Uyuyan Güzel ve saz arkadaşları
Cazgır Hanım’la tanıştırayım sizi. Bahçe kedisi. Diyor ki: “Babamın malikanesine bir yılda 188.092 giriş yapılmış. En şanslı günündeki skor, 1.059 olmuş.”
![]()
![]()
Bu da Hoppidi[k] Hanım. O da bahçe kedisi. Kulak verelim kendisine: “Babam bugüne kadar 457 yazı döktürmüş. Bu yazıları, malikanemizin 21 köşesinde cızıktırmış.”
![]()
Sol penceredeki vatandaş, Kınalı Hanım. Cazgır Hanım’ın kızkardeşi. “Babamın okurcuklarının yaptığı yorum sayısı, cevaplarla birlikte 9.942 adet.” diyor ve ekliyor: “1.500’ü aşkın spam hariç.”
![]()
Hoppidik Hanım – Cazgır Hanım ikilisi: “Babamız yuvarlak rakam hastası. Keşke Jazzetta’nın bir yılı dolarken yorum sayısı tam 10.000 olsaydı diye kıvrandı durdu! Ama sakın yanlış anlamayın, babamız ‘sözde’ değil ‘özde’ yorumları sever. Yine de Muzmin Beyamcamız gibi ‘az ama öz’ değil, ‘çok ama öz’ politikası güder. Muzmin Beyamca, Muzmin Beyamca, hani Misket Bey‘in resmi?”
![]()
![]()
“Beni, insanoğlunun otomobil adını verdiği ve direksiyonuna oturduğu vakit metamorfoza uğradığı teneke yığını, sevdiklerimden ve hayattan aldı. Babam acısını içine gömmek için adımı unuttu artık. Geçici olarak Siyah Hanım diyebilirsiniz bana. Cazgır ve Kınalı Hanımlar’ın kardeşiyim. Babam beni hatırladığı zamanlarda nedense Bilge Karasu Beyamca’nın Göçmüş Kediler Bahçesi’nde bulabileceği ümidine kapılır. Dünden beri içinde bir burukluk var babamın. Çekirdek okurcuklarından çoğunun bir bardak çay içmeye gelmeyişinin verdiği bir buruklukmuş bu, bana söylediğine göre. Tahmin etmiştim zaten.”
![]()
“Bu saygıdeğer prensesi tanıyorsunuz hepiniz: Minti Hanım. Kendisine ‘Uyuyan Güzel’ de diyebiliriz. Uyurken fevkalade artistik pozlar verir, daha bu ne ki! Evin kedisi olan Minti Hanım’ı öyle çok kıskanıyoruz ki, ben Hoppidik Hanım mesela, bizimkiler kapıyı açtıklarında sotadan fırlayıp içeri dalıyor, aşağı kata inerek Minti Hanım’ın mamasını anında silip süpürüyorum ve ben Cazgır Hanım, onun pencereden çıkışlarına bir son verdim cazgırlık yaparak, adım da o yüzden böyle zaten.”
![]()
“Bizler son kuşağız. Bu bahçeden öyle çok kedi geldi geçti ki babamlar sayısını bile unuttu. Bundan on yıl önceki birinci kuşak, Cazibe Haminne ve kızı Şükufe Hanım ile başlar. Aralarda babamın anılarında çok özel yeri olan birkaç kuyruklu melek var. Mesela babamın, hakkında mutlaka bir yazı yazmak istediği Şamşeytanı Hanım ile The Kedi Bey. Ha, bi de Sümüklü Hanım.”
![]()
“Hadi artık, bize müsaade. Babamız bugün bahçeyi bellemeye niyetli. Dediğine göre bu ülkeye pek yakında totaliter bir rejim bir kabus gibi çökebilirmiş. Ona bu kadar kötümser olma, felaket tellallığı yapıp okurcuklarının da canını sıkma diyoruz ama dinletemiyoruz. Neyse, stresini çim ekerek atsın bari, atabilirse. Öyle yorgun ki mecali yok aslında… Ha, unutmadan: Buradan başta Peri Hanımabla ve Bekir Beyamca‘nınkiler olmak üzere tüm kedi kardeşlerimize en kedice miyavlarımızı yollarız.”
