Hoşçakalın.
Sözün bittiği yerde susmak düşer insana.
Ne zamana kadar?
Bilmiyorum.
Belki yeniden kelimeler galip gelir.
Belki de suskunluk.
Onlar bilir, ben bilmem.
Şimdilik hoşçakalın.
Burayı silmiyorum, ben olsam da olmasam da yaşasın.
Gelirsem, kaldığımız yerden devam ederiz.
Gelmezsem de [nereye gittiğim] önemli değil.
John Berger: “Acının kaynağı biliniyorsa, o bir şekilde giderilir; ancak kayıp duygusundan yola çıkan acıları telafi etmek imkansızdır.”
Nietzsche: “Uçurumları sevenin kanatları olmalı.”


İncecik bir veda havası sarmış buraları.
Söz bitmez, olsa olsa birikir ve bir gün galip gelir hem de renk renk. O gün buluşmak dileğiyle…
“Uçurumları sevenin kanatları olmalı.”
güzel bir söz…
Acının kamçısını suratına yemesini bilmek de bir sanattır, öğrenmen gereken bir sanat. Bırak kendini tüketsin her saldırı; acı daha yoğun, daha güçlü bir şekilde incitebilmek için tek saldırıda bulunur hep. Sen de, acının iğnesi bir noktayı sokmuş gibi zehrini dökerken seni sokabileceği bir başka yerini uzat ki ilk yaranın sancısını duymayasın. Gerçek acı çeşitli düşüncelerden meydana gelir. İnsan bir anda ancak bir şey düşünebileceğine göre, bir düşünceden öbürüne geçmeyi, böylece sırayla her sızlayan yerin acısını dindirmeyi öğren.pavese
Okudukça kendimi daha cahil hissettiğim malikânenizi terk ettiğinize inanamıyorum..
Kaldı ki siz solcusunuz… Yani? Memlekette peşin peşin okumuş, medeni, efendi sayılan , çoğu bu krediyi hak etmeden kullanan bir çoğunluğun istisna mensuplarındansınız.
Bu kadar sevilen bir mekân niye terk edilir,anlamak imkânsız.
Memleketin entellektüel egemeni/diktatörü iken?
İnşallah sağlık vs problemleriniz yoktur. Kıznız ve kedinizle sağlıklı günler diliyorum ve bu “hoşçaklaın”ı çok da ciddiye almıyorum.
Sağlıcakla kalın.
Metin agabeyim…
bir gun mutlaka bir yerde bulusacagiz…
Hep boyle kal…
Ozu sozu bir…
içime mi doğmuştu kahrolasıca…?
kendi adıma şerh koyuyorum bu gidişe!?!
Sevgili Metin Bey,
“To know someone here or there
with whom you can feel
there is understanding
in spite of distances or
thoughts expressed
That can make life a garden.”
(“Orda, burda , aranizdaki mesafeler ve farkli fikirlere ragmen karsilikli anlayis oldugunu hissettigin birini tanimak hayati bahce kilar” demis Goethe.
Kanaatimce en azindan bu anlayis vardi aramizda.
Dilerim bu gidis gecicidir. Her hal-u karda size ve ailenize mutluluk, basari dolu bir hayat diliyorum.
Metin Bey,
Neden?…Diye sormaya belki de en hakkı olmayanlardan birisiyim.Çünkü aynı durumu ben de yaşamıştım ve çoğu, elimde olmayan nedenlerden,elimde olsa da açıklayamayacağım sebeplerden dolayı olmuştu.
Sadece, bu gidişinizin kısa sürmesini ümit ediyor,
geride, yüreklerinde sevginizi,saygınızı bıraktığınız ,dillerinden sizin için hep iyi dilek ve duada bulunan dostlarınızın var olduğunu bilmenizi istiyorum.
Her nerede ve hangi şartta olursanız olun, kalbinizden sevgi ,yüzünüzden gülümseme eksik olmasın…
En içten selam ve dualarımla…CEREN
Abi, olmadı bu… :-((
Az önce MÜZMİN BEY’in bloğuna uğradığımda gri bir ekrandan başka birşey görünmüyordu.İnanın yüreğime inecek.
Hayır,biraz komplocu düşünsem,dün yazmaya başladım ya,herkes mekanını terkediyor diyeceğim)))
Şaka bir yana gerçekten üzüldüğümü ,şu anda kalp atışlarımın hızlandığını ve yüreğimin sıkıldığını itiraf etmek istiyorum.
Kimsenin verdiği karara karışmak hakkım ya da haddim değil.Sadece uzun bir aradan sonra tekrar dost mekanlarına kavuştuğumu düşündüğümde gelen bu ayrılık …
Duam o ki,Rabbim her zaman yar ve yardımcınız olsun…
metin bey,
kayip duygusundan yola cikan acinin telafisi mümkün degildir, dogrudur.kaybolmak arzusunun telafisi de öyle. bu kelimeler bu telafisizligi cözmeye yaramaz, nihayetinde bu kelimelerden vazgecildiginde de telafisizlikten kurtulunmus olunmuyor.susmak bir büyük erdemdir,ve fakat o da olanakli degildir nihayetinde.ikna etmek icin söylemiyorum. bildiginiz seyler. susmak arzusu bir haktir. gitmek arzusu. yok olmak arzusu. geri dönmek ya da dönmemek arzusu…..
iyilikler efenim.
