karşı gahramanca direnen Iraq Gazisi Busht Bey’in Teksas’taki sığır çiftliğini sel basa, sel suları Busht Bey’e kovboy çizmesini kaybettire ve naçiz bedenini de cehennemin dibine sürükleye. (Tikkat: Bu cehennemin bir üst maddede bahsi geçen cehennemle ilintisi araştırılacak ve müessese amirimize rapor edilecektir.)

39. Metlumes’ut Parlak Bey kibin parlak bi LÖK mahsulü rektör olasın. Sindirim sisteminin ince ve kalın barsak mıntıkasında Orhan Pambık ve Yaşar Kamil’den mütevellit hazım zorluğu çekesin. Darülfünununun tıp fakültesi endokrinoloci bölümünün profları kolit teşhisi koya, parlak reklamcımızın gızkardeşi kibin kıvrım kıvrım kıvranasın.

40. “Hepimiz Ermeniyiz, hepimiz Hrant Dink’iz” sloganı etrafında “höö?” deyu yaygara koparanların IQ ve EQ seviyelerine inesin. Böyle demekle Ermeni falan olunmayacağını, bunun -Celal Başlangıç Bey’in deyişiyle- “bir insanlık duruşu, ayağa kalkan bir vicdanın kendiyle yüzleşmesi ve Hrant’ın öldürülüşü gibi kalleş bir oyuna karşı haykırış” olduğunu anlayamayasın. İnsanlıktan çıkasın. Faşorasist olasın emme adın milliyetçi kala, kargalar güle. (Bak elin Alamanları da “Hepimiz Türküz” diye yürümüşler. Böylelikle bir itirazının daha IQ ve EQ seviyenin düşüklüğüyle alakalı olduğu meydana çıktı!)

41. Trabizon’da yaşayasın, on yıl boyunca seni işleyip duralar. Sonra da “Oy Trabizon Trabizon, nedir bu cinai helezon?” deyu şaşkın şaşkaloz sual soralar.

42. Film artizi olasın, Atatürk filminde başrolde oynarkene Durgut Çılgıntürk Emmi’nin hışmına uğrayasın. Şirin beldemde Durgut Çılgıntürk Emmi kibin beyaz milliyetçilerle Hayalî Güççük Bey kibin esmer milliyetçilerden başka bi de Kripton gezegeninden gelen demokratlar da yaşadığından, adı geçen emmimin de ufak çapta bitakım kirli operasyonlar yaptığı meydana çıkıversin. Sen yine de sevineme, çünküm madde 1) milliyetçilerimiz her zaman haklıdır ve de istisnai durumlarda birinci madde geçerlidir.

30.01.2007 - 19:16 Yazan: metin | BİR DEMET YASEMEN | | 16 Yorum

Bir ölçek Saffir-Simpson

Ne ilginçtir ki bilgisayarımdan yüzlerce dosya uçup gitti, fakat ne hikmetse bu yazıya bir şeycikler olmamış. Yazı güncelliğini yitirdi, lakin bugün başka şey yazacak halim yok, bununla yetininiz lütfen sevgili Rio de Janeiro’lu hemşehrilerim.

***

Hotantolu sevgideğer okurcuklarım, neredeyse beş hafta rüzgar gibi geçmiş (yok yok, Saffir-Simpson ölçeğine göre beşinci kategori Mitch kasırgası gibi) ve özüm bi dene dahi beddua savurmamış oraya buraya. Olmaaaz, delikanlıya yakışmaz. (Bakınız bi çırpıda yaşımı nasıl da budadım!)

Zaten son parti beddualarımdan biri (bkz: 21 nümerolu beddua) tepeme düşmüş, topuktan yedirmişim kendime; koruyun kendinizi hışmımdan! Korumasanız da farketmez ya, nasılsa dünya battı batacak; siz batmamışınız ne faide.

Hadi hayırlısı, ilk bedduam tuttu çoktan: Metin Bey dünyanızı batıramasa bile gözelcene kararttı! Ama bunu saymıyorum, müessesemizin ikramı olsun.

