jazzetta

“renk renk düşünceler kaldı söylenmedik” (hayyam)

Hanımköy’de var bir yılan…

Görmesini bilen için görmek zor değil. Ahmet Altan yazmış. Üzerine tek harf eklemeye gerek yok bence:

Aklıma hep o eski fıkra geliyor. Adam tren makasçısı olmak için sınava girmiş.

Sormuşlar:
- Karşılıklı iki tren aynı hatta hızla birbirine doğru gidiyor… Ne yaparsın?
- Makası değiştiririm.
- Makas kilitlenmişse ne yaparsın?
- Manivelayla kilidi açmaya çalışırım.
- Kilit açılmıyorsa?
- Bizim hanımı çağırırım.
- Niye?
- Kazayı o da seyretsin diye.

Sanırım “hanımı” çağırma vakti yaklaşıyor.

Kazanın geldiğini görüyoruz ama ne makası değiştirebiliyoruz, ne kilidi açabiliyoruz.

Bir büyük şehirde bombanın patlamasını epeydir bekliyordum, bir iki dostuma da söylemiştim.

Ankara’da bomba patlayınca sadece orada ölen insanlar için acı duymadım, geleceğimiz adına iyice korktum da.

Çünkü şimdi başka büyük şehirlerde bombalar patlayacağından ve suikastler olacağından endişeleniyorum.

İnsanların “yeter artık, bir şeyler yapın” diye haykıracağı ve bir “sıkıyönetim” ilanını kaçınılmaz kılacak yeni belalar gelecek gibi görünüyor.

Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanlarının, bombanın patladığı yerde ortaya çıkmaları ve “bunların devam edebileceğini” söylemeleri endişelerimi daha da artırdı.

Bu arada, “Kuzey Irak’a girelim” konuşmaları da çoğaldı.

Genelkurmay sitesinde, birdenbire “Amerikan uçaklarının Türk hava sahasını ihlal ettiği” haberi yer aldı.

Türkiye ve Amerika iki NATO ülkesi, iki müttefik, böyle bir olayın kendi aralarında her zamanki uygulamalarla halledilmesi gerekirken bunun neredeyse düşmanca bir edayla açıklanması, güneydoğuda da bir şeyler beklememiz gerektiğini haber veriyor.

Şehirlerde bombaların patlaması, Kuzey Irak’ta çatışmalarla birleştiğinde ülkede tam bir “savaş hali” meydana gelir, sıkıyönetim ilan etmek çok kolaylaşır.

Olayları eleştirmek imkansızlaşır.

Ülke ve insanlar sessizleştirilir.

Seçimler ertelenebilir.

Ordu, adli bürokrasi, cumhurbaşkanı üçlüsü hukuka pek de aldırmayan alışkanlıklarıyla hükümeti değiştirebilir.

Sonrası Avrupa Birliği’nden ve Batı kampından uzaklaşmaktır.

Yeni ittifaklar ve ağır bir diktatörlüktür.

Bütün bunların hedefi ilk bakışta AKP imiş gibi gözüküyor ama bence hedef o değil.

Hedef, demokrasi talepleri çok keskin olan Batı’dan uzaklaşmak.

İktidarda AKP yerine başka bir parti olsaydı da fark etmezdi, aynı oyun oynanırdı.

AKP yaptığı hatalarla bu oyunun oynanmasını kolaylaştırıyor, o kadar.

Peki, ne yapmalı?

Birincisi, Avrupa’nın iyice körleşen yöneticilerine, olacakların sadece Türkiye’nin değil dünyanın da başını belaya sokacağını anlatmak.

Onların pek de akıllıca olmayan Türkiye politikalarını değiştirmeye çalışmak.

Avrupa Birliği ve demokrasi için çok güçlü ve inandırıcı bir kampanyayı süratle başlatmak.

AKP’nin din vurgulu siyasetini derhal demokrasi vurgulu bir siyasete çevirmek.

AKP’ye duydukları nefret nedeniyle “darbe” yandaşlığına bile sıcak bakan kitleleri, konunun AKP değil, çocuklarının geleceği olduğunu açıkça göstererek yeniden demokrasi yandaşlığına çekmek.