48 Yorumlar »
Yorum yapın
About
Beniâdem içre bir âdem. Ademin mevcudiyetini yahut mevcudiyetin ademini merak ediyor. Ne Konstantiniyye’siz yapabiliyor, ne de Konstantiniyye ile. Kendine göre bir ütopyası ve distopyası var. Başak burcu. Mekteb-i Mülkiye-yi Şahane-i Osmanî mezunu. Müellif ve muharrir olduğu iddiasında ama bu aslında bir muammadan ibaret. Hayatta aşkla bağlı olduğu ilk ve son şey, Türkçe. Arada birkaç şey daha var tabii. Bazen kendisi olduğunu düşünüyor, Borges’in kulaklarını çınlatarak. Blues, caz, progresif rock, fusion, klasik, barok, tango, türkü ve şarkı seviyor -sırayla değil ve sadece bunlar da değil. Yüzme bilmiyor ve bu gidişle hiçbir zaman öğrenemeyecek. (Bu kadar ayrıntılı tarife lüzum yoktu ya neyse!)


Saliha Hanım’ın kedilerine selam sarkıtmayı sabah sabah uyku sersemliğiyle unutmuşuz, bizi bağışlasın lütfen.
“Babam, henüz fotoğraflarını bilgisayara yükleyemediği için benim üç adet veledimi bu yazıda tanıma şerefine nail olamadınız. Hem zaten adları da yok daha.”
İmza: Cazgır Hanım.
Yazılarla resimler alakasız durdu. Yazı altlarına gelen resimler aslında bir sonraki yazıların resimleridir. Ayrıca sanırım bütün okurcuklar, üstlerine tıklandığında/tıklandıkça resimlerin büyüyeceğini biliyordur.
ne yapsak metin bey? dünyalıkları satıp küçük bir ada mı satın alsak okyanusun ortasında? benim ufacık bir evim var ehh üç beş kuruş gelir ondan. bir de, mutfakta bir sürü bira şişesi.onları da ticaretlendirdik mi bakkalda,kedilere talebe indirimli bilet alabilir miyiz acaba?
Valla bilmem ki Darmaduman Bey. Biz Konstantin Bey’le çoktaan kafayı bozduk zaten de, kelepir fiyatına bi ada bulamadık gitti Pasifik’in ortasında… Bi de tabii benim 6+1 sistemimi dijitalize etmem lazım.
bir kedim bilem yok….
Kaçakkova Bey,
Ex-patronum güzel söyler o şarkıyı. Verelim size bi kedi, hatta birkaç kedi! Bakın Bekir Bey’de ne güzel kedilerimiz var:
http://jazzetta.wordpress.com/2007/06/05/hist-orada-misiniz/
:P
8′e dil çıkardım, dokuza yorum yapabilirim artık.
sebastian, kahve vaa mı kahve?
türk işi olsun pliiiz! az şekerli evet. kahvemi içerken geçmiş yorumlara, yazılara falan bir bakarım. kaç gündür kim ne yazmış, kim kime kızmış, çemkirmiş, köpürmüş ya da lâf sokmuş..
Metin Beyciim, Jazzetta’nın başı göğe ermiş diye duydum. essah mı? efenim asan kesen filân yok, nirden çıkarıyonuz bunları allasen.. teprik ederik, devâmını dilerik!
şimdiii.. güzel bir pazar olsun; ayrılanlar kavuşsun, hastalar şifâ, dertliler devâ bulsun.
- Allahım! bu sefer içlerinde bana da, bana da yer ver. âmin.
:)
Cano Hanım,
Bir geldiniz, pir geldiniz! BÖYYÜK ÖDÜLÜMÜZÜ KAZANDINIZ ALNINIZIN TERİYNEN! 10.000′inci yorumun sahibi olaraktan. Tebrikler!
Şincik posta kutuma bir kargo adresi virirseniz, size hedayenizi yollayabilirim. Paşa keyfiniz isterse tabii kine.
(Bana bugün e-mail atar da bir soru filan sorarsanız, cevabını ancak yarın verebilirim, bugün açamıyorum.)
hahhahhaaa… :))
8′e dil çıkarmak uğur getirdi desenize Metin Bey. millet şike var sanacak, lûtfen gerekli açıklamayı yapar mısınız? yau keyfin paşası, sultânı mı olur? ne güzel işte.. güzel bir gün olsun diye dilemiştim, bu YETMEZ Mİ? ama yok, vazgeçtim. artık istemeye devâm edeceğim. istedikçe veriyor gâlibâ. arsızlık mı? peki. hem O’ndan istemeyeceğim de kimden isteyeceğim, di mi ama? :))
aderesemi postanıza şe’edeceğim fırsat bulunca.