***

25. Şirin beldem Absürdistan’ımda yaşıyor olmaktan dolayı, Füsun Akatlı Hanım gibi son derece rafine, zeki, birikimli, sıkı bir entellektüel bile akıl tutulmasının kapsama alanından çıkamıyor. Sen de ömrübillah bu şirin beldede yaşayıp da akıl tutulmasına uğrayan sıkı entellektüellerden olasın, sevenlerin sana da böyle ah vah edeler.

26. Sen nutuk attıkça, irtica tiratlarıyla coştukça tribündeki ahali inadına inadına “mürteci”lere oy ata. Aklın karışa, aklın karıştıkça coşasın, nutuk atasın.

27. Şirin beldem Absürdistan’ımda paşa paşa gazetecilik yapasın. Dünyadan bihaber halinle, iki karışlık aklınla, insanlıktan, fikir namusundan, demokrasi terbiyesinden ari, karaktersiz kimliğinle cümle aleme rezil rüsva olasın. Kraldan çok kralcı olasın, her yeni kral seni incitmeden okşaya.

28. Ataman Bey’leşesin. Derdini anlatmaya üç kelime yete, siyahla beyaz dışında dünyanın bütün renkleri gözlerinden siline, gafanın içi kuş gibi hafifleye.

29. Üzerinde vandalların yaşadığı bir ülke olasın. Bir zamanlar cennetten bir köşe iken, göllerin, derelerin, sazlıkların kuruya; ak kuyruklu kartallarının, mezgeldeklerinin, bağırtlaklarının, telli turnalarının, hamsilerinin, kalkanlarının nesli tükene; denizlerin ve havan kirlene, ormanların hokus pokus ola, bitki türlerin buharlaşa, toprağın çölleşe.

30. Kimsenin gözünün kapalı olmadığı bir toplu fotoğrafa kaç çekimden sonra ulaşıldığını hesaplayan çalışmayla ödül alabilecek bir postmodern bilimsel gelişmişlik-ötesine ulaşamayasın; modern bile değil, premodern dönemde kalasın.

31. Geldim geliyorum diye bangır bangır bağıran, seni bir asır geri götürecek, kaynaklarının büyük bölümünü yokedecek, “bağımsız cumhuriyet” diye ger ger gerindiğin şeyi bile kalk gidelim yapacak full donanımlı depreme karşı köklü önlemler almak yerine şark vurdumduymazlığıyla devekuşuluk yapasın.

32. Dünya intelijensiyası (medeniyete fransız kalan Fransızlarla MacDonalds ve Coca Cola zıkkımlanan Amerikalılar hariç), burjuva liberal demokrasisinin bile gelinen aşamada yetersizliğini teslim ederken ve bu duruma incelikli çözümler üretmeye çabalarken, sen halâ ne deve ne kuş laikçiliğinle toplumunun değişim arzusunu ve gelişim çizgisini kavrayamayasın, anakronizma içinde küflenip paslanasın, içten içe çürüyesin, alay konusu olasın. Tependen, takacağın her sıfatı aşarak enginlere sığmayan Deniz Baykal Bey’lerle Suudi Arabistan turizm acentası sahibi The Sülü Bey’ler, gözünün önünden “Bugüne kadar hiçbir general veya amiralle oturduğum yerde konuşmadım; aradığım zaman ayakta ararım, onlardan telefon geldiğinde ayağa kalkarım” diyen Celal Şengör Bey’lerle, alçak değil çukur Ertuğrul Efendi’ler eksik olmaya.

33. Hükümet olasın emme iktidar olamayasın. Tükürdüğünü yalatalar. Kopenhag kriterlerinden yola çıkıp 301 adım geri gidesin, Perinçsizleşesin. Pozitivist irticanın enkazı altında kalasın, hastanelik olasın.

34. Üç otuz paraya beyaza boyanıveren Demirbank kibin olmadıysan böğrüne goç toslayan Yapı Gredi kibin olasın, leyleğinin yuvası bozula, vadaların çil yavrusu kibin dağıla. Selim Bey’in keskin diline düşesin, karizman cızıla. Metin Bey’in yazlığında afişe olasın.

