jazzetta

“renk renk düşünceler kaldı söylenmedik” (hayyam)

Knz Hanım’ın mı var derdin var…

İki yıldan beri yaprak kımıldatmamışız (bkz: şurası). Yazık. Bu arada neler olmadı ki… Kabile dağıldı, Velet Hanım spor kariyerini fişten çekti, menim gönlüm yaşlandı, Türkiye duvarı matkaplana matkaplana delikdeşik oldu, sabahları merdivenli yoldan yürümez oldum, atı [ç]alan Üsküdar’ı geçti, yemek soğudu, Dedem Korkut Bey boy boyladı soy soyladı…

Neyse, ömür biter iş bitmez deyip işimize bakalım biz:

000164. Eşşek cennetini boylamadan önce ne yapıp edilecek, mezzosoprano Elina Garanca Hanım‘ın sahnesinde bir dinleyici koltuğu kapılacak. Bu vesileyle, o dupduru, o bir bardak su gibi içilesi sesiyle, o zarafeti, o soylu güzelliği, alkışsevmezliğiyle müziği gökselleştiren yıldız, muhteşem sopranomuz Zehra Yıldız akla düşecek, derin derin ve yaslı yaslı iç çekilecek.

000165. Önce Eugène Ionesco (Eugen Ionescu) amcamızın “Gergedan”ı, sonra da sindirim sorunu çekmemek için Thomas Mann dayımızın “Büyülü Dağ”ı tekrar hatmedilecek. İyi ki sanat diye bişi var denip denip durulacak, insandan tamamiyle umut kesilmeyecek.

000166. Madem ki Caz Festivali’ne de gidilemiyor, o halde festival ayağa (kulağa) getirilecek. Yanisi şu ki, Herbie Hancock, Al Jarreau, Marcus Miller, Yasmin Levy, Dianna Reeves gibi abi ve ablaların himmetiyle huşu bulunacak, musiki diye buna denecek ve obur ruh haline gelinecek. “Mio Mehmet (Nazım‘ın Memet’i bu), Forse Il Destino M’impedira Di Rivederti” türküsü şimdiden merak edilecek, hatta meraktan çatlanacak.

000167. Jazzetta Duygu ve Fikir İstihsal Kooperatifi İcra Heyeti Reisi ve Sade Suya Tirit Aşçısı sıfatlarını haiz beyimizin ahlanıp vahlanmalarına Cano Hanım‘ın biryerlerde kıs kıs güldüğü hissedilecek, bu hissikablelvukuun kelebek etkisiyle Cano Hanım’ı yerinden milim gıpırdatıp gıpırdatmayacağı merakla beklenecek, “keneden korkmayan” yiğitlerin bu yıl boş bıraktığı Tekir yaylasına çıkılıp tarot açılacak, Köktengri’mize el açılacak.

000168. Ya da vaktiyle yürüttüğümüz, semi-akademik mi dömi-akademik mi desek ne desek, işte o muhteşemötesi etüdümüze kaldığımız yerden devam edilecek ve Cano Hanım’ın bu ikileyişinin de ikilemeler listemize katılıp katılamayacağı üzerinde fikir teatisinde bulunulacak.

000169. Hem eli hafif, hem kulağımızın arkasını okşamayacak, hem coğrafi mevkii itibariyle münasip, hem de muayenehanesi son teknolociyle mücehhez bir diş hekimi aranıp taranacak. Bulunduğu takdirde nadide doktor koleksiyonumuza katılacak. Bu arada “kadından diş hekimi olup olamayacağı” hususunda lise münazarası açılacak. Kazanan takıma diş kirası verilecek. Gece derin uykudaykene yastıklarının altına biner lot İş C sıkıştırılacak. (Son darbe taksidinden sonra eldeki İş C’lerin hiçbir kıymet-i harbiyesi kalmadığından bu böyle. Yoksam Reşat -pardon, Cumhuriyet- altını daha münasip düşerdi helbet.)

000170. Jean Rhys külliyatımızın eksiklerini tamamlama harekatına girişilecek ve hasretinden yanan gönlümüzün Kadıköy’üne inilerek “Dalda Duran Kuşlar”la ilgilenilecek. İyi yazarların ölümsüzlüğü bir kez daha teyit edilmiş olunacak.

000171. Kadıköy çarşısına inmişkene, “işkencecisinin diliyle işkencecisini kepaze eden” Jean Genet abimizin “Açık Düşman”ı da heybemize atılıverecek. Heybede yer kalırsa, fantastik edebiyatı küçümseyen gafillere sıkı bir ders verdiğini görerek şöyle “oh be!” diye bizi höykürteceğini peşin peşin tahmin ettiğimiz Daniel Bourdon abimizin “Sıradan Bir Ölümlü”sünü de gapıverecez. Ha bi de önceden sanat galerisi yönetici sonradan bahçıvan Gülnar Önay ablamızın “Bahçem ve Ben”iyle “Dünya Isınıyor Bahçem Değişiyor”unu almayı ihmal etmeyeceğiz. Eve dönünce, cebimizin ve cepkenimizin deliğini böyle gönüllü gönüllü büyütmenin ıstırabıyla efkar basacak, balkonda ışıkları yakmadan oturup göğe bakacağız ve göğe bakmak deyince de rahmetli Turgut Uyar abimizle Kayıp Derviş kardeşimizin kulakları çınlayacak.

000172. Unutkanlığımıza hayıflanılıp gelecek haftasonu tekrar Kadıköy’e inilecek, kitapçılar tavaf edilerek (ve de bir önceki haftasonu heybeye atılması unutulan İrvin Yalom abimizin “Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek”ine gençlik dönemlerimizden kalma o yeni kitap almanın dayanılmaz heyecanıyla mangır sayılarak) yorgun düşende, fi tarihinden beridir Çiya’ya oturmaklığımızın mümkün olamadığından hareketle kursağımıza, gönlümüze, dimağımıza bayram ettirilecek. Bilhassa Bülent Bey içün, çıkmaz ayın sondan bir evvelki çarşambasında, Çiya hakkında Jazzetta’mıza makale döşenecek.

000173. Taraf gazetemizin bugünkü nüshasında Moskova eşrafından Hakan Aksay kardeşimizin köşeyazısını okur okumaz karnımıza saplanan sancının tesiriyle, bir sahil kasabasında pansiyonculuk kariyerimize başlamanın hayalleri kurulacak, bu vesileyle uzuuuun zamandır hayal bile kuramadığımız kafamıza dank edince içimiz bir tuhaf olacak, tarifi güç bir hüzün dalgasında boğulmaktan son anda kurtulunarak sahile çıkılacak.

000174. Hayal kurmakla iktifa edilmeyerek olabilite raporu hazırlanacak, zemin etütleri yaptırılacak, arazi tiz vakitte ağaçlandırılacak, internet sitesi açılacak ve şimdiden ecnebi müşteri teminine gayret edilecek. Böylelikle ücretli kölelikten kurtulmanın zevki ve ferahfeza bir yazı odasına çekilmenin hazzı, Mevlana Bey tarafından katlettirildiği rivayet olunan Hoca Nasreddin Bey‘in “peşin parayı görünce…” fıkrası refakatinde işbu yazımızın işbu satırında devreye girecek.

000175. (168. maddenin devamıdır aslında) Obli Bey‘in elinde rehine durumundaki kadim dostumuz Muzmin Bey‘in ruhunu çağırma seansları tertiplenecek, bunun için “Orta Bir Türkçe Dilbilkisi” köşeciğimizin diriltilmesi porocesi yürürlüğe sokulacak. Bu amaçla Porof. Zihni Sinir Bey‘e müracaat edilecek.

000176. Bir varmış pir varmış, atsan atılmaz satsan satılmaz bir Knz Hanım varmış, bu hanım blogistanda öyle bir manasızlık terörü estirmiş ki cümle alemi canından bezdirmiş. Mesela Jazzetta’yı o güne kadar ne doktorlar ne müyendizler istemiş de babası ı’ıh demişken bu Knz Hanım hanenin kapısına dayanıp da Down sendromundan mustarip oğlu namına tasalluta girişince Jazzettacı beyin aklı başına gelmiş; Jazzettacığını o müyendizlere, doktorlara virmediği içün dizlerini dövmüş. Yaw bu tümceyle üzümümüz üzüme baka baka karardığını ispat etti valla şuracıkta. Ben kimim, burası neresi? Haa, hatırladım, yapılacak işler listesinin 176. maddesindeyim. Evet, Knz Hanım’a, malikanemizde bundan böyle sanatını icra etmekten kendisini tereyağdan kıl çekercesine vazcaydıracak bir vahiy inmesi için yüce mevlaya gece gündüz yakarılacak. Camide, kilisede, havrada, budist tapınağında, zigguratta, artık nerede boş yer bulunursa…

Bugünlük bu kadar yeter. Şimdi gidip balkondaki çiçekleri sulayayım. Konstantin Bey‘in Florida lotosunun analizini yapayım. Sonra da internetten Seyşel adalarında bir emlakçı arayayım.