AY ÇOK MUTLUYUM! Bülent Beeey! görün işte, nasıl da rastladım güzel bir tesâdüfe.
yok yok, ben kesin psişik bi kimesneyim.. hı?
Valla şike mike değil. Yazıda da belirttim zaten. İki gündür gözüm yollarda kaldı hedaye verebilmek için millete. Ee, kısmet sizeymiş efenim. Muzmin Bey’e çıkacak diye ödüm koptu. Çünkü hedaye elimde patlayacaktı o vakıt.
Hedayeniz vatana millete hayırlı uğurlu ossun. Yalnız nasıl bir hedayeden hoşlanacağınız hususunda ipucu virirseniz pek bir makbule geçer. Hayatta en zorlandığım şey budur benim.
valla o sizin takdiriniz Metin Bey.. ağanın eli tutulmaz derler. ama ille de ipucu istiyorsanız şuna hayır demem yâni:
http://www.autodacerimonia.it/deville.jpg
olmadı bu da olur:
http://www.allsportauto.com/lemire/ford/mustang/shelby_500/1969_ford_mustang_shelby_gt_500_04_m.jpg
anlaştık mı? :))
bu arada tam 1 saat arayla yazmayı da başardım ya, helâl olsun bana! ah bu takıntılarım..
Anaaa! Vışşşş! Abariii! Aboooow!
öyle vışşşlayacaksanız neğen soruyonuz a canım Metin Beyciim?! sordunuz, söyledik.. siz yine duâ edin şunu istemedim:
http://www.7extrememotorsports.com/lemans/cars/lamborghini-diablo-gtr-06.jpg
Cano Hanım Cano Hanım,
Sayıynan gendünüze geliniz! Siz benim o bahsettiğim 6+1′i mi tutturduğumu sanıyonuz? Münasip ve mütenasip bir hedaye nenize yetmez a kuzum? Üstüme iyilik sağlık ayol!
tamam tamam, şu olsun bâri. kırk yıl unutmayız gaari:
http://www.wexfordartscentre.ie/NewFiles/Coffe%20chocsshad.jpg
ama sütlü olsun, e mi?
Metin Bey kolay mı öyle 10000. yorumu tutturmak?! tabi kolay şeyler istemeyeceğim allaallaaa!.. siz de 6+1′i tutturuvirin n’olcak?!
Niye uçlarda dolaşıyonuz yaw? Ben sanal değil hakiki hedayeden bahsediyom.
19′a cevap:
Eğer 6+1′i tutturursam siz benim hayallerime bilem yetişemezsiniz efenim!
21′e ek:
Ama aslında haklısınız valla. Kolay değil 10 bininci yorumu tutturmak. Az kalsın 9999′uncuda kalıyordunuz. Ödüm koptu sizin adınıza.
22′ye ek:
İki gecedir uyku düzenim altüst oldu, ulan bu onbininci talihli kim olacak aceba diyerek…
20′ye ek:
Ek yapa yapa başım döndü! Neyse, hedayeyi verecez vermesine emme, kuyruklu hanehalkımıza dair tek kelime etmişliğiniz olmadı bu arada, hıyırdır efenim?
3′teki bozukluğu biraz düzelttim sayın seyirciler.
amanin! bombardımana dutuldum! olsun, bağışıklığım var nasılsa..
hânehalkının gıdılarından okşuyorum şefkâtle. özellikle şamşeytanı hanım hakkındaki yazınızı bekliyorum. bayıldım ismine! :))
sanal hedâye istediğimi de kim söyledi Metin Beyciim? onlar ipucu olsun diyeydi. renk, model, cins hakkında önbilginiz olsun maksat. benim bildiğim epey galeri var, gider alıveririk bi koşu canım n’olucak. :P
ayrıyetten benim hayâllerimi ne biliyonuz siz bakem? bunlar hedâye sorusuna cevaptı. hayâllerime ben bile yetişemiyorum, siz nasıl yetişeceksiniz..?
meselâ dün değil evveli akşam sâhilde yine koştum peşlerinden. yetişemedim. olsun be candan dedim, belki onlar da bir gün senin peşinden koşarlar. ;)
1. Benim 20′m sizin 18′inize cevaptı efenim.
2. Şamşeytanı Hanım, inanılmaz bir kediydi. Çok üzülürüm aklıma geldiği zaman zavallıcık. Yazarım kısmet olursa ileride.