35. Blogistan’da boy boylayacam soy soylayacam dirkene Muzmin Bey’le Bülent Bey’in çapraz ateşine tutulasın, nerden geldiğini bilemeyesin, far ışığına yakalanan tavşana dönesin.

36. Türk Telekom internet abonesi olasın, ikide birde kan beynine sıçraya, sinirden tırnaklarını kemirmekten tırnaksız kalasın. Meydan Larousse Büyük Lugat ve Ansiklopedi’den, İlhan Ayverdi Hanım’ın lugatinden, Ali Püsküllüoğlu Bey’in sözlüğünden, Ferit Devellioğlu Bey’le Hulki Aktunç Bey’in argo sözlüklerinden tek tek cımbızladığın güzelim küfürler kifayetsiz kala; başka dillerin sözlüklerini edinesin, satır satır ezberleyesin.

***

Hamiş: Kem söz sahibini bulurmuş derler. Beddua etmek iyi gelmedi bana. Yazıyı yazdıktan itibarenki üç gün içinde bakın neler oldu: İşyerindeki bilgisayarımdan bütün önemli bilgiler uçtu gitti. Sinüzitim ve reflüm azdı. Post-postmodern darbe olduğu halde kimsenin ruhu duymadı. Allah var, bunca felaketin arasında bir de güzel şey olmadı değil: Velet Hanım madalya koleksiyonuna bi dene daha madalya gattı. Tahmin edemeseniz şaşardım: Birincilik tabii kine! (Bu notu düştükten sonra da devam etti felaketler –biliyorsunuz, saymayayım artık.)

30.10.2006 - 15:58 Yazan: metin | BİR DEMET YASEMEN | | 3 Yorum

Dualarım sizinle benim birbirinden gıymatlı okurcuklarım!

Müessese amirimiz, beddualarına kaldığı yerden devam ediyor sevgili okurcuklarım, kıymetli Pencaplı hemşehrilerim. Hazır öfkesi burnundayken sanırsam tutacak gibi görünüyor bu “bad” dualar! Hayırlısı neyse o olsun diyelim, okuyup üstümüze alınalım.

***

13. Hıyarağası Erman Bey kibin olasın. Kodu mu oturtan Celalettin Bey’in elini öpmeye gidesin. Çıkışta yanlışlıkla linç edilesin, Celalettin Bey de senin ardından “Halkımız neylerse güzel eyler!” diye.

14. Şirin beldemiz Torbalı’nın CHP’li şirin belediye başkanı İsmali Bey kibin heykelin dikile. Başombudsman adayımız Fethi Bey’in diline dolanasın, rezil kepaze olasın. (Ne de olsa senin suratın kösele değil!)

15. Tam iki yıldır hasretle beklediğin, ipini çeke çeke kopardığın tatilin ilk gününde gök deline; ne gadder stratus, stratocumulus, altostratus, altocumulus, nimbostratus, cirrus, cirrostratus, cirrocumulus ve cumulonimbus bulut varsa tepene toplanıp dünyanı kararta; 21 pare top atışından beter inlete ortalığı.

16. Ayıları insan müsveddelerine karşı koruma ve kollama konulu bir kompozisyon kaleme alasın ve Afşar Bey’le 12 Eylül öncesine dönesin netekim.

17. Blogistanda blog açasın. Gece gündüz aklın fikrin blogunda inlerle cinlerin yapacağı sportif müsabakalarda ola. “İnler”in kimler olabileceğine dair spekülasyonlar üretmekten gözüne uyku girmeye, ertesi gün patronunun kâr maksimizasyonuna katkın eksilere düşe, patronun istihdam politikasına yeni bir yön vere.

18. Lübnan’a asker göndermek konusunda yukarı tükürmekle aşağı tükürmek arasında kalasın.

19. Kitap yazasın. Kitabın yayımlandığında blog ahaline o kitaptan yollamamak içün ne bahaneler uyduracağını düşünmekten beyninde çıbanlar çıka.