Her düşünceden, inançtan, görüşten insanlarla büyük bir demokrasi cephesi oluşturmak.

Bütün bunlar işe yarar mı?

Önümüzdeki vakit çok az.

Avrupalılar kör.

AKP düşmanlığı, demokrasi düşmanlığıyla özdeşleştirildiği için demokratik talepler cılız.

Yani makas kilitlenmiş.

Manivelayı derhal kullanmak gerekiyor.

Bu yapılamazsa…

O zaman “hanımınızı” çağırın.

Bir ülke nasıl batıyor, o da seyretsin.

***

Yıldırım Türker‘in yazısındaki şu sözlerini de aktarmak istiyorum:

(…) AKP’nin sonunu Şemdinli’de görmüştük. Şemdinli iddianamesini hazırlayan savcının yalnızlık, itibarsızlık, işsizlik cehennemine postalanmasına, Şemdinli davasının şimdi geldiği noktaya gelip örtbas edilmesine göz yumduğunda, ikide bir ‘faili meçhul’ bombaların hedefinde yaşayan halkın şahitliğini geçersiz ilan ettiğinde.
Şimdi demokrasi malûl gazileri pozunda, ‘boynubükük, gözü tok’ müsameresine alkış istiyorlar.
(…) Oyunun iyice kirlendiği, faşizmin sütüyle beslenen kitlelerin açıkça zehirlendiği şu günlere gelmemizde AKP’nin payı yok mu? Şimdi kendini demokrasinin temsilcisi olarak yansıtma çabalarını kim ciddiye alır?
AKP’li milletvekillerinin Meclis’e sunduğu polis yetkilerini genişletmeye yönelik yasa tasarısı durumu özetliyor. (…)

***

Eser Karakaş‘ın yazısı da konuyla yakından ilgili…*

—————————————————————————————

(*) Meseleyi kendi açımdan aşağıda Muzmin Bey‘e verdiğim şu cevapla özetleyerek hiç değilse iki satır da ben yazmış olayım:

“MİLLETİN SAHİBİ DEVLET”, kendisinin devletin “malı” olmaktan çıkıp artık “DEVLETİN SAHİBİ MİLLET” statüsüne yükselmesi gerektiğini anlamaya başlayan MİLLET’in uyanışından ürküyor! Egemen zorbalarımız, tarihten ve sosyolojiden ya hiç anlamıyor, ya da çok iyi anladıkları için darbeciliklerini ANLIK olmaktan çıkarıp SÜREÇSEL hale getiriyorlar.

28.05.2007 - 10:12 - Yazan: metin | BUDUR! | | 23 Yorum

23 Yorum »

  1. Iki kisamtrak serh:

    Birincisi: Ankara’da patlayan bombanin gelecegini gormek icin kahin olmaga pek de gerek yoktu bence. Ondan birkac gun once, bir kamyonet dolusu (oldugu soylenen) bir bomba bir yerlerde patlamis ve oralarin da aslinda sanildigi kadar guvenli olmadigina isaret ettigi soylenmisti.

    [Yer ve tarihini yazmiyorum; yazan olursa da benim kasdettigimle alakasi olmadigini pesinen soyleyeyim.]

    Sizi bilmem, ama ben, o kamyonete bir ‘dost’umuzdan bir cevap teskil ettigini sandigim bu vakanin benzerlerinin ilerde olmayacagini soyleyecek kadar safdil birisinin yakasina dort yildiz takilmamis oldugundan ben sikayetci degilim.

    Durumu anla(t)mak yerine, ‘cambaza bak’larin bir degisik (aslinda degil) cesidi olarak yine meseleyi devlet-akp cekismesine konuslandirmagi tenkit etmenizi beklerdim.

    Gelelim, kerameti kaleminden menkul Yildirim beyimizim dediklerine: AKP’nin nerede bittigi cok onemli midir bilemem; ama, cok onemli konulardan basini kaldiramayan bu kiymeti takdirin fevkindeki besik muellifinin Sincan intihar/cinayetleri hakkinda da bir seyler demis olmasini beklerdim.

    Ama, ne gezer.. Beyzademizin, Bilim insanları işbaşında diyerek cagirdiklarinin mahiyeti cok farkli. Onceliklerinin de oyle oldugunu dusunebiliriz tabii ki.

