jazzetta

“renk renk düşünceler kaldı söylenmedik” (hayyam)

Ankara Ankara ittihatçı Ankara, seni görmek ister her bahtı kara

Adına ister “Ankaralılaşma” deyin, ister “İttihatçılaşma“, AKP AKP olmaktan çıkıyor. Zaten baştan beri neydi, o da tartışılır. AKP kendisine oy veren heterojen kitleyi derin güçlere bir pula satmaktan imtina etmiyor. Son zamanlarda tahminim değişti; inanmaya başladım ki AKP kapatılmayacak, buna gerek kalmayacak. Çünkü AKP’ye kendi kendini kapattırıyorlar. Rehin alarak. Kendilerine benzeterek. Çünkü AKP çoktan kapandı da haberimiz yok. Şöyle diyelim: Darbe süreci yeni bir aşamaya girdi. Cemil Ertem‘in Taraf’ta dün ve bugün yayımlanan iki yazısı dikkat çekici (internet siteleri çalışmadığından link veremiyorum). 27 Nisan’da başlayan darbe sürecinin 14 Mart ve 1 Mayıs’ta olgunlaştığını ve ülkemizin 12 Mart’tan kalma unutulmaz deyişle “ara rejim”e girdiğini vurgulayan Ertem, bu savını 3 Mayıs’ta Maliye Bakanının beş yıllık orta vadeli mali çerçeveyi açıkladığı, sıradan bir ekonomik program açıklama toplantısı gibi gözüken toplantısında aslında çok önemli bir “makas değişikliği”ni gündeme getirdiğinden hareketle destekliyor. Bakanın artık faiz dışı fazlayı değil bütçe açığını önemsemesinin, eskisi gibi borçlanmayacağız diyerek AB ve IMF’yi artık takmaması ve muslukları açacağız diyerek bütçenin şaşması anlamına geldiğini söylüyor. “Kapatma davasına karşı direnmekten vazgeçerek uydur kaydır bir savunma veren, türban meselesini bile unutmaya hazır olan, 30 Nisan’da açık bir darbe olsaydı 1 Mayıs’ta neler olacak idiyse bunu 1 Mayıs’ta aynen yapan” AKP, Ertem’e göre şunu demeye getiriyor: “Darbe falan böyle şeylere gerek yok, biz gereğini yapıyoruz bakın!” Cemil Çiçek‘lerin borusu bunun için daha gür ötüyor. Darbecilerin AB-demokrasi-türban-Kürt alerjisini azdırmama, egemen kesimler arasındaki kaynak aktarımının şimdilik durması, bürokratik-militer statükoya elleşmeme gibi hükümet tasarrufları, aslında “derin AKP”nin marifetleri değil midir? Derin AKP, yani Çiçekgiller ailesi. “Bütün bunlar için çetelere ne gerek var; zaten onlar deşifre oldu, bırakın bunları meşru hükümet yapsın.” 

Çiçekgiller, ipleri ekonomide de ele alıyor. Merkez Bankası piç gibi ortada bırakılıyor. Bu koşullarda azacak olan enflasyonla populizm atbaşı gidecek. Vs vs.

Sonuç: Kötü yıllar. 

Sonrası: Bilinmiyor.

Bindik Çiçekgillerin alametine, gidiyoruz kıyamete vesselam.

06.05.2008 - 15:30 Yazan: metin | BUDUR! | | 15 Yorum