jazzetta

“renk renk düşünceler kaldı söylenmedik” (hayyam)

Cibali’de inecek var!

Darbeli matkap döneminin sıkıntısı yetmezmiş gibi, çöl sıcağına da tutulduk. Ağustos da yaklaşıyor, yakında bi de deprem gelirse dadından yinmez gayrı. Khayırli ugirli ossun sayın seyirciler. Puslu havadan da, sıcak havadan da hiç hazzetmem. Hazır mayışmışken, bugün de pazartesiyken, ajanstaki önemli bir iş için de aklıma en ufak bir fikir kırıntısı gelmemekte inat ediyorken, kafayı yemek üzereyken, üstelik de “emekli militer” ve “paramiliter” tilciklerinin farkını Türkçe Sözlük’ün 2007 basımında bir türlü bulamıyorken (: tekinsiz bir mevzu + nafile bir çaba), gelin kendimizi aşka ve musikiye adamaya devam edelim efendiler hanımlar.

Ezginin Günlüğü’nü bilenleriniz bilir. Çok fazla düşkünlüğüm yoktur o topluluğa, ama sever ve saygı duyarım kendilerine. Gelgelelim bir şarkıları var ki, işte o fena! Benim gibi azılı bir tütün düşmanına bu şarkının kendini sevdirebilmiş olmasının tek bir sırrı var. Bizim bütün ölçülerimizi baştan aşağı değiştiren, bizi tepeden tırnağa dönüştüren, hayata ve ölüme meydan okumamızı sağlayan, engüzelhuzursuzluk durumumuz… Yani aşk.

Hadi bakalım. Dinleyelim. Neredeyse bi cigara yakasım geliyor. Tövbe tövbe!

25.06.2007 - 09:44 Yazan: metin | LATERNA | | 12 Yorum