    Kursun atanin haddi hesabi yok.. ama, ornegi bulunmayacak derecede ilginc olan, kursun bize atildiginda, kursunu yiyen biz oldugumuzda, ‘bizimki’lerin sesini cikarmak bir yana, baslarini ote donmesidir.

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 28.05.2007 - 11:28

  2. Muzmin Bey,

    Meselenin derin güçlerle AKP arasındaki bir mesele olmanın çok daha ötesine gittiğini bilmiyor değilim. Bunu Ahmet Altan da vurgulamış zaten. Mesele şudur bence: “MİLLETİN SAHİBİ DEVLET”, kendisinin devletin “malı” olmaktan çıkıp artık “DEVLETİN SAHİBİ MİLLET” statüsüne yükselmesi gerektiğini anlamaya başlayan MİLLET’in uyanışından ürküyor! Egemen zorbalarımız, tarihten ve sosyolojiden ya hiç anlamıyor, ya da çok iyi anladıkları için darbeciliklerini ANLIK olmaktan çıkarıp SÜREÇSEL hale getiriyorlar.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 28.05.2007 - 11:46

  3. Metin bey,

    Meselenin derin güçlerle AKP arasındaki bir mesele olmanın çok daha ötesine gittiğini bilmiyor değilim.

    Baska bir yazinizda ‘Tuz da koktu…’ basligini kullanmistiniz. katiliyorum. Ve, galiba ilk de Mulkiye.. dibine dusmeyen armutlari once oradan mi yetistirdik acaba..

    Surada 3-5 satirda benim gibi karacahil birisinin dahi anlatmaga yeltenecegi uzere, ‘bilmiyor degilim’ dediginiz seyin ozundekinin tutarli oldugunu dusunemiyorum –kendimi zorlasam da.

    Bunu Ahmet Altan da vurgulamış zaten. Mesele şudur bence: “MİLLETİN SAHİBİ DEVLET”, kendisinin devletin “malı” olmaktan çıkıp artık “DEVLETİN SAHİBİ MİLLET” statüsüne yükselmesi gerektiğini anlamaya başlayan MİLLET’in uyanışından ürküyor! Egemen zorbalarımız, tarihten ve sosyolojiden ya hiç anlamıyor, ya da çok iyi anladıkları için darbeciliklerini ANLIK olmaktan çıkarıp SÜREÇSEL hale getiriyorlar.

    Sizi bilemem, ama Altan kardesler en azindan Cetin babalariyla oturup konusabilmeliydiler..

    Belki Cetin pederbeyleri bu veletlere –sizin yukarida bir halusinasyonu yok farzetmege kendinizi zorlarcasina– boyyuk boyyuk harflerle yazdiginiz o ‘millet’ denen muglak mefhumu bu topraklarda ‘devlet’ dediginiz seyin peydahladigini bir anlatirdi.. Ve, belki bilirsiniz, Turkiye Cumhuriyeti, Turklerin kurdugu ilk cumhuriyet degildir –ucuncusudur.

    Ama, anlatmamis anlasilan. O yuzden de, gokyuzunde corek var misali, ‘millet’ lakirdisinin savkiyla sarhos olmus gibidirler…

    Kazin ayagi hic de oyle degil –bence– aslinda. [La havle teneffusunde suradaki yaziyi da okumanizi istirham ederim.]

    Bu toplumu, Osmanli devrinde iki temel sey bir arada tutuyordu: Saray (devlet) ve din.

    Saray kohnedi ve tarih sahnesinden cekildi, ama devlet-millet iliskisi coktaan kurulmustu. (Bkz. Sultan Vahideddin’in, 9 Kasım 1918′de, cuma selamligindan sonra gorustugu Rauf Bey’e: ‘Millet bir koyun surusu. Yonetim icin bir coban lazim. O da benim’ deyisi..)

    Geriye kalan ‘din’ kurumunun ne kadar yapistirici oldugunu da asagi yukari biliyoruz. Asker kacaklarini medreselerde saklayanlari mi istersiniz, dusman beyaz bayrakla gidenleri mi?..