Ama neden böyle yapıyorsunuz? Sessiz okuyucularınız da ses çıkarsın hatta dövünsün diye mi yoksa? Bir de üstüne 10 senedir cüzdanımda taşıdığım bir lafı yazıp gidiyorsunuz: “Uçurumları sevenin kanatları olmalı.” Olmaz ama yaaa..
metin bey, ben sessiz takipçilerinizden biriydim ama bu yazınız üzerine sessizliğimi bozuyorum. bu ülkede namuslular da namussuzlar kadar cesur olmalı, değil mi?
sevgiler, esen kalın, gene gelin.
size bu kararınızdan sonra “keşkesiz” bir yaşam diliyorum..dilerim aradığınız huzuru bulursunuz.
aaa ??
ben de düşüncelerde, metin beyi “türkiyenin en saf seçmeni” yazısı okumaya çağıracaktım..
ne oldu ki ???
bir çeşit vicdani güvencesiniz siz. herkes kendi mahalesinde mi yazsın ?
siz olmadan olmaz ?
hakemlik müessesiydiniz siz gözümde..
bin kunduz, gelirsiniz inşallah ..
sıhat ve afiyet olsun.
metin bey, bakın nelere sebep oldunuz. sizin kararınızdan sonra wordpress’e girmeyi engelledi türk telekom. oysa siz hep sansüre karşı olmuştunuz..
hadi inat etmeyin… tamam dinlenin ama bir ses verin, bir ümit…
Yaşa Torkunç,
Ben de aynı sözü söylemek için gelmiştim.
Metin Bey,
Hazinenizdeki yazılarınızı sıralayın da okuyalım, bu yasağın şerefine!
Metin agabey yasak sayesinde wordpress liginde yirmincilige cikmis bulunuyorum :)
Bir de iyi tarafindan bakalim dedim :p
ya itiraf ediiim ben böyle gitmek olaylarına hiç üzülmüyorum.gidebilmek güzel bişi.destek veriyorum sonuna kadar :)
Gitmek ha? Nereye? Hemde şimdi…
Gitmek vakitliyse yakışır gidene. Her gidiş vakitsizdir demeye kalkma! Bir avam bunu diyebilir. Ama krallar ve şeyhler diyemez! Sonradan kral ve şeyh olsalar da, tek bir tebaları ve müritleri olmasada.
geç kalmış bir hoş çakal için en iyisini ben değil Nesin söyler,
bagisla
ya zamanindan cok erken gelirim
dunyaya geldigim gibi
ya zamanindan cok gec
seni bu yasta sevdigim gibi
mutluluga hep gec kalirim
hep erken giderim mutsuzluga
ya her sey bitmistir coktan
ya hicbir sey baslamamis
oyle bir zamanina geldim ki yasamin
olume erken sevgiye gec
yine gecikmisim bagisla sevgilim
sev`iye on kala olume bes.
no-no !
Boşluk Arzeyliyor
Boşluk arzeyliyordu
ışıksızlık ve ıssızlık
Nasıl bilebilirdik kelimesizliği,
soğuk ve karanlık dedik
öylesine bir insansızlıktı
Görmediğimizi bilemezdik
Yeryüzünde bir savaşçı
Suyun kenarında dinlemek için
Mızrağını yere koydu,
soylu bir savaş olabilseydi eğer
O insansızlığı delecek bir mızrak
O mızrak karanlığa ve soğua
öylesine karanlık ve öyle soğuk
öylesine yıldızsızlığa o mızrak
Kendini yenebilirse insan
Metin Bey geri dönün. Size ihtiyacım var.
Bu şiire benzer yazımı Muzmin Beye de gönderdim. Ufak bir düzeltme yaptım şimdi.,
yarın izlenimlere düz bir yazı göndereceğim.
Eğer gerekiyorsa daha düz açıklamayı knz de yapacağım.
zihni Kardeş bakalım bi hakem bulmazsam senin sitede çaycı olurum
metin bey, kusura bakmayın iki başlık oldu, çuvaldız hanımı görünce buraya da haber salayım dedim..
Metin bey,
orda mısınız, yazılanları okuyor musunuz bilemiyorum. Ama yazdıklarınızla tanımadığınız insanlarda varoldunuz, bunu da biliniz… belki yine görüşmek kısmet olur…selamlar…
“Burayı silmiyorum, ben olsam da olmasam da yaşasın.”
#
Teşekkürler.. .
sayfanızı ilgiyle izliyordum. bir gün kayboldu. anca bu akşam ulaşabildim. aman bir yere kaybolmayın. bu da geçecek.
bu güzel şarkının adı ne acaba.
Merhaba. Uzun zamandır bu malikane terkedilmiş durumda ve ben de şöyle bir geçerken uğrayayım dedimdi, tesadüfen görmüş oldum sorunuzu. Bu şarkının adı “Tears” efendim. Jazzetta’yı yeniden açarsam bestecisine ilişkin ayrıntılı bir yazı yazacağım.
Tuba Hanım,
Teşekkür ederim. Bu nazik ve sıcak yorumunuza çok geç cevap verdiğim için kusuruma bakmayın lütfen.
Burayı silmiyorum, ben olsam da olmasam da yaşasın