28.06.2008 - 20:04 - Yazan: metin | LONGA E BREVIS | | 71 Yorumlar

71 Yorumlar »

  1. Metin bey,

    000168. Ya da vaktiyle yürüttüğümüz, semi-akademik mi dömi-akademik mi desek ne desek, işte o muhteşemötesi etüdümüze kaldığımız yerden devam edilecek ve[..]

    Yukarida ‘yerden’ kelimesinde verilen likte hata var.

    http://jazzetta.wordpress.com/2006/12/25/hece-hece-truk-ce-3/

    olmaliydi.

    Yorum yazan: Obli Vious | 28.06.2008 - 23:50

  2. Teşekkür ederim Obli Bey. Düzelttim şimdi. Sıra, fiiliyatta artık!

    Yorum yazan: metin | 29.06.2008 - 09:52

  3. sevgili metin beyciğim,

    Ben hayatımda kimseye rahatsızlık vermem. sözüm doğrudur.
    savaşçı ruhunu severim.

    keşke size selam verip çeşme başına su içme mollasına gitmiş olsaydım,..
    ama savaşamadık bile..

    madem kelimeler hakkında konuşuyordunuz,

    birileri tek tip semboller ortaya koymuş, notalar oluşmuş,
    diyebilir miyiz,
    bir sürü yazı alfabe olduğuna göre…

    Belki günün birinde, ya bir umut diyip

    Yorum yazan: knz | 29.06.2008 - 22:30

  4. Selam,
    Irak’ta 1 milyon 200 bin insan öldü!
    Bunların isimleri, Ayşe, Fatma,Mustafa’ydı. AKP ile ters düşmemek adına, hiç bir cemaat, hiç bir tarikat yada aydın(!)sivillerimiz, sokaklara çıkıp haykırmadılar!
    O beğenmedikleri, gavur ingiltere’de, İspanya’da hatta İsrail’de bile, yüzbinler savaş karşıtı gösteri yaptı, biz sustuk. Sıcak çaylarımız ellerimizde, internet başında bloglarda yazılar yazıp bir de yarıştık, mangalda kül bırakmadık. Anayasa mahkemesi darbe yapınca, onları da kapattık. Sustuk yine!
    Kimse, din adına konuşmasın buralarda! Türban özgürlüğü lagalugası yapmasın! Hepsinin üzerine kusmak istiyorum.

    Yorum yazan: vişneli kek/konu dışı | 30.06.2008 - 10:16

  5. Knz Hanım,

    Size hitap etmeye korkuyorum valla. Üstüme kalıyor. Neyse…

    Bakın size karşı bir husumetim filan yok. Ama samimi söylüyorum sizi anlamak mümkün değil. Fikriyatınız nedir, belli değil. Derdiniz nedir, belli değil. Sizi okumak ve anlamaya çalışmak çin işkencesinden beter. Vakit çalıyorsunuz; hem kendi vaktinizi, hem de başkalarının vaktini. Allah aşkına, anlamlı ve yararlı işler yapın. Gezin tozun, hayatın tadını çıkarın. Ekran başında sürünmeyin. Ben mecbur ve mahkumum bu lanet olası ekranın başında tünemeye. Siz -sanırım- değilsiniz. Balkonda dodo kuşu besleyin, bahçeniz varsa timsah besleyin, ille de blogistan blogistan diye tutturacaksanız sessizce dolaşın buralarda, o arada bulgur pilavı yapın, yanına buzlu bir ayran koyun, yemekten sonra bi de cigara tüttürün, daha ne diyem men?!

    Ben Metin Bey’in elçisiyim. Biliyorsunuzdur, elçiye zeval olmaz.

    Yorum yazan: metin | 30.06.2008 - 10:23

  6. Metin bey,

    Knz hanimin sahsina yonelik burada ve baska yerlerde orneklerini gordugumuz cirkinliklere siz de katilmis gozukuyorsunuz. Ben de bazen hatta cogunlukla anlamiyorum Knz hanimin ne dedigini, ama nicin bu kadar tepki cektigini hic anlamiyorum. Tepki gosterilirken girilen haller ise, gorup de ses edilmeyecek haller degil. Ozellikle kadin olmasi uzerinden, muhayyel kocasi ile ilgili laflar edildigini filan da duydum/gordum ama sizin yazidaki daha nahos bir ima olmus. Bir kadina burada yorum yazmak yerine hayatina heyecan katmasini soylemek nasil bir tavirdir? Turkiye kadinlara bu laflarin edilebildigi ve bunu kimsenin farketmedigi bir yer haline mi geldi? (Bu kulturde, benzer sekilde ustune gittiginiz bir adama ayni lafi etmeye kalksaniz cevaben o heyecanlari aile fertlerinizle yasadigini soyleme ihtimali sizce yuzde kactir?)

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 30.06.2008 - 15:08

  7. Haklısınız Bülent Bey. Fazla ileri gitmişim. Hakim olamamışım sinirlerime. Sildim o cümleyi. Okuyanlardan özür dilerim.

    Yorum yazan: metin | 30.06.2008 - 15:33

  8. O zaman 6 ve 7yi de silin. Benim rizam var.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 30.06.2008 - 15:39

  9. 7′ye ek:

    Bu, bende ilk defa oluyor. Ama lütfen siz de elinizi vicdanınıza koyun. Eğer polemiği izlediyseniz en azından şunu göreceksiniz: Uzun süre hiçbir şekilde tepki vermedim. Tınmadı, hiç iplemedi. Aksine, damarıma damarıma dokunmaktan kaçınmadı. Mustafa Akyol’un bloğunda, Derin Düşünce’de, Düşünceler’de ve İzlenimler’de yaptığını burada da yapmaya kalkıştı. Ve sürekli tahrik etti. Yine de uzun süre sustum. Sonra son derece alttan alarak ricada bulundum yapmayın diye. Yine tınmadı. Lütfen benim de nihayetinde bir insan olduğumu unutmayın. Hiçbir zaman sansür taraftarı olmadığım için o tür yollara tevessül etmeyi aklımdan bile geçirmedim ve bunu da kendisine deklare ettim. İftirada bulunmaya yeltendi. Yine alttan aldım. Ve bu noktaya vardı iş.

    Herşeye rağmen o cümleyi sarfetmemeliydim. Bana yakışmadı.

    Umarım Knz Hanım sinirlerimle daha fazla oynamaz.

    Yorum yazan: metin | 30.06.2008 - 15:39

  10. 8 için:

    Yok yok, eşşekliğimi sansür etmeyeyim! İleride bakar bakar anırırım nostaljik nostaljik!

    Yorum yazan: metin | 30.06.2008 - 15:50

  11. Siz bilirsiniz. Eseklik tarafi da soyle: bu net bu memlekete zamaninda girebilseydi, agzinizdan “seyini seyettigimin sey oglu seyi, essegin belden gerisi, DIIT” cikip klavyenizin ‘bu denene katilmiyorum, su sebepten dolayi…’ yazdigi kasarlik seviyesine ulasacak kadar zaman gecirmis olacaktiniz.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 30.06.2008 - 15:55

  12. Valla n’apalım, bizim kuşak televizyonu 15′ini, bilgisayarı 30′unu, interneti ve cep telefonunu 40′ını geçtikten sonra gördü…

    Yorum yazan: metin | 30.06.2008 - 16:00

  13. Aah ah, asr-ı saadetinde olsaydık Jazzetta’nın, mesela 169. maddenin ilk cümleleri için yağmur gibi yorum yağardı…

    Yorum yazan: metin | 30.06.2008 - 16:02

  14. Metin bey,

    Valla n’apalım, bizim kuşak televizyonu 15′ini, bilgisayarı 30′unu, interneti ve cep telefonunu 40′ını geçtikten sonra gördü…

    Aklimda olsun; lazim olabilir: Cep telefonunda baskasina ana avrat kufetmek icin bu iyi bir mazeret sayilabiliyor anlasilan.

    Halbuki, baska yer ve zamanda olsaydik, hangi cihaz ile ne zaman tanistigimiz degil de, ne ile mucehhez oldugumuz onemli olabilirdi.