    ‘Beyim, onlar Haymana tarafinda yasarlari’i bir araya toplayip onlardan bir seyler yaratmak projesini bu ‘millet’ peydahlamis degil. Istiklal Savasinda ‘Vatan’ kurtarilmistir, vatandas degil; cunku vatandas yoktu.

    Adina ‘millet’ dediginiz o insan harmaninin su anda tek tutkali var, o da devlet..

    Siz, bu corabi –ipligi serha serha etmeden– sokup, milletin yarattigi bir devlet haline donusturebileceginize gercekten inaniyorsaniz, size hayatta basarilar dilemek durumundayim.

    Ithal hayallerimiz ve abes tasarima uydurmak amaciyla, corabi biraz daha sokersek, siz ayri ben de ayri birer devletcikte yasiyor olacagimizdan korkarim.

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 28.05.2007 - 12:27

  4. Muzmin Bey,

    “‘millet’ denen muglak mefhumu bu topraklarda ‘devlet’ dediginiz seyin peydahladigi” gerçeğiyle benim sözlerimin çeliştiği yer neresidir, bana bir gösterir misiniz lütfen? Devletin bir tasarımından doğmuş bile olsa, bu, devlete, kendine “milletin sahibi” konumu/rolü/sıfatı/gücü biçmesine mi götürür onu otomatik olarak? Bu millet, bilmemkaç onyıl öncesinin cahil köylü yığını değil artık; Nevzat Tandoğan’ların hakaretlerini sineye çekecek devir değil devir, geçmiş ola.

    “Adina ‘millet’ dediginiz o insan harmaninin su anda tek tutkali var, o da devlet..” diyorsunuz. Ben de bunun TAM TERSİNİ söyleyeceğim size: Derin güçler, bugün bu milleti çeşitli numaralarla salatalık gibi TAM ORTASINDAN BÖLMEYE odaklanmış durumdalar. Tutkal mutkal değil, satır, keskin bir satır şu anda o dediğiniz nesne!

    “Hayatta başarılar” dileğinizi o kadar kolay heba etmeyin derim Muzmin Bey. Mülkiyelinin de devletetapar olmayanı çıkabiliyor işte böyle; n’apalım, katlanacaksınız!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 28.05.2007 - 13:21

  5. Metin bey,

    “‘millet’ denen muglak mefhumu bu topraklarda ‘devlet’ dediginiz seyin peydahladigi” gerçeğiyle benim sözlerimin çeliştiği yer neresidir, bana bir gösterir misiniz lütfen?

    Lafzi degil ruhu, ruhu :)

    Devletin bir tasarımından doğmuş bile olsa, bu, devlete, kendine “milletin sahibi” konumu/rolü/sıfatı/gücü biçmesine mi götürür onu otomatik olarak?

    Milletin sahibi olmak o kadar da kotu bir sey degil. Iyi yapilirsa kimsenin sikayet edecegini hic sanmiyorum –bkz. Singapore.

    Kotu yapilan bir seyi elestirmek, iyilestirilmesine gayret etmek, omuz vermek baska bir seydir; icinde oturanlar varken binayi yikip yapmaga heveslenmek bambaska..

    Icindekilerin ter ter tepinip ben bunu begenmiyorum demeleri binayi sismik acidan kuvvetlendirmiyor malesef.

    Ter ter tepinenler de basiretsizlik ozgurluklerini kullaniyorlar ve tabii ki bu ozgurukcu ortamda kimseye gozunun uzerinde kasinin oldugunu da soylemek kimsenin haddi degil.. Cokertip ozgur ozgur gebermek de sorun degil zaten –Genc Turklerden yadigar kahramanlik tavridir ‘En Sanli Hurriyet!’ naralariyla ucuruma gitmek bizde..

    Bu millet, bilmemkaç onyıl öncesinin cahil köylü yığını değil artık; Nevzat Tandoğan’ların hakaretlerini sineye çekecek devir değil devir, geçmiş ola.

    Tandogan’lari mumla aramadiginizi soylemeyin bana, darilirim :))

    Oyle ya, simdi onun yerinde, bazilarimizin pek de begendiginizi tahmin etmek curetinde bulunacagim, bazi sanat eserlerine tukuren, populizmle Ankara’yi hem muflis hem de it oynamis yonca tarlasina cevirmis bir baskasi var..

