jazzetta

“renk renk düşünceler kaldı söylenmedik” (hayyam)

Drama (1)

Abbas, ya da adın her neyse! Mutluluk ya da belki mutluluğu hak etme ereğiyle ahlakçılık taslıyorsun; iki şekilde de, varolmayı bir ödev bilinciyle sınayıp içini dolduruyorsun. Yaşam denen ayracın ergeç kapanacağını bilsen de umursamıyorsun bunu aklın sıra, o ayracın içinde güzel, pırıltılı, ışıklı bir matematik – hayır hayır, cebir- dünyası kuruyorsun kendin için. “Kapa parantez”den sonra “eşittir sıfır”ın geleceğini bilmediğini sandığımızı mı sanıyorsun! İşin gücün siyahları beyaza boyamak; aklına getirmek istemesen de siyahla karşılaşan beyaz kurşunileşecek, göğsünü delip geçecek. Senin cennetin yeryüzü olmalı; alçakgönüllü bir tanrısallık bu, peki Tanrın kızmayacak mı bir tür sirk kurarak yarattığın bu şirke?

(Kahramanımız şaşkınlığını sürdürecek)

01.07.2007 - 00:45 - Yazan: metin | FAKİRİN KİLERİ | | 11 Yorumlar

11 Yorumlar »

  1. ilginç bir seri olacağa benziyor..
    merakla bekleyeceğim..

    Yorum yazan: Ece | 01.07.2007 - 00:50

  2. Ece Kardeş,

    Siz daha sütünüzü içmediniz mi? (Şaka şaka! Hani geceyarısı olmuş da onunçün…)

    Teşekkür ederim. Dizinin kendisi değil sonu ilginç olacak asıl.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 01.07.2007 - 01:05

  3. Metin bey,

    Daha birkac paragrafi yazilmis bir metne cerrahi ihtimam ne derece dogrudur bilmiyorum, ama huylu da huyundan kolay vazgecemiyor <G>

    Abbas, ya da adın her neyse! Mutluluk ya da belki mutluluğu hak etme ereğiyle ahlakçılık taslıyorsun; iki şekilde de, varolmayı bir ödev bilinciyle sınayıp içini dolduruyorsun.

    Guzel.

    Yaşam denen ayracın ergeç kapanacağını bilsen de umursamıyorsun bunu aklın sıra, o ayracın içinde güzel, pırıltılı, ışıklı bir matematik – hayır hayır, cebir- dünyası kuruyorsun kendin için.

    “bir matematik – hayır hayır, cebir- ” cok guzel.

    “Kapa parantez”den sonra “eşittir sıfır”ın geleceğini bilmediğini sandığımızı mı sanıyorsun!

    Burasi tartismali..

    “Kapa parantez”den sonra “eşittir sıfır” mi yoksa “eşittir yok” mu, yoksa sadece “kapa parantez” mi oldugu tartismali..

    Ya da soyle soyleyeyim: Tartismali oldugunu soyleMEmek bir onkabulu gizler bence.

    İşin gücün siyahları beyaza boyamak; aklına getirmek istemesen de siyahla karşılaşan beyaz kurşunileşecek, göğsünü delip geçecek.

    “kurşunileşecek, göğsünü delip geçecek”…

    Olaganustu!…

    Senin cennetin yeryüzü olmalı; alçakgönüllü bir tanrısallık bu, peki Tanrın kızmayacak mı bir tür sirk kurarak yarattığın bu şirke?

    Imkansiz degilse, izin verilmistir diyebilir miyiz?

    (Kahramanımız şaşkınlığını sürdürecek)

    Kahramanimiz olmasa da, ama saskinligimiz hep olacak gibi..

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 01.07.2007 - 10:07

  4. Muzmin Bey,

    Önce yine cahilce bir soru: Ben niye bu ilk “Yorum yapın” penceresinde bu harf stili meselesini bir türlü çözemiyorum acaba?

    Şimdi gelelim değerli yorumunuza…

    ***

    “Kapa parantez”den sonra “eşittir sıfır”ın geleceğini bilmediğini sandığımızı mı sanıyorsun! [MtP]

    Burasi tartismali.. // “Kapa parantez”den sonra “eşittir sıfır” mi yoksa “eşittir yok” mu, yoksa sadece “kapa parantez” mi oldugu tartismali.. // Ya da soyle soyleyeyim: Tartismali oldugunu soyleMEmek bir onkabulu gizler bence. [MA]

    Burada bir önkabul varsa şayet -ki var, sizin de parmak bastığınız gibi- bu, bana değil, yazar-özne’ye ait bir önkabul. Yoksa bence de tartışmalı orası.