    Yorum yazan: Obli Vious | 30.06.2008 - 17:18

  15. Vurun abalıya!

    Yorum yazan: metin | 30.06.2008 - 17:19

  16. 15′e ek:

    Neyi neyle eşleştirdiniz Obli Bey? “Suçla orantılı ceza” prensibini niye devredışı bıraktınız? Eşşeklik yaptığını kabul edip hatasını tamir etmeye çalışmak ve kabahatini de apar topar halının altına süpürmemek hiç mi değer taşımaz?

    Yorum yazan: metin | 30.06.2008 - 17:57

  17. Metin bey,

    Oyle degil.

    Birincisi, kisinin kendisi ne kadar kabul ettigini soylese de, bazi kisilere essekligi yakistiramiyorum. [Sozum yabana, bazilarina da fevkalade iyi yakisiyor ama o apayri bir konudur.]

    Abaliya vurmaga gelince..

    Resme yeterince uzaktan ve kafi derecede sogukkanli bakacak olursak, bu baglamda ‘abaliya vurmak’ fiilinin Knz hanima karsi/yonelik yapildigini eminim siz de kabul edersiniz.

    Cunku, malum, ‘abaliya vurmak’ deyimi, mecazi anlamda ‘the odd one out’ (digerlerinden farkli) olana vurmak anlamina gelir. Bir cesit mob (guruh) davranisina da atifta bulunur.

    Sizin ismini saydiginiz bloglari aynen aliyorum:

    – Mustafa Akyol
    – Derin Düşünce
    – Düşünceler
    – İzlenimler

    Bu bloglarin herbirinin apayri karakteri oldugunu soyleMEmek yanlis olur tabii ki (yani, soylememis olursam, yanlis olmasa bile, sahipleri, mudavimleri alinir), fakat onemli ortak noktalari da vardir: Ozgurlukculugu bencillik sanan, esitlikciligi (yerli ya da yabanci; sanal ya da gercek) darphanelerin kontrolunde algilayan, kendine liberal (ya da musluman mi demeliydim) taife..

    Bu bloglari bir olcu imis gibi almak da size bence yakismiyor.

    Evet, Knz hanim, uzun yazdigi zaman dahi cok kisa yaziyor. Kisa ve kesik kesik cumleler; hic beklenmedik analojiler vb vs.. Takibi kolay olmuyor.

    Tamam, ama, kimseye (acikca) hakaret etmiyor.

    [Hay Tengri.. Ise bakiniz.. Liberallere liberallik akaidini hatirlatmakla ugrasiyorum :) ]

    Yorum yazan: Obli Vious | 30.06.2008 - 20:09

  18. http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=vurun+abaliya

    Yorum yazan: Obli Vious | 30.06.2008 - 20:12

  19. 9 baştan aşağı çarpıtmadır.
    eğer neden çarpıtma olduğunu merak eden olursa yazarım.

    izlenimlerde bir sorunum olmadığını daha önce yazmıştım, insanlar hala yanıltılıyor. fakat bu fethi beyin kişiliğinden gelen bir özellik olmalı. iklime etki etmiyor korkarım.

    Yorum yazan: knz | 30.06.2008 - 23:01

  20. Metin bey,

    Şu dört senelik macerada anlam veremediğim şey, sırf uzun ve anlamsız yazdığı yargısına dayanarak Knz için yürütülen tuhaf aşağılama kampanyası oldu. Derin düşünce vs. yerlerde kendisine uygulanan yasaklama türü şeyleri de hala anlamış değilim. Ben olsam o mantıkla Knz hanıma gelene kadar elli tane adamın yorumunu yasaklardım. İlginç olan, çok sert yazılarıma rağmen, son 2-3 ayda Knz ile bayağı anlaşmaya da başlamıştık.

    Aslında aynı şeyi zamanında Müzmin Anonim için de söyleyebiliriz, o da bir sürü haksız hakarete maruz kalmadı mı izlenimlerde, burada? Knz’ye göre avantajı hak edene gereken üslupla cevap vermeyi bilmek (yahut bunu yapabilmek) olmasına rağmen, en azından benim sorumlu olduğum bir mekanda kendilerine karşı sürdürülen kampanyadan hiç de hoşnut olmadığımı, her iki aykırı isim için, ara sıra alenen ilan etmek zorunda kaldığımı hatırlıyorum.

    Yazınız vesilesiyle bir kere daha söylemiş olayım.

    Yorum yazan: FST | 30.06.2008 - 23:05

  21. Bu arada, Obli beyin yorumunda izlenimleri de içine alan “Ozgurlukculugu bencillik sanan, esitlikciligi (yerli ya da yabanci; sanal ya da gercek) darphanelerin kontrolunde algilayan, kendine liberal (ya da musluman mi demeliydim) taife..” tanımıyla herhangi bir ilişkim bulunmamaktadır, bunları ne öyle sanıyor ne de algılıyorum. Kendine müslüman, liberal de herhalde en son benim için söylenebilecek bir söz olsa gerek.

    Yorum yazan: FST | 30.06.2008 - 23:12

  22. Obli Bey,

    Tamam, ama, kimseye (acikca) hakaret etmiyor.
    Beni adamdan saymadiginiz icin mi bu cumle yoksa harbiden sahit mi olmadiniz bana ettigi hakaretlere?

    Yorum yazan: fatih demir | 01.07.2008 - 03:44

  23. Fatih bey,

    Ben bir hakaret hatirlamiyorum.

    Bunun sebepleri arasinda sizi adamdan sayMAmak sozkonusu bile degil. Sahit olmamis olmaliyim; ya da hakaret addetmemis olmaliyim.

    Yorum yazan: Obli Vious | 01.07.2008 - 03:56

  24. Obli Bey,
    Kendisi gelip aciklar zaten. “O zaman su yuzden su zaman bu yuzden dediydim” diyerek.

    Vesselam onemli degil. Dedikoduculuk yalan-yanlis bilgilerle icinde kelimevari hakaretler tasimasa dahi yapisi ile en buyuk hakarettir kanaatimce.

    Istenmedigi kendisine son derece kibar bir dille ifade edildigi halde kalmakta direten insana ise her turlu sey mustehaktir. Ben sansure ugradim yalanlarini diger bloglara tasidiginda ordaydim ve sahittim. Ki spam gibi basit bir mesele idi. Sonra harbiden sansurlenince umrumda olmadi cunku yalanci cobanlar kurtlar tarafindan yenmeyi hakeden insanlardir.

    Vesselam KNZ okumak bir gram seker icin bir degil belki 50 cuval keciboynuzu cignemek gibi birsey bence. Yani luzumsuz ve gerek yok.

    Ayrica bana ettigi hakaretler de kendisini sevmememin bir numarali sebebidir. Aptalindan psikolojik bozukluklara kadar degisik yelpazedeki bu hakaretleri kendisinin karakteri hakkinda da bilgiler vermektedir. Ama dogruyu soylemek gerekirse benden baskalarina da (iftiralari saymaz isek) hakaret ettigine sahit oldugunu soylesem yalan olur. Nasil ediyorum da basiyorum su damarlara walla ben de bilmiyorum. Hayir tam olarak nasil yaptigimi bilsem devamli yapacagim da onun icin!

    Yorum yazan: Fatih Demir | 01.07.2008 - 08:02

  25. dinime küfreden bari müslüman olsa denir ya..

    oblibey fatih bey cennet adalarında franginin ilk kez
    batılardan geçtiğine dair verdiğim bilgi üzerine başlayan tartışmayı kast ediyor. ( 3. yılı)

    benim üslübüm belki size zayıf biri izlenimi verdi.
    naif biri.

    fatih bey abalı buldu mu çullanmayı seviyor olablir ( fikir bazında)

    halbuki o bilgi iyi bir kaynağa dayanıyordu.

    ben de abalı olmadığımı gösterdi.

    o sıralar ailemde çok ağır hastalık oldu, ve ben ece’nin sitesinde duygu sömürüsü yapmamak için bunu açıklmadım.
    kavganın tam ortasında çekiliyorum dedim.

    fatih bey iyi bir savaşçı olsa selam verir, o da çekilirdi ama o knz kaçtı diye arkamdan zil çalmaya başladı.
    ben de geri döndüm ve kendisine vurdum ( ona ağır laf ettim)
    bundan pişman değilim. ama üzgünüm.

    ben insanım ve insan hakkını korumalıyım.

    burada knz adı önemli değildir. abalı buldu mu saf tutanlar bilsinler ki, ben buna müsade edemem.
    keşke her toplukta bir bülent bey olsaydı, burada ağır kelimeleri o önlemiştir.

    obli vious sizinle frengi yayılması ile ilgili olayı bir sene sonra sizin sitede konuştuk.
    ne sizin içiniz de ne benim içimde bir kin yoktu.

    siz fatih bey hakkında güvence vermiştiniz.
    ama o olayları hazmedemiyor.