    Onun bir boy buyugu de ‘Anani da.. [al git]‘ diyebiliyor..

    Hani, sineye cekmek dediniz de aklima geldi.. :)

    “Adina ‘millet’ dediginiz o insan harmaninin su anda tek tutkali var, o da devlet..” diyorsunuz. Ben de bunun TAM TERSİNİ söyleyeceğim size: Derin güçler, bugün bu milleti çeşitli numaralarla salatalık gibi TAM ORTASINDAN BÖLMEYE odaklanmış durumdalar.

    Hedefte neyin oldugunda mutabikiz. Ama, faillerinin kimler oldugunda degil galiba.

    Bir de, ficiyla bira icip, kiyak kafayla, tutusmaga baslayan aleve %80 proof alkollu idrar fiskirtarak sondurmege davrananlarimiz var. Iyi fikir degil gibi geliyor bana.

    Tutkal mutkal değil, satır, keskin bir satır şu anda o dediğiniz nesne!

    Devleti cekerseniz [ya da devletten elinizi eteginizi boyle cekerseniz], geriye baska hic bir sey kalmaz ki.

    Mesele, bence, zaten ‘Milletin Devlete Sahip Olmasi’ degil ki.. Millet dediginiz o guruh hic bir zaman Devlete sahip cikmadi. Bir miktar aydinla goturulmege calisildi hep. Simdi, gordugum kadariyla, o kadar da yok devlete sahip cikan aydin sayisi..

    Herkes simarik cocuklar gibi bir seyler istiyor. Karsiliginda da hic bir sey ustlenmeden. Bugunku aydinimizin ekseriyeti budur.

    “Hayatta başarılar” dileğinizi o kadar kolay heba etmeyin derim Muzmin Bey. Mülkiyelinin de devletetapar olmayanı çıkabiliyor işte böyle; n’apalım, katlanacaksınız!

    Cekecegiz ne care :))

    Hayir, sorun degil; ama bende debbag modunu active ediyor.

    Debbag modunu da hic sevmem cunku, temiz kokmaz :) :)

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 28.05.2007 - 14:02

  6. metin bey selam,
    bugün pek vaktim yok, bir uğrayayım, dedim. halid tüm gece çalıştı benim site için. ben beğendim. siz nasıl buldunuz? beyaz iyiydi filan diyeceksiniz, diye korkuyorum. endişeliperi sözcüklerinin rengi mavi. harfleri, sözcükleri renge benzetmenin bir adı var. bende de var o tuhaflıktan. adını hatırlayınca yazacağım o anormal durumun. halid’in mavi yapması çok uydu bu nedenle. ne dersiniz?

    sevgiler.

    Yorum yazan: endiseliperi | 28.05.2007 - 14:30

  7. Peri hanim,

    Isinize karismayayim diyorum, ama bunca zamanin aliskanligini simdi durup dururken degistirmek de olmuyor ;)

    Halid beye eziyet etmeyin, iyi ocuktur ve ona da kiz bakiyorum –ama, Nikaragua’dan degil tabii.

    Sey demek istiyorum: Endise ve kasveti de artikin birakin ve size su temayi onereyim. Bir bakin bakalim fena midir.

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 28.05.2007 - 16:00

  8. Metin bey, ve cumle hazirun,

    Su yaziyi muhakkak okumanizi istirham edecegim.

    http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=7097

    Bana bir ahbabim emaille linkini gonderdi. Ismini aciklamiyorum, cunku izin almadim. Gerekirse kendisi bunu yapar ya da bana soyler diye umut ediyorum.

    Yazi bence cok onemli bir acilima isaret ediyor. Bu firsat –eger firsat ise– hicbirimiz tarafindan tepilMEmeli..

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 28.05.2007 - 16:39

  9. Bir de tiklanabilir link vereyim, daha kolay olsun

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 28.05.2007 - 16:39

  10. Bana bir ahbabim emaille linkini gonderdi. Ismini aciklamiyorum, cunku izin almadim.

    Valla o linki siz google’den buldunuz diye biliyorum. Ben Hurriyet’te bilmemiz gereken kisminin alintisini gorup acik kalan agzimi daha kapayamadan “n’oluyor yahu?” maili salladim size sadece — isaret edilen seyi sizin bir yazinizda gormustum cunku.