    ***

    Senin cennetin yeryüzü olmalı; alçakgönüllü bir tanrısallık bu, peki Tanrın kızmayacak mı bir tür sirk kurarak yarattığın bu şirke? [MtP]

    Imkansiz degilse, izin verilmistir diyebilir miyiz? [MA]

    Diyebiliriz bence. Ama en doğrusunu yazar-özne bilir tabii!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 01.07.2007 - 12:05

  5. Çok güzel bir yazı,yorumsuz kalamadım.Tebrikler.
    “Abbas, ya da adın her neyse! Mutluluk ya da belki mutluluğu hak etme ereğiyle ahlakçılık taslıyorsun; iki şekilde de, varolmayı bir ödev bilinciyle sınayıp içini dolduruyorsun.”
    Var olmayı,sıfatlara ve onun doğal neticesi sorumluluklara endeksleyen,kısaca var olduğunun ispatına kalkışan birinin isyankar ve mutsuz bakış açısı ile yapmış olduğu bir tespit gibi.
    Yaşadıkları ile mutlu olamayan bir insanın varoluşunun, mutluluk hedeflendiğinde anlamlı olacağına kendini inandırarak kendini şartlandırmaya kalkıştığı bir düşünce tarzı.
    Ödev bilinci ile ne hakkında düşünürseniz düşünün mutlaka baştan kabul ettiğiniz bir takım ön kabulleriniz olacaktır.Bu bakış açısındaki biri için hayata ait düşünülen her şeyin bir takım şartları vardır.
    Aynı ereğe sahip olan bir nihilist için ahlakçılık ne derece önemlidir ki?
    Peki ya varolmayı ödev olarak değil de lütuf olarak algılayan biri için mutluluk amaç mıdır yoksa olagan bir sonuç mudur?
    “Yaşam denen ayracın ergeç kapanacağını bilsen de umursamıyorsun bunu aklın sıra, o ayracın içinde güzel, pırıltılı, ışıklı bir matematik – hayır hayır, cebir- dünyası kuruyorsun kendin için.
    “Kapa parantez”den sonra “eşittir sıfır”ın geleceğini bilmediğini sandığımızı mı sanıyorsun! “
    Bu çok ilginç zira Abbas’a ait olduğunu okuduğumuz düşüncenin aslında ,Abbas’ın değil de ona bakan gözlerin sahip olduğunu görüyoruz.Abbas’ın üçüncü kişilerin sanması için var olmayı ödev gibi kabul ettiğini düşünmüyorum.
    Kim doğru bakış açısına sahip akvaryumdaki balık mı,ona dışardan bakan mı?
    “İşin gücün siyahları beyaza boyamak; aklına getirmek istemesen de siyahla karşılaşan beyaz kurşunileşecek, göğsünü delip geçecek. Senin cennetin yeryüzü olmalı; alçakgönüllü bir tanrısallık bu, peki Tanrın kızmayacak mı bir tür sirk kurarak yarattığın bu şirke?”
    Merak ettim sizin siyahlarınızı mı boyuyor yoksa kendi siyahlarını mı?Kurşunileşecek siyahlar kime ait.Mutluluk ereği olan birinin siyahları hiç yoktur ki!

    Keşke Abbas konuşsa!

    Yorum yazan: çuvaldız | 01.07.2007 - 13:25

  6. Çuvaldız Hanım,

    Sizin için de söyleyeyim: Ne güzel sürpriz bu böyle! Ne zamandır uğramıyordunuz…

    Yorumunuzla zenginleştirdiniz. Çok teşekkür ederim. Diyebileceğim, sadece, son cümlenizi tekrarlamaktır şimdilik: “Keşke Abbas konuşsa!”

    Yorum yazan: metin-thePoor | 01.07.2007 - 13:28

  7. Küs kalmayı becerebilen birisiniz diye düşünmüştüm,sizi mekanınızda rahatsız etmek istemedim.DEdiğiniz gibi hane sahibi sizsiniz bizler bazen uğruyoruz tabii herşey ev sahibinin tavrına bağlı.

    Yorum yazan: çuvaldız | 01.07.2007 - 13:40

  8. Çuvaldız Hanım,

    Benim küslükle işim olmaz. Bunu bilememiş olmanız beni şaşırttı.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 01.07.2007 - 13:45

  9. 8′e ek:

    Her zaman beklerim sizi de…

    Yorum yazan: metin-thePoor | 01.07.2007 - 13:52

  10. Daha önce de dediğiniz gibi sizi tanımam mümkün değil sadece yazdıklarınızdan dolayı oluşmuş bazı yanlış/doğru kanılarım var.
    Benim bilemediğim yazılanların her zaman yazanı ifade etmeye muktedir olamadığı,bu da sizi şaşırtmasın herkes her şeyi bilemiyor.
    Nazik karşılamanıza da ayrıca teşekkür ederim.

    Yorum yazan: çuvaldız | 01.07.2007 - 14:38

  11. Metin bey,

    Ben niye bu ilk “Yorum yapın” penceresinde bu harf stili meselesini bir türlü çözemiyorum acaba?

    Anladigima emin degilim, yine de cevap vermege calisayim.

    WordPress’in yorumlarda kabul ettigi tag listesi surada gorulebilir.

    Siz, <blockquote>..</blockquote> taglerini kullanmagi unuttunuz galiba..

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 01.07.2007 - 14:41

Yorum yapın