    çünkü izlenilerde de aynı durumda
    yine aynı şekilde benim hakaretime örnek olarak kendisini verdi.

    ben üstü kapalı yazıyorum ama açık yazmaya mecbur oluyorum.

    ben insanım.

    olay budur.

    Yorum yazan: knz | 01.07.2008 - 08:17

  26. “frengi” hakkında.
    kızıl derili ve yerli kültürlü ile ilgili.

    Yorum yazan: knz | 01.07.2008 - 08:18

  27. ece nin sitesinde duygu sömürüsü yapmamak için tartışmayı bırakıp neden gittiğimi açıklamamıştım..

    o kendine yakıştırıyor demek, tam 3 sene sonra, knz kaçtı diye zil çaldığını burada yine dile getirmeye…

    ben insana değer veririm ama ama abalı buldum diye zafer naraları atan adam ciğerim olsa olacak olay bu olur.

    ben abalı değilim. üzgünüm ama pişman değilim.

    Yorum yazan: knz | 01.07.2008 - 08:24

  28. Knz Hanımefendi,

    Obli Bey, Bülent Bey ve Fethi Bey’in konumlamasını yanlış değerlendirmemenizi tavsiye ederim, bu bir.

    “9 baştan aşağı çarpıtmadır.
    eğer neden çarpıtma olduğunu merak eden olursa yazarım.”

    Şirretleşme eğilimi görüyorum sizde tekrar. Tavsiye etmem, bu da iki.

    Burada asla ve asla sansür uygulamadım kimseye. Size bile. Ama istismar ediyorsunuz. Eğer iftira atmaya kalkarsanız burnunuzdan getiririm ona göre.

    Bıktırdınız be. İllallah yani.

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 09:39

  29. Fethi Bey,

    Neden bilmiyorum yorumlarınız Akismet Bey’in hışmına uğruyor sürekli…

    Söylediklerinizde haklı olabilirsiniz. Ama Knz Hanım’da tuhaf bir hal var. Bir nevi doğal afet gibi sanki, sel, yangın, hortum, lav, deprem gibi.

    Yalnız şunun altını önemle çizeyim ki, kendisi, marketingini yaptığı gibi masum değil. Gelgelelim, sizin gözünüzü bile boyayabildiğine göre marketing çalışması gayet başarılı, bunu teslim etmek gerek.

    Başa gelen çekilir mi demeli ne demeli bilmiyorum artık.

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 09:48

  30. Obli Bey,

    “Liberallere liberallik akaidini hatirlatmakla ugrasiyorum”

    Knz Hanım meselesindeki durumumun liberallik dersi almayla falan uzaktan yakından alakası yoktur Obli Bey. Özgürlük kavramıyla serbestlik kavramının birbirinden çok farklı olduğunu size hatırlatmak beni utandırır.

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 09:49

  31. Umuma yönelik:

    Knz Hanım’la ilgili tutumuma ayaküstü eleştiri getirilmeden önce, keşke 13854 yorumun içinde kaçı Knz Hanım’a ait, bunlardan kaçına tarafımdan cevap verilmiş, bunun kaçta kaçında olumsuz lakırdı edilmiş, ne ölçüde edilmiş, ne denmiş ne denmemiş, nasıl denmiş nasıl denmemiş bir istatistiği çıkarılabilse…

    Ama bunlara ne lüzum var? Şu son 15 günlük macera yeterlidir anlamak için. Ve sizler bunu anlaşılmaz biçimde yanlış ve eksik değerlendirdiniz. Knz Hanım okuyup üfledi mi n’aptı bilmiyorum artık.

    Pes vallahi. İnanılmaz!

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 10:01

  32. 31′e ek:

    Ayrıca çok basit sorularım var:
    - Blog yazmak keyif için yapılan bir iş değil midir?
    - Bunu eziyete dönüştürmenin bir manası var mıdır?
    - Blog yazarı mazoşizmle iştigal etmek zorunda mıdır?
    - Blog yazarı, kendisini taciz edene müsamaha göstermek zorunda mıdır?
    - Blog yorumcusunun blog yazarını taciz etmesi bir özgürlük meselesi midir?
    - Herşeye rağmen bir blog yazarı böyle bir yorumcuya kapısını kapatmıyorsa yorumcu o blogcunun tepesine çıkmak (siz “çıkmak” fiilini münasip fiille değiştiriniz) zorunda mıdır?

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 10:15

  33. Bu yazımda üzerinde sohbet edilebilecek tam 20 konu varken ne yazık ki 21. konu üzerinde takıldık kaldık…

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 10:18

  34. Obli bey, Fethi bey,

    Fethi bey demis ki:

    Bu arada, Obli beyin yorumunda izlenimleri de içine alan “Ozgurlukculugu bencillik sanan, esitlikciligi (yerli ya da yabanci; sanal ya da gercek) darphanelerin kontrolunde algilayan, kendine liberal (ya da musluman mi demeliydim) taife..” tanımıyla herhangi bir ilişkim bulunmamaktadır, bunları ne öyle sanıyor ne de algılıyorum. Kendine müslüman, liberal de herhalde en son benim için söylenebilecek bir söz olsa gerek.

    Ben Fethi beyi taniyorum biraz. Birden fazla defa yuz yuze sohbet etmisligim vardir. Uc dort sene de hem blogunda yazdiklarini, hem diger baktigim yerlerde zaman zaman yaptigi yorumlari biliyorum. Obli beyin yukarki tarifine uyan tarafini gormedim. Sadece o da degil, konusulan konularda bircok acidan benzer sekilde dusundugumuz icin Fethi beye yakistirilan nicin bana yakistirilmaz onu da anlamis degilim. Bunun belli oluyor olmasi lazim. Fethi beyin orasi bir sene daha filan acik kalsaydi bunu cozerdik bence, son yorumlasmalarin birinde cozmeye yaklasmistik.

    (O listede Suat beyin yeri de var, artik iyice sahsilesen bir tatsizliga bulasmak gibi bir arzum yok ama onun icin de bu ifadeler yersiz olmus bence. Diger iki site ayni ligde degiller hatta ayni oyunu dahi oynamiyorlar bence, bakip gorebildigim kadariyla.)

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 01.07.2008 - 11:22

  35. Metin bey,

    Obli Bey, Bülent Bey ve Fethi Bey’in konumlamasını yanlış değerlendirmemenizi tavsiye ederim, bu bir.

    Ben ‘cogunlukla dediklerini pek anlamiyorum, niye ona boyle yapiliyor onu da anlamiyorum’ disinda bir konumlanma belirtmis degilim. Kandisiyle konusunca anladigim da oluyor tabii. Burada dedigim de o kadardir, sizin de fazlasini bildiginizi tahmin etmiyorum.

    - Blog yazmak keyif için yapılan bir iş değil midir?

    Evet.

    - Bunu eziyete dönüştürmenin bir manası var mıdır?

    Hayir ama bu kontrol edebileceginiz bir sey.

    - Blog yazarı mazoşizmle iştigal etmek zorunda mıdır?

    Degildir ama umuma acik ortam bunu davet edebiliyor.

    - Blog yazarı, kendisini taciz edene müsamaha göstermek zorunda mıdır?

    Hayir, kimseyi konusturmak zorunda degilsiniz. Musade etmiyorum, keyfim istemiyor dersiniz olur biter. Bu konuda sebep gostermek filan zorunda dahi degilsiniz bence. Sebep gosterenler eger cok dikkatli degillerse zaten baska problem yaratiyorlar.

    Bu cevrede laklak blog formatinda oluyor nedense. Yani bloglar forumlasti. Bunun boyle olmasi sart degildi, nicin boyle oldugu da ilginc bence.

    - Blog yorumcusunun blog yazarını taciz etmesi bir özgürlük meselesi midir?

    Evet, elbette. Nicin ozgurluk sadece ‘iyi’ veya hosa giden seylere yarar diye dusunuyorsunuz? Yok degilse, aklinizdaki neydi?

    - Herşeye rağmen bir blog yazarı böyle bir yorumcuya kapısını kapatmıyorsa yorumcu o blogcunun tepesine çıkmak (siz “çıkmak” fiilini münasip fiille değiştiriniz) zorunda mıdır?