3. Sizin hayallerinizi ne bilem! Ben kendiminkileri biliyom. Lotoyu tutturduğumda arkalarından ben bilem yetişemeyecem, kaldı ki siz yetişesiniz! Size çıkarsa da sizinkilere yetişemeyiz, ödeşmiş oluruk böylelikle olur biter a canım Cano Hanımcığım!
28′e ek:
Bu arada, parti Peri Hanım’ın malikanesinde tertiplendi. Bi koşu gidip pastadan pay gapın efenim. Taze demlenmiş çay, buz kibin naneli limonata ve ayrıca sotada dondurma kaymak da var walla! Yalnız o dondurmadan bana da ayırın çaktırmadan ha!
Peri Hanım’a uğradım ben dün gece ama çok kalabalık diye girmedim içeriye. kalabalık geriyor beni mâlûm.. şimdi de evin yavrusuyla dışarı çıkıyoruz. dönüşte uğrarım, dondurma kaldıysa birkaç kilo şe’ederiz kısmetse. sizin için de tabi.
Birlikte ada paylasilasi gelinen Giymetli Metin agabey,
eger benden once Candan Hanimin hedayesinin eline gectigi kulagima gelirse basimi (yaw bu arada cok organli bir yazi oldu) dasdan dasa vuurur kendimi intihar ederim… O zaman siz de baska birine 6lari dutturtursunuz…
Bu arada Kedi arkadaslarin hepsinin cenelerinin altindan bidi bidi yapiyorum…. kendilerine bir kilo ciger benden!! :)
Metin Bey, 29′u okuyunca, paraşütleri açtım ve ilgili adrese damladım. Bir tutam solmuş(!) çiçek bıraktım buraya
KALEMİNE-KELAMINA YÜREĞİNE KUVVET Dostum:))
Jazzetta’nın yaş günü kutlu olsun.
sevgili metin bey
Anladım ben, kedi fotoğrafı görünce dayanamıyorum. En güzel fotoğraf minti hanım’ın “dünyanın en keyifli kedisi benim” yatışı fotoğrafıydı. Fıstık Bey öyle yatınca ben usulca yanına gidiyorum ve göbeğini öpüyorum. Ohh, doya doya öpüyorum. Evet, uyandırmış oluyorum ama hiç aldırmıyorum. hehe
marruu
Miyavlar gec ulasti. Melek Danny ve cocuklari Kader, Kismet, Bulut, Ajdar ve isimsiz misafir anne ve her gun biraz daha tatlilasan uc yavrusu “miyaw back at y’all”.
metin bey,
ne güzel isimleri var bu yaramazların ;)
yazınızı okuyunca çocukluğumdan bu yana tanıdığım kedileri düşündüm (sonuncusunu birkac yıl önce bir kazada kaybettigimden beri bir kedim olmadı, uzun bir süre de olmayacak sanırım. amaan bu kutlama yazısında hüzünlü şeylerden bahsetmek de nerden çıktı şimdi, neyse devam edeyim ben)
tanıdığım kedilerin adları musti, sırma, mışık, misafir, öcüböcü, sarı ve santana idi. musti bir apartman kedisiydi (bin yaşındaydı sanki), sırma onun kızı, mışık da torunuydu.
misafir, bir var bir yok bir kediydi, öcüböcü yüzündeki tuhaf maske ifadesiyle insanı korkutmaya çalışan ama bunu hiç başaramayan bir çocuk gibiydi.
sarı, özgürlüğüne düşkün atletik bir kaplandı, sokaktan geldi, sokağa döndü.
santana neşeli ve dikkat çekme üstadı bir yaramazdı. kalp ağrım oldu.
böyle işte…
gerci peri’nin yerindeki partide kutlamıştım ama olsun, tekrar nice yıllara efenim.
Tüh be abicim keşke hedayeyi ben kazanaydım. Şurda senden isteyip isteyeceem sevdiğin etkilendiğin bir kitap olabülüüdü mesela. Sende baya ii yazarlar vardır ya o bakımdan yani!
sevgili metin bey,
kedilerinizin hepsi pek şirin. pencereye gelip öylece teklifsizce oturmaları da çok şeker. bizim tina’nın kendini böyle kayberdercesine uyuduğu pek enderdir. kıvrılır tina. bazen öyle çok kıvrılmak ister ki, tesbih böceği gibiolur. gözlerini de kapatır koluyla.
demek bahçenizde güller, havuzlar var:) demek mutfağınız bu kadar geniş! demek kanepeniz kahverenkli, perdeleriniz beyaz denizli kumaşından! demek pencereleriniz böyle bahçeye açılıyor! ne güzel. bakın, hakkınızda bir anda ne çok şey öğrendik:)
sevgiler.