20. Bir anlık gaflete düşüp bir yorumunla Aslı Hanım’ı kızdırasın. Dünya özüne dar gele, başına yıkıla. (Büdütörün notu: Benim öyle bir gaflete düşmüşlüğüm yoktur. İtinaylan duyurulur.)

21. Knz Hanım’la polemiğe giresin. Nerden geldiğini bilemeyesin. Anlam dünyan yıkıla, İstanbul depremine maruz kalmış kadar olasın. (Büdütörün notu: Benim öyle bir gaflete düşmüşlüğüm yoktur. İtinaylan duyurulur.)

22. Kalemzede Bey/Hanım (?) ile yolların kesişe. Diline hakimiyet hususunda hasetten çatlayasın.

23. Muzmin Bey ile Kalemzede (büyük k için bin özür!)’nin kim olabilecekleri hususunda tahmin yürütmekten dolayı yemeden içmeden kesilesin, tüberküloz olup kan kusasın. Üsküdar’a iner iken mendilini bulalar.

24. Malum Muhalif Bey’in kimliği hakkında Schroedinger Bey‘in Kedisi kuramına başvurasın. Kafayı yiyesin. Alev Alatlı Hanım’ın işaret parmağına değil, gösterdiği yere bakasın; birşeycikler bulamayasın. Öfkeni Selim Bey’den çıkarasın.

03.09.2006 - 20:18 Yazan: metin | BİR DEMET YASEMEN | | 23 Yorum

BİR DEMET YASEMEN (PARDON, BEDDUA)

İlkokul matematik bilgime göre, “deste” onluk, “düzine” onikilik demektir. Bi de 12×12’lik vardı, ona ne deniyordu Veysel Bey? Neyse, fena[lık] günlerimde bir demet -bu bazen deste, bazen de düzine olabilir, olmayabilir de- beddua savuracam bundan kelli. Artık kimin başına isabet ederse…

01. Schroedinger’in kedisi gibi olasın. Alev Alatlı Hanım sana önce karabasan, sonra akbasan gördüre.
02. Kaybettiğin değerli eşyanı Mustaa Bey’in gayya kuyusunda arayasın. Hafakanlar basa.
03. Yolda yürürkene Lazkopat Bey’e rastgelesin. Bütün sorunlarını Kürt sorunu gibi bi çırpıda çöze.
04. Hakkında Yalçın Küçük Bey kitap yaza. Büyükannen Sabetayist çıka. Kurt kapa.
05. Muzmin Anonim Bey, bloguna takıla. Mantık, felsefe, linguistik, epistemolojik, ontolojik, etik, historik, alafortonfunik bütün yanlışlarını bir bir suratına çarpa. Nerden geldiğini bilemeyesin -o değil, sen tabii!
06. Kendine bi Halid Usta bulasın. Sana blog aça. Başın derde gire, bunam bunam bunalasın.
07. Fethi Bey’in bilgi yarışmasına katılasın. Milli gofret kazanasın. Kargodan alıp yanlışlıkla eve götüresin. Bu gaflet ve dalaletin sana pahalıya malola. Evde 11 yaşındaki Balkan şampiyonu kızınla gofret kavgası çıka. Küsesin kaderine, oturasın. Kraliçe Marie’yi usuna getiresin.
08.
Kedi köpek tavşan besleyesin, onlarla dost olasın. Asla maile tatile çıkamayasın. Biriniz nöbete kala, İstanbul ıscağı ve neminde mahsur ola, bunala. Hayvan Düşmanları Derneği’ni kura.
09. Suat Bey’in Kartezyen kuyusuna düşesin. Boğulmayasın, beter olasın.
10. Küçük yaşta sosyalist olasın. Afşar Bey’den küfür yiyesin. Transformasyonun seni kurtaramaya.
11. Veysel Bey’le blogistanın muhtelif yörelerinde halk oyunu oynayasın. İki paralık aklını da yitiresin.
12. Bilmece üretesin. Fatih Bey çöze. Oluşacak bütçe açığı mikroekonominin dengelerini boza. Enflasyon, o da olmazsa resesyon ola. Karından boşanasın.

17.06.2006 - 15:09 Yazan: metin | BİR DEMET YASEMEN | | 30 Yorum