    Degildir, ama ortami acik tuttugunuzda yorumcunuz size duz anlamiyla bir sey borclu da olmuyor. Acik ve sahipsiz bir yerde olacak olandan farkli degil bu olanlar. Sizin alginiz evinizde birseyler oluyor gibi olabilir ama o yorumcu icin gecerli degil o kadar.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 01.07.2008 - 11:42

  36. Derin Düşünce grubundaki yetkili arkadaş ile Suat Bey adına ben konuşamam. Gerekli görürlerse kendi cevaplarını verirler sanıyorum.

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 12:15

  37. Bülent Bey,

    - Blog yorumcusunun blog yazarını taciz etmesi bir özgürlük meselesi midir?

    “Evet, elbette. Nicin ozgurluk sadece ‘iyi’ veya hosa giden seylere yarar diye dusunuyorsunuz? Yok degilse, aklinizdaki neydi?”

    Hayır hayır. Siz “taciz”i başka şeyle karıştırıyorsunuz. Benim tacizden kastım sizin kastettiğinizi tahmin ettiğim şeyler değil. Bildiğimiz anlamda, düpedüz taciz.

    - Herşeye rağmen bir blog yazarı böyle bir yorumcuya kapısını kapatmıyorsa yorumcu o blogcunun tepesine çıkmak (siz “çıkmak” fiilini münasip fiille değiştiriniz) zorunda mıdır?

    “Degildir, ama ortami acik tuttugunuzda yorumcunuz size duz anlamiyla bir sey borclu da olmuyor. Acik ve sahipsiz bir yerde olacak olandan farkli degil bu olanlar. Sizin alginiz evinizde birseyler oluyor gibi olabilir ama o yorumcu icin gecerli degil o kadar.”

    Ortamı açık tutmam, önüne gelenin beni taciz etmesini gerektirmez. Centilmenlik ederek kendisini kapı dışarı etmiyorsam, tepeme s**ması gerekmez hanımefendinin.

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 12:19

  38. Metin bey,

    Hayır hayır. Siz “taciz”i başka şeyle karıştırıyorsunuz. Benim tacizden kastım sizin kastettiğinizi tahmin ettiğim şeyler değil. Bildiğimiz anlamda, düpedüz taciz.

    Anlamadim ki? Gordugum seylerse (hepsini okumuyorum) Obli beye yapilan ‘darbecileri destekler’ imalari, yukarida Fethi beye soylenen, benim ara sira ‘yahu demedim ben bunu’ dememe yol acan seyler filan da taciz.

    - Herşeye rağmen bir blog yazarı böyle bir yorumcuya kapısını kapatmıyorsa yorumcu o blogcunun tepesine çıkmak (siz “çıkmak” fiilini münasip fiille değiştiriniz) zorunda mıdır?

    Degildir elbette. Rahatsizsaniz niye buraya konan icerigi eleme imkanlarinizi kullanmiyorsunuz anlamis degilim. Acik bir ortama girip yazi asmak yerine blog kullanmanin avantajlarindan biri de o zannediyordum (tam anlamis degilim nicin bloglar bu kadar tuttu ve forumlasti diye, belki sebep odur diye dusunuyorum).

    Ortamı açık tutmam, önüne gelenin beni taciz etmesini gerektirmez. Centilmenlik ederek kendisini kapı dışarı etmiyorsam, tepeme s**ması gerekmez hanımefendinin.

    Gerekmez tabii ama oyle hissediyorsaniz mekan da keyif de sizin. Bu icerige ellemek istememe hali, bu sefer sahibi oldugunuz bir yerde yorumcunuza kizip onu basliga tasimaniza yol aciyor. O da eldeki imkanin kullanimi ve asimetrik oldugundan ipin ucunu kacirma ve pisman olma ihtimaliniz daha fazla. Degil mi?

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 01.07.2008 - 13:25

  39. Bu konu yeterince uzadı. İki ihtimal var:

    1. Ya Knz Hanım benden ırak olacak, yorumlarında bana bulaşmayacak. (Başkalarına bulaştığında ne cevaplar alacağı benim umrumda değil.)

    2. Ya da buradan gidecek. (Beni buna mecbur bırakmamasını isterim.)

    Benden günah gitti. Söylemesi benden, gereğini yapıp yapmaması ondan.
    Bir daha da bu konuda -bana dokunulmadıkça- ağzımı açmayacağım.

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 13:35

  40. hayır efendim. iki ihtimal yok.

    hayır efendim, bu olay çıktığı anda siz benim yazdıklarımın öznesi değildiniz.

    peki şu anda neden özenesi olasınız ki ?

    ben sadece bir gazete yorumu üzerine, kürt siyaseti talabaniden emir alınca mı demokrasi gelecek diye sormadım mı ?

    bu soru doğrudan bir sorudur.
    ne anaolojidir, ne şahsi dir, hiçbiri değildir.

    siz benim sorum üzerine, soruya aldırmadan benim saçmalığım üzerine olayı şahileştirdiniz. nesei saçma ve ilişkisiz bir soru bu ?

    yine de buna hakkınız var mı ? evet.

    ama benim de tepkimin hakkı vardır. okkalı da yazarım. zokkalı da yazarım. bunu benim sorumu şahsileştirmeden düşünseydiniz o zaman.

    ben abalı değilim diye yazdım. bilin.

    şimdi bütün bu yapılanlar, 40 kuruşlık ve 30 bin tirajın altındaki gazetenin kaynağını sorduğum içindir.

    halbuki sorudur. orda gelen cevabı ergenokon medyası cevabını da ben anlamadım hala.

    ben size şahsi ne yazmışım ki ?

    siz bana ne hakla diyorsunuz ki saçmalıyorsunuz.

    en ufak bir karşı çıkışta, elinden oyuncağı alınmış gibi
    yok atarım, yok keserim diyen,

    turnusaol kağıdı oluyorsam da bunu ben istemedim.

    2- anlaşılmayan yazılar hakkkında birkaç söz söyleyeceğim.

    mesela bu ilmekteki 3. yazı değil mi ?

    madem kelimeler hakkında konuşuyordunuz,

    birileri tek tip semboller ortaya koymuş, notalar oluşmuş,
    diyebilir miyiz,
    bir sürü yazı alfabe olduğuna göre…

    Belki günün birinde, ya bir umut diyip

    bu oblivious ve metin beyin bu ilmekteki konuşması üzerine
    yazılmıştı.

    Bu yazı zaten anla-ma-yanlara yazılmamamıştı.

    o satırlar bir kırılganlığı anlamayanlara, son sözde bir umut dileği olarak yazılmıştı.

    ama anlamadığınız bir yazıya sizin cevap verdiğiniz yazı da yukarda.

    hani silmediniz ya, umut dileği yazıma olan kendi cevabınızı ?

    bir kez daha okuyun.

    bir yukardaki(39) sıkıyönetim bilgirgesi yazınız da dursun.
    hani çirkefleşme tehditiniz vardı,

    ve yeniden yazıyorum.

    ben izlenimlerden de ve fethi beyden razıydım.
    onun veda sayfasında içgüdüsel olarak, burası dünaynın ucundaki son fener diye yazmıştım. halbuki doğru dürüst bir fikir birliğim yoktur. korkarım son fenerdi..

    bülent bey, obli viousla yazacağım buradan başka bir yer olmadığı için çok üzgünüm. Çünkü düşünmeme sorgulamaya neden olan bir güven oluşturmuşlardı..

    ancak, benim iznim sayesinde burada saçmalıyorsun diyebilen bir nezaketsizliğe karşı despotluk olur bu diye cevap vermemi yadırgamayın.

    vişnelikek sana da merhaba.
    ben de olsaydım sizin gibi davranırdım, ve davranmışımdır..

    Yorum yazan: knz | 01.07.2008 - 14:27

  41. Knz Hanım,

    Canınız ne istiyorsa yapın. Nasılsa Jazzetta sizin tükürük hokkanıza dönüştü. Aferin. Bravo. Bir de üstüne yıldızlı pekiyi. İsterseniz buranın anahtarını da size verip ben çekileyim.

    Yüzsüzlüğün bu kadarına pes diyorum başka da birşey demiyorum.

    Yeter artık. Yeterince sinirimi bozdunuz, fazlasıyla da vaktimi çaldınız. Sizinle muhatap olmayacağım artık. Zil takıp oynayın. Ziller de benden.

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 14:49

  42. “orda gelen cevabı ergenokon medyası cevabını da ben anlamadım hala.”

    Bunu cevabını da verdim. Ararsanız bulursunuz.

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 14:52

  43. “bülent bey, obli viousla yazacağım buradan başka bir yer olmadığı için çok üzgünüm.”

    Onlarsız yazamıyor musunuz? Kendi bloğunuzda dilediğinizce yazın işte, sizi tutan kim? Niye kendi bloğunuz dururken buralarda birileriyle papaz olup duruyorsunuz?