Madem herkes burada, ben de herkese duyuru yapayım :)
metin bey, beklerim.
http://kirazdal2.blogspot.com/
gerçi bekir beyin siteye de haber bıraktım.
http://bekirlyildirim.wordpress.com/2006/09/30/spor-ve-inanc-hurriyeti-yahudi-balili-musluman-ollajuwon-ve-laik-hakan-sukur/
Metin Beycigim, tebrikler!!!
bloglarımız da burçdaşmış meğer bizim gibi!!! ne büyük tesadüf!
kedilerin ağzından yazdığınız istatistiklere bayıldım. ikinci yılı daha bereketli olsun, kaleminizden güç, blogunuzdan ziyaretçi ve yorumcu eksik olmasın!
vay bee, bir yıl… hem uzun, hem de kısacık… dur ben de bakayım istatistiklerime, hatta bir de doğumgünüsü mesajı çiziktireyim, tam olsun…
Konstantin Bey,
Valla bu hedaye işi rüyalarıma bilem girmeye, kabusa dönüşmeye başladı. Mesela bu gece Cano Hanım’a aldığım hedayeyi gördüm rüyamda, keşke bunu kendime alsaydım dedim.
Fekat dediğiniz zor. Çünküm siz taaa Nikaragua’larda -pardon- Florida’lardasınız, oysa Cano Hanım şuracıkta. Aha şincik göndereyim, iki saate kalmaz eline geçer.
Zihni Bey,
Teşekkürümü Peri Hanım’ın malikanesinde ettim, buradan da etmiş olayım. Sağolun sevgili dostum.
Sevgili Miso Hanım,
Minti Hanım ile diğer hanımların arasında sınıfsal çelişki var! Kendisi tam bir küçükburjuva. Biz sınıf farkından rahatsızız biraz tabii ama işte gelin görün ki bizim evde bir yandan çocukerkil (fırsat bu fırsat, bu itirafı da araya sıkıştırmış olayım!), bir yandan da Mintierkil bir düzen olduğundan yapacak birşey yok maalesef.
Bekir Beyciğim,
Yaw son zamanlarda kedicikler de olmasa birbirimizden haberimiz olmayacak diyecektim ama bu doğru değil, çünkü ben sizin malikaneyi hiç ihmal etmiyorum. Sadece biraz tırsıyorum; çünkü siz gözünüzü budaktan esirgemeden saydırıyorsunuz egemenlere, benimse kaybedecek zincirlerim -çoluk çocuk vesaire- var! Ben atıp tutan ama bir halt edemeyenlerdenim maalesef işte. Ne işe yarayacaksa…
Peri Hanım,
Hakkımda öğrenilmedik ne kaldı ki zaten! Onu da yakında bilmemkaç nümerolu kanun mucibince öğreneceksiniz zaten.
Pınar Hanım,
Ah sağolun varolun! Hakikaten çifte-burçtaşmışız biz yaw! Ne güzel!
Tansel Bey,
Yaw dert ettiğiniz şeye bakın! Maksat hedaye olsun, hiç sorun değil. Size Cano Hanım’ın kontenjanından bi güzel hedaye ayarlarız artık, ne var bunda!
Metin Bey,
ee..? bütün gün evdeydim gelmedi kargo felân. yoksam yanlışlıkla Tansel Bey’e mi yolladınız benim hedâyemi?
bana ne valla ben hedâyemi isterim! almadan da şurdan şuraya gitmem! bileğimin hakkıynan kazandım ben onu. dimek üryânıza girdi.. söyleyin hadi, neydi neydi?!
Tansel Bey,
Siz artık hem çok meşgulsünüz, hem de buralara uğramıyorsunuzdur, malikanenizin kapısına da kocaman bi asma kilit takmışınız, herkesi sokmuyorsunuz. Yine de çıkmadık canda ümit vardır ya, ola ki gözünüze çarparsa bu yazdığım, lütfen ses edin. Size bir kitap hediye etmek istiyorum.