İyi kötü (1)
yanlış yola girdin. iyi.
rüzgar ağaçla sevişiyor. iyi.
sustun. iyi. dinledin. iyi.
sen bir lambasın. iyi. böcek avlıyorsun. kötü.
yanlış yoldan sapmadın. iyi. kararlısın. iyi.
yolun yanlış olduğunu biliyorsan doğrudur yol. iyi.
yolun doğru olduğunu bilseydin doğru olacaktı yol. iyi.
yanlış yoldan doğru yola çıkacaksın. iyi.
bunu bildiğin için dönmedin. iyi.
sen bir lambasın. iyi. böcekler iyi. iyi.
böcekleri çekiyorsun. iyi. ölüyorlar. kötü.
ağaç rüzgarla sevişiyor. iyi. sevişmek. iyi.
öleceğini bilmeden sevişmek. kötü.
ölüm taçtır. iyi.
tacı krallar takar ve kraliçeler. iyi.
yakışıyorsan kralsın. kraliçesin. iyi.
yakışmıyorsan bi bok değilsin. iyi.
ağaç rüzgarla sevişmeyi sürdürüyor. iyi.
hayat sürüyor. iyi.
ölümle taçlanıyor hayat. iyi.
yoldasın. iyi.
çok iyi.
yol iyi.
iyi.
***
Luz Casal dinleyelim:
About
Beniâdem içre bir âdem. Ademin mevcudiyetini yahut mevcudiyetin ademini merak ediyor. Ne Konstantiniyye’siz yapabiliyor, ne de Konstantiniyye ile. Kendine göre bir ütopyası ve distopyası var. Başak burcu. Mekteb-i Mülkiye-yi Şahane-i Osmanî mezunu. Müellif ve muharrir olduğu iddiasında ama bu aslında bir muammadan ibaret. Hayatta aşkla bağlı olduğu ilk ve son şey, Türkçe. Arada birkaç şey daha var tabii. Bazen kendisi olduğunu düşünüyor, Borges’in kulaklarını çınlatarak. Blues, caz, progresif rock, fusion, klasik, barok, tango, türkü ve şarkı seviyor -sırayla değil ve sadece bunlar da değil. Yüzme bilmiyor ve bu gidişle hiçbir zaman öğrenemeyecek. (Bu kadar ayrıntılı tarife lüzum yoktu ya neyse!)