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 14:54

  44. orda gelen cevabı ergenokon medyası cevabını da ben anlamadım hala.”

    Bunu cevabını da verdim. Ararsanız bulursunuz.

    nerdedir ? o cevabı bu sabah vermediniz inşallah :)
    fakat hakketen öznesi olmayan bir sorudur.
    nası bir ergenekon medyası oluyor akşam gazetesi ?

    zorunlu not : beni burada gönüllü tursol kağıdı yapmayın.
    sizin ne önceki çirkefleşme tehdiniz, ne de 2 maddelik bilgirgeniz bumerang olmaktan öteye geçmez. Burası yazlık olmadıkça tabi.,

    Yorum yazan: knz | 01.07.2008 - 16:17

  45. Beni çıldırtmaya mı uğraşıyorsunuz? Siz nesiniz ya, nesiniz? Bela mısınız kuzum? Gidin başımdan ya, gidin başımdan bi. Sizinle uğraşmak is-te-mi-yo-rum.

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 16:21

  46. orda gelen cevabı ergenokon medyası cevabını da ben anlamadım hala.”

    Bunu cevabını da verdim. Ararsanız bulursunuz.

    Allam sakin olun . birşey öğrenirken çelik gibi sağlam olurum ben. akşam gazetesi ile ilgili nerde cevap verdiniz ?

    lütfen desem ?

    ben sadece gazete fiatı ile dışardan destekleme arasındaki ilişkiyi gündeme getiren bir yazardan alıntı yaptım.
    siz ergenekon medyası dediniz.

    kafanız kızdığı için mi dediniz ? nedir ?

    inanın anlamıyorum. bu şiir anlamamaya benzemiyor.
    çok sancılı bişey.

    Yorum yazan: knz | 01.07.2008 - 16:27

  47. Knz Hanım,

    Sabrımı iyice taşırdınız. Siz benimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynamak istiyorsunuz. Buldunuz, bunuyorsunuz. Yeter artık. Cehenneme kadar yolunuz var. Güle güle.

    Yorum yazan: metin | 01.07.2008 - 16:29

  48. onun için siz de bir daha vurmayın abalıya..
    insanlar arasındaki sürtüşmelerde yapıcı olun.
    ülkemizin işç savaşa gitmemesi bizlerin elinde.

    akşam gazetesi ile ilgili yazımı birgün yazacağım.. insanların ilgisini bu konuya çektik madem..Bu didişmeden bağımsız yazarım merak etmeyin..

    ve de sağlıcakla bu başlıkta..

    ne de olsa adıma yazılmıştı ,.. hep birlikte gayret ettik o abalıyı oluşturmadık :)

    Yorum yazan: knz | 01.07.2008 - 17:19

  49. Fethi bey, [vel mudaviman,]

    Yazdiklarinizi gormemisim, anlasilan Akismet’e takilmis.

    Şu dört senelik macerada anlam veremediğim şey, sırf uzun ve anlamsız yazdığı yargısına dayanarak Knz için yürütülen tuhaf aşağılama kampanyası oldu.

    Evet. Bunu ben de gercekten ilginc buluyorum.

    Gerekcelerini tam olarak cozdugumu soyleyemem, ve cozebildigim kadarinin da genele tesmil edilebilecegini de soyleyemem.

    Ama, aklima gelenler sunlar:

    Knz hanimin durdugu yer (ya da durdugu yer olarak algilanan yer) ilginc.

    Mecazlara siginarak anlatacak olursam:

    Eski bir Besiktasli/Fenerbahceli/Galatasarayli (alfabetik) gibi bir intiba birakiyor millette. Yani, futboldan anlamiyor gibi de degil, futboldan nefret ediyor gibi de degil –bilakis, vaktiyle hasir nesir olmuslugu var ve bunu da yazdiklarinin aralarindakiler belli ediyor.

    Ama, futboldan sitki siyrilmis…

    O yuzden de, cikip bir takim lehine slogan atan oldugunda, cok uzun degil, kisa bir iki sey yaziyor ve o naracinin keyfine turp suyu zerketmis oluyor.. Halbuki, beklenen o degil tabii ki.. hep beraber nara atmamiz gerek, ve oteki takimin uzerine kasaturalarla yurumemiz sart..

    Beri tarafa da cok uzak olmamakla beraber, ote tarafa da ait olmayan birisinin cikip boyle turp suyu dagitmasi hic sevilmiyor. Hele de bunu articule etmeden yazdigi icin, yani okuyanin hemen anlamasina mani olacak sekilde degil de, okuyani tedirgin edecek sekilde kisa –kut kut- yazdigindan dolayi, hosa gitmiyor..

    O tur bir uslubun gencler (delikanlilar) ve her daim genc kalanlar (olgunlasmak evresini iskalamislar) ve digerlerimiz icin neden sevimsiz oldugunu anliyor oldugumu sandigimi soylemege calisiyorum.

    Bulent beyin, bu ilmekte ve diger ilmeklerde (aradabir) degindigi(ni sandigim) uzere, muhataplarini irrite etmeksizin soyleyeceklerini soylemek icin cumleleri uzatmanin gerekli oldugunu ya bilmiyor, ya da ‘ben boyleyim’ turunden naif bir durustlukle buna aldiris etmiyor. Temel yanlis burada bence.

    Bir de, muhataplarinin zamansizlik dertleri var.. kisa yazilana bazan uzun cevap vermek gerekiyor ve zamansizlik yuzunden veremediklerinde de bu birikiyor, birikiyor ve bir zaman sonra patliyor. Oyle gorunuyor benim baktigim yerden.

    Neyse.

    Bunlari Knz hanimi savunmak icin yazmiyorum. Benim icin anlamli degil, ve anlamli da olmazdi.

    Hakaret oldugu intibai edinilmis ve ben o kanaatte degilsem, iki kisinin arasini bulmak icin gayret sarfedebilirim; ama, konunun ozu agirlikli olarak kisilik/karakter uyusmazligiysa benim elimden ne gelir, neyi duzeltmek/halletmek ihtimalim olabilir? Hic.

    Ben, asil, Metin beyin bir gerilim sureci yasadigini dusunuyorum (Knz hanim meselesinden bagimsiz, ve ondan bagimsiz yaziyorum simdi). Soyleyecek cok seyinin oldugunu, fakat –zamansizlik dahil– muhtelif sebeplerle bunlari yazamadigi icin –tabiri mazur gorun, cunku aklima baska kelime gelmiyor su anda– bir tur depresif moda girmis ya da girmek uzere gibi..

    Iste, bu noktada benim lanet olasi huyum hic de yardimci olmuyor: Baskalarinin tabiriyle, ‘cimbizlamak ve yazilanin bir tarafina bir sekilde kulp takmak’ olarak algilanabilen ‘taciz’ huyum yuzunden (oldugunu tahmin ediyorum), huzurun tesisine katkim –olsa olsa– negatif yonde oluyor.

    Bu bakimdan, aslinda, Metin beyin bana ‘yeter yahu; biktim artik. burasi benim icimi dokecegim bir blogdu hesapta; milletin her lafimi kitap yazmami dayatacagi bir cilehane degil. ne cevap yazacagim, ne de burada yazmanizi istiyorum.’ demesi cok da anormal/beklenmedik olmazdi. Bunu da, malesef, nezaketi yuzunden yapmadigini dusunuyorum.

    Simdi, gelelim benim yazdigim su paragrafa:

    Bu bloglarin herbirinin apayri karakteri oldugunu soyleMEmek yanlis olur tabii ki (yani, soylememis olursam, yanlis olmasa bile, sahipleri, mudavimleri alinir), fakat onemli ortak noktalari da vardir: Ozgurlukculugu bencillik sanan, esitlikciligi (yerli ya da yabanci; sanal ya da gercek) darphanelerin kontrolunde algilayan, kendine liberal (ya da musluman mi demeliydim) taife..

    Alinganliklara yol acabilecegini tahmin etmistim. Ama, kanaatimi yazmamak da olmazdi. Secici algi dedigimiz seyden hepimiz mustaribiz –sasiracaksiniz belki :P ama ben de–, ve nerelerde secici davranildigina (elimden geldigince) bakarak bu kanaatimi yazdim. Ne hepsinin ayni ligde ya da kalibrede oldugu anlamina geliyor bu parcali genellemem; ne de herbir unsur herbir blog icin sonuna kadar gecerlidir (gecerliydi) diyebilirim tabii ki; ama, (derece farklariyla) hakim tonlarin bunlar oldugunu dusunuyorum [ : Kisisel kanaat].

