Özlem ki tutkunluktur bir başkasının özlemine*
eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun (1)
bir inceliğe terkedecekse bizi, aşkolsun o ayrılığa (2)
ne özlemi düpedüz kana ekmek doğramak bu (3)
delirdi denizde yosun çayda balık, gel artık (4)
ellerim yetişmiyor göğe, senin bulunduğun (5)
hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula (6)
çimlerdeki nar lekelerinden bulur, gideriz yolumuzu (7)
kendi sabrını deneyen taş, kaç gecenin çölüdür bu ayrılık (8)
trenin penceresinden, ak boynundur geçen upuzun (9)
neden akşam oluyorum tren kalkınca (10)
gece mi geçip giden yanından, yıkan seni yolculuğun mu (11)
ve gün, avuçlarından kayan bir gümüş balık (12)
____________________________________________
(*) Bu kolaj, bazı şairlerin birer, bazılarınınsa ikişer dizesiyle oluşturuldu. Başlık, Edip Cansever‘in bir dizesidir.
(1) İlhan Berk
(2) Hafız
(3) Metin Eloğlu
(4) Gülten Akın
(5) Mevlana
(6) Özdemir Asaf
(7) Akif Kurtuluş
(8) Birhan Keskin
(9) Ahmet Ada
(10) Hasan Hüseyin
(11) Hanan Awad
(12) Sabri Esat Siyavuşgil


Metin agabeyim,
Cok guzel bir calisma olmus…. Ask deyince ismi lazim degil birileri olayi kontrolune alip bana tas kalpli falan demis ama verdim agzinin payini :p
Cabucak donsende iki okuldas beraber saldirsak :)
Metin agabey,
Bu arada senin ve blog ahalinin Mirac kandilini de tebrik ederim….
Bir çok sırrın Efendimiz (a.s.m.) tarafından keşfedildiği bir gece….
Tamamı Cenab-ı Hakk’ın lütfu izzeti…
Habibinin (a.s.m.) Ümmetine hediyesi…
Böyle bir gecede :
Mısralardaki ” Açılır bab-ı Subhani, Dökülür feyz-i Rabbani ”
Damlalarından sonsuz istifade etmeniz temennisi ile…
Dualarınızın Mucib (c.c.) tarafından kabul olunması temennisi ile…
Bu gece Hakk’a ibadet zamanıdır..
Ey An-ı Seyyale.!
An Hakk’a Vuslat anıdır.!
Bila teşbih Efendiler Efendisi (a.s.m.) gibi Hakk’a yükseliş anıdır.!
Ruhen - Bedenen - Akıl - Sır - Kalp vesaire…..
Rabbim bu gecede feyzinden mahrum etmesin.!
Zatından gafil eylemesin.!
Nur u Aşk ile…
Kelime
efem ben iki ve on numero diyorum daha da bişi diyemiyorum…:)
… (13)
A. Bey (şimdi siz böyle rumuz koyunca adınızı açıkça söyleyemedim belki siz istemezsiniz diye),
Öncelikle size özür borçluyum, e-mail’inize bir türlü cevap veremedim. Bunun nedeni ihmalden ziyade, derlitoplu ve tatmin edici bir cevap verebilmekti. Onu inşallah bir yazı olarak geçeceğim Jazzetta’ya. O zaman belki beni affedersiniz.
İkincisi, 13 hangisidir bilemedim? Başlıktakini mi kastettiniz, yoksa hiçbirini mi? Merak ettim şimdi.