    Aslinda bunu (kanaatimin bu olmasini, ve ne derece isabetliyse o kadari icin, resmi) cok da yadirgamiyorum. Sonucta, bloglar, eli kalem tutan kesimin vakti ve bu sekildeki iletisime ilgisi olan bir kisminin yansittigi sosyal psikolojimizi temsil ediyorlar. Ve, bunlar aktualiteyi hayli yakindan takip eden insanlar tarafindan yaziliyor. Dolayisi ile, aktualiteye yon verenlerin etkisini buralarda gormemegi bekleyemeyiz. Tek sorun, benim kanaatimce, bu aktualite girdabinda dengeli beslenmenin pek de mumkun olmayisi yuzunden cephelesmenin kolaylasmasi ve bunun da giderek bir tur fanatizme donusmesi..

    Hani, baska turlu oldugunu bilmesem, insanlarin bloglara yazdiklarinin bir tur dilekce oldugunu ve bu dilekceleri okuyacak bir ust makamin varligini dusunduklerini, (yorumlari da katarsak) bu toplu dilekcelerin pozitif sonuclarinin bir an once elde edilmeyisi yuzunden kizgin olduklarini dusunecegim..

    Bu boyle degil; ust makam yok ve sanki bu tur bir ust makamin olmayisi da ayrica bizi umitiszlige sevkediyor –sahipsizmisiz hissi–, kizdiriyor..

    Ilginc bir sosyal deney bu blog konusu –forumlardan farkli, cunku forumlar cok daha kim kime dum duma..

    Neyse 2.

    Yakin zamanda bilhassa, ‘darbecileri destekler’ turunden bir intiba birakmis olmaliyim.. Bu ilginc iste. Cunku, ben ortada darbeci kimse goremiyorum. Dahasi, buna heves edecekleri de, bizzatihi bu tur darbelerin kurmay calismasini yapan [not: 'kurmay' dedigim zaman akla otomatik olarak askerler geliyor; ben ise bu tur konularda gercek 'kurmay'larin askerlerle alakasiz yerlerde oldugu kanaatindeyim] kisilerce pre-emptive sekilde engellendigini dusunuyorum.

    Tipki, eskiden bir onemli kisi [mesela, ABD Baskani] buralari ziyaret edecegi ya da onemli degisikliklerin gundeme gelecegi zaman ‘malum supheli’lerin topyekun iceri alinmasinda oldugu uzere.. Bu dedigimi, eminim, TKP baglantisi olanlar, ya da olduguna hukmedilmis olanlar daha iyi anlayacaktir. Sirf yakiri ses ihtimalini bastirmak icin, o tur zamanlarda, sebepsiz gerekcesiz iceri alinirlardi. Bugun yapilanin daha farkli olmadigini dusunuyorum. Bu bir. [Bunu dusunuyor olmam, beni 'darbeci' denilenlerle ayni safa koymamalidir.]

    Ikinci ve daha onemli oldugunu dusundugum nokta: ‘Malum supheli’leri iceri almisiz ve iddianamenin yazilmasi icin bunca zaman gecmis olmasina ragmen yazilmamis oldugunu da dikkate alarak, sormak gerekiyor: Hangi onemli degisikliklerin gerceklestirilmesi arefesindeyiz? Bu soru, bence, kimin neyi desteklediginden ya da neye karsi oldugundan cok daha onemlidir; ama iskaliyoruz.

    Yorum yazan: Obli Vious | 01.07.2008 - 19:33

  50. Heh heh heh….
    Ciklet kagidinda okudugu seyleri satmaya kalkanlari ters kose yaptigimda isi iftira ve hakarete vardiranlarin yuzu iste burdadir. Halen iftiraya cirkinlige karalamaya devam…

    Bir de boyle “ben biliyorum , arastiriyorum, miymiy yapiyorum” havasi yok mu insani en cok musil ilaci icmis havasina sokanlar da onlar…

    Gecen gun yine ben biliyorum havasinda alintiladigi seyi cevirip kendisine iade ettigimde hakaret etmisti… Ne demisti psikolojik sorunlu mu ne…

    Her neyse yuzsuzlugu birakin da istenmediginiz bir yerde kalmadan ikileyin derim ben. Metin agabeyimin sinirlerini dah da bozmayin. Laftan anlayin. Bulent Bey ile Obli bey dusunelerinize onem verip sizinle konusmak isterlerse eminiz blogunuzu ziyaret edeceklerdir.

    Bir de daha oncede soyledim. Destursuz benim adimi anmayin ve kimseye iftira atmayin. Bu dedikoducu mahalle hanimi! tavirlari size yakissada buraya yakismiyor…
    Hadi hadi ikileyin …. bak hala duruyo… hodeeeeeeeee :)

    Yorum yazan: fatih demir | 01.07.2008 - 19:43

  51. Celebi, bizde, women are to be seen but not heard..

    di mi?

    :P

    Yorum yazan: Obli Vious | 01.07.2008 - 20:46

  52. Sir You are right and also i believe nothing wrong with that! :p

    Yorum yazan: fatih demir | 01.07.2008 - 21:25

  53. Ben de, yorumcunun cevik, bisey ve biseybisey olanini severim :P

    Yorum yazan: Obli Vious | 01.07.2008 - 21:31

  54. Allah razi olsun, bizde sizi seviyoruz Obli Bey :p

    Yorum yazan: fatih demir | 01.07.2008 - 21:49

  55. Bu dedikoducu mahalle hanimi! tavirlari size yakissada buraya yakismiyor…

    yoooo aman anamalar aman, iyidi böle..habi 3 sene önceye gidipte, her nasılsa mevzu hangi kuyruktan damladı ise yeniden buraya , kıl çadırda ninni söyleyen annenin ninisin içine etmek bile daha güvenli.

    sayın 52 iyiki geldiniz aman siz fonda bunu yapın ben ufak ufak kayıyorum zaten.

    ismi lazım değil, onu da unuttum şimdi, saygısıszlık yapmadım töbe, bir kardeşimiz, aksam gazetesi ergenokon medyası dediğinde çok şaşırmıştım ya,

    valla dünden beri şaşkınlığım iyice geçti duyrulur.
    iki gözüm iki şaşı halden antik simetriiyi buldu.

    üstüne bir bugün 2temmuz, allah korusun kibrit mitrit üerime..

    onun için yola geliyorum ve, allahıma imanıma Talabiniden emir alınca gelecek demokrasi mi diye sormaK gibi haddim
    olmadı.

    ve yine imanıma ve allahıma aksam gazetesi okumadım.
    okumamam ben.

    yok. benim babam da okumazdı. genlerim de yok.

    engin ardıçın çalıştığı gazete nası oluyo falan diye de hiç sormadım, maksadım şaka yapmaktı. bir eşşek abidesi de 55 e dikin., nedir ergenokon medyası diye ,

    öyle alla alaa hayret valla diye hiç demedim.

    hakketten töbe , anlamam ben zaten öyle derin mevzu.

    abilerim , ablalarım aman ciddiye almayın..

    köyün delisi falan diyin ben sormadım.

    obi vious bi yazı yazmışınız , valla ben değilim.
    sormam, sorgulamam ben anlamam. bem çocuğum.
    valla küçüğüm. abilerim ablalarım..

    Yorum yazan: knz | 02.07.2008 - 07:25

  56. obli vious neticede rüzgara karşı dayanmaktır .
    en azından çabadır. Hani (50 )yazısı yukarda olduğu gibi “ikile” şeklinde bittiğinde , 55 in cevabı artık bir varoluş mücadelesidir.

    ilgiç değil mi ?

    izlenimlerde iyi bir deneyim olmuştur. fethi bey dışardaki iklimi değiştiremiyor belki ama, olsun varlığını bilmek manipülasyonlardan koruyacaktır beni. direnç kazanmak lazım ya.

    geçenlerde radiklade bir başlık görmüştüm. Hoşıuma gitti.
    yazının başlığı, “günlük hayatta demokrasi” diye söze başlıyordu. Evet ya, HEP mutlu bir gelecek mi hayal edelim ? o gidecek bu gelecek ? ömür geçiyor, yönetici geçmiyor. 301 kalktığında mı koruyacaktık hrant dinki ?

    çaba, hani biraz da bir tarafta kışkınlanıp, o gazla öbür tarafta başka bir kümsese girmemek uğrunadır ? onun için naif dirençlerimi sevmem . Böyle bir tehlikesi vardır. yani burası benim için biraz tehlikeli..

    metin beyi severim.. her tarafında emek var buranın.
    toz gri pastel dış rengi seçerken, insanların yazılarının yanına pembe, yeşil işaretler koyarken, o ekranın önünde hep bir insan vardır. Bir “neyse” de benden olsun.

    Yorum yazan: knz | 02.07.2008 - 13:05

  57. Burası kaynarken ben nerdeymişim yahu:)

    “son” benden olsun bari:
    KNZ’yi buradaki arkadaşlardan daha önce tanırım (belki).

    KNZ’yi seviyorum, Metin Bey’i de bir o kadar seviyorum.
    Konu knz ise, neden sevdiğimi söyleyeim iki satırla:

    “dobra” ve aynı derecede sempatik bir kişilik. Anlaşılmazlığı yazdıklarının mantık kurgusunda değil asla, imla hatalarından dolayıdır. Hızlı yazar, uyarmışımdır zamanında, Word sayfasında yaz ve imlayı kontrol et diye.

    Dini bir konuda Değerli bir kardeşimizle tartışırken, “ALLAHIN ONWAR’I” cümlesine 3 yıl güldük, bu şakanın muhatabı da aynı olgunluk çerçevesinde karşıladı bu ithamı.
    “Allahın onwar’ı hem iğneleme, hem taşlama hem de konu içinde “Allah” kelimesini fazla barındırmanın bir eleştirisi olduğunu anlamıştık.
    Yorumların çoğunu okuyamadım ama, Bülent Bey’in “Peygamber sabrı” yirminci yüzyılın “demokratlığıyla” eşdeğer olduğunu düşündürüyor:) Konuya çok objektif yaklaşmış. Buna eklenecek fazla birşey yok.
    Dostlukla..

    Yorum yazan: zihni | 09.07.2008 - 11:54

  58. Zihni Bey,

    Merhaba. Nasılsınız? Fi tarihindeki tatil çağrınız halâ geçerli mi? (Şaka şaka!)

    Knz meselesi bildiğiniz gibi değil maalesef. Artık yoruldum anlata anlata.

    Yorum yazan: metin | 09.07.2008 - 12:00

  59. knz | xxx @ xxxx. com | xxxxxx.xxxxxx.com | IP: 000.000.000.0

    metin bey hepsini zihni beyin bloguna taşırım.

    İstenmeyen değil — Jul 9, 12:10 PM — [ Yazıyı Görüntüle ]

    _____________________________________________________

    Knz,

    Vayy! Bi de tutup beni tehdit ediyorsun ha?

    Önce insanlık öğreneceksin. Edebinle özür dileyeceksin. Ben sana “ceza”dan bahsettim, sen bana “bela” okudun. Küfrettin. Ahlaksızca, arsızca, utanmadan.

    Önce yaptığın bu edepsizlikten ötürü benden ve çevreden özür dile. Sonra bakarız çaresine.

    Yok kendi dikine gideceksen de keyfin bilir. Kimseyi de kendi çirkefliğine alet etmeye kalkışma gene.

    Yorum yazan: metin | 09.07.2008 - 12:22

  60. knz | xxx @ xxxx. com | xxxxxx.xxxxxx.com | IP: 000.000.000.0

    izlenimlerde bir yazım var http://www.izlenimler.net/2008/05/15/benden-bu-kadar/

    tam zamanında yetiştin zihni kardeş :)))))
    lütfen metin bey bu kardeş sarılmasını yayınla.

    ben herkesi seviyorum ve çok üzülüyorum zihni kardeş.
    gazete fotoğraf beni çok yaralıyor ama beni anlamıyorlar.

    İstenmeyen değil — Jul 9, 12:08 PM — [ Yazıyı Görüntüle ]

    ***

    allah senin belanmı versin. faşist.

    Yorum yazan: knz | 08.07.2008 - 17:04 | Düzenle

    Yorum yazan: metin | 09.07.2008 - 12:36

  61. knz | xxx @ xxxx. com | xxxxxx.xxxxxx.com | IP: 000.000.000.0

    izlenimlerde cevabım var.
    yarın da zihni kardeşe yazacağım.

    İstenmeyen değil — Jul 9, 1:13 PM — [ Yazıyı Görüntüle ]

    __________________________________________________________

    Anlaşıldı. Sen gerçekten başbelasısın. İnterneti çöplüğe çevirenlerdensin.
    Yolun açık olsun.

    Özür dilersen kapım tekrar sana açılacak. Bana bulaşmaman kaydıyla.

    Ama özür filan dilemeyeceğin anlaşılıyor.

    Yorum yazan: metin | 09.07.2008 - 13:29

  62. Zihni Bey,
    Merhaba. Nasılsınız? Fi tarihindeki tatil çağrınız halâ geçerli mi? (Şaka şaka!)

    Tatil çağrım sonsuza kadar geçerli. (sonsuz benim son olduğum gündür:))

    “çağrı” geçerli derken, alt yapıdan söz etmemek dosta tuzak olabilir: kısaca “yerimiz dar ama, gönlümüz geniş” ifadesinde, tatlici misafirlerimizden gönlümüzden taşanlar da oluyor. Malum, iki çocuğumuz ve arkadaşları, kendi misafirlerimiizz… acemilik işte:))

    Bu arada tatsız şeyler de olmuş burada, üzülüyorum ve arada sıkıştığımı hissediyorum.
    Lütfen, bir son verelim ve normal ilgiye dönelim. Özür dilenecekse, dileyelim ne çıkar!

    knz kardeş, duyuyorsun sesimi değil mi?

    Yorum yazan: zihni | 09.07.2008 - 13:58

  63. Zihni Bey,

    Çok sağolun. Bakalım kısmet artık… Belki birgün…

    Yorum yazan: metin | 09.07.2008 - 14:24

  64. Abooooo.. :) Bir an için içimden geçirdim, şimdi fişşek gibi gelsem Metin Abi’min yanına. Kendisinde zerre bulunmayan zevzekliğim, çirkefliğim ve şirretliğimle açsam ağzımı yumsam gözümü. Ama sonra bir baktım, konuyu tamamiyle kavramam için 3 yıllık tartışmaları eşelemem, sayfalarca yazı ve yorum okumam gerekecek. İçimdeki süper kahraman Ever (evinizin zevzeği) bir anda kriptonit görmüş Süpermen gibi söndü, pıstı, kalakaldı öylece.
    Hemen akabinde 25 gün içinde bitirmem gereken en az 300 sayfalık bir çevirimin olduğu da aklıma gelince daha da bir yerle yeksan oldum.
    Metin abime selam eder, hayırsızlığımın sebebinin tepeme tepeme binen işlerim olduğunu belirtirim.

    Yorum yazan: Ever | 09.07.2008 - 20:28

  65. Sevgili Efervesan Tablet Bey kardeşim,

    Boşverin. Değmez Knz kişisine! Kendisi su geçirmez, hava geçirmez, laf geçmez bir nanoteknoloji harikasıdır. Belki de dünyanın sekizinci harikasıdır. Atsan atılmaz satsan satılmaz bir garip adem kızıdır. Dokunmayalım keyfine. Onun da canı var, o da Andromedalı.

    Size kolay gelsin diyorum. Dedim bile.

    Bu kadar devamsızlık yapmayın bi daha. Affetmem.

    Yorum yazan: metin | 10.07.2008 - 09:43

  66. Knz,

    Orada burada Metin Bey filanca şaheserimi yayımlamadı deyip durma. Öyle birşey yok. Sen insanlığa kesin dönüş yapıp özür dilersen, o harikulade makalen de yayımlanır, merak etme. Duruyor bir köşede.
    (Gerçi sen onu Fethi Bey’le Zihni Bey’in malikanelerinde insanlığın hizmetine sunarak beni rezil ettin ya neyse! Olmazsa döner döner link veririz!)

    Yorum yazan: metin | 10.07.2008 - 09:46

  67. Her köyün bir delisi vardir derler ya… musade edinde blogistaninda olsun.

    Yorum yazan: Haydar Eren | 12.07.2008 - 09:02

  68. :))))))))))))

    Yorum yazan: betul | 12.07.2008 - 15:14

  69. Haydar Bey, hoşgeldiniz. Haklısınız.

    Yorum yazan: metin | 12.07.2008 - 19:24

  70. Betül Hanım,

    Yoksa siz Fethi Bey’in malikanesini taa Kanada’lardan ziyaret eden kırmızı şapkalı Betül Hanım mısınız?! Siz de hoşgeldiniz.

    Yorum yazan: metin | 12.07.2008 - 19:25

  71. Knz’den selam (!) var. “bunu burda yayınlamazsanız izlenimlere asacağım.” diye tehdit etmiş gene. İyi ki Fethi Bey var valla. Yoksa okunu kıran açıkta kalacaktı.

    Yorum yazan: metin | 28.07.2008 - 12:20

Yorum yapın