    Evet lutfen o yaziyi herkes okusun. Acik kalan agizlara da — oyle bir huyunuz varsa — dua, akabinde simit ve cay tavsiye ediyorum.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 28.05.2007 - 17:16

  11. Peri hanim,

    O temayi surada uyguladim. Bence hic de fena durmadi :)

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 28.05.2007 - 17:23

  12. Muzmin Bey,

    Bi grubun aklina lideri bizden olursa bu Kurtlerin hepsini Turkiye’nin altinda birlestirebiliriz(bu lafi da gecen gun bir linkte Nesnamede okudum… Aynen boyle diyordu ordaki arkadas… Biz Kurtler Iraktaki , Irandaki Suriyedeki Kurtlerle ‘birlesmeye’ calisiyoruz ama bizi ‘ayrilikci’ diye cagiriyorlar…) dusuncesi geldi herhalde….

    Eee bu nasil olur, Iran’a savas acilirsa olur… Amerika buyuk Turkiye’ye goz yumar… Soyle kardes kardes paylasirlar Ortadogu’yu… Bir de stratejik ortakliga masal dersiniz Muzmin Bey….. Bunun neresi masal??? Gobekbagindan baglilar birbirlerine baksaniza!!!

    Yorum yazan: fatih demir | 28.05.2007 - 18:57

  13. Fatih bey,

    Kurtlerin Turkiye’den ayrilmak istemediklerinin ben de farkindayim. Ama, iki taraf da cok aptalca hatalar yapiyor. Biz, sanki onlari ‘cekilin gidin’e zorluyoruz; onlar da, bizi tedirgin edecek seyler yapiyor, ya da laflar soyluyor bazan.

    Bunun bir sekilde a$ilmasi gerekiyordu. Aysel hanimin bu sozleri bence hem zamaninda soylenmistir [gec kalinmis diyecegim ama anlamsiz olur, gec kalinmis degil cunku], hem de az bulunur bir perspektif iceriyor.

    Iran’a savas acmak konusu.. Umarim olmaz. Gercekten.

    370 senelik sukunu bozmak akillica degil. Hic degil. Iran’in Irak ve Suriye’deki cikarlari minimal sayilir bence. Bir ortak zeminde bulusabiliriz [Azerileri feda etmek, yani tekrar Iran tarafina birakmak bahasina. Azeriler de bundan cok sikayet edecek degildirler herhalde; oyle ya, Iran'in en zenginleri, esnafi, ulemasi Azerilerden olusuyor zaten.]

    ABD ile stratejik ortaklik, strateji biz, ortak onlar oldugu muddetce tabi ki masal –bence. Masaya anlamli bir seyler koymalari lazim.

    O da olacak.

    Kurtlerle Turkler ayrilmadikca, ABD’nin eli mahkum.

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 28.05.2007 - 19:13

  14. Muzmin Bey,
    Iyi de masaya her zaman birsey koyuyorlar zaten. Turkiyede “devlet”in AKP ve benzeri demokrasi yanlilarindan kurtulmasi icin (for good) yapmasi gereken cok fazla sey kalmadi. Medya da itaat edenlerin sayisinin gozle gorulebilir azligi, devlet eli ile sismanlatilan besili burjuvamizin kendi kendine daha iyi beslendiginin farkina varmasi ve yemek veren ele tukurmesi, ulkeye akan paralarla birlikte bircok yabanci ulkenin projektorleri uzerimize tutmasindan kurtulmak icin yapilacak sey ya savas ya darbe olacak herhalde… Darbeyi bu kez “halkin” da hos karsilamayacagindan korktuklarindan herhalde bugunlerde “savas”i bir cikar yol olarak gormeye meyillendiklerinden korkarim…

    “Stratejik Ortaklik” bu noktada 60, 70, 80, 90li yillardaki gibi ise yarayacaktir… Amerika ile en icli disli kurumumuz hangisi gercekten?

    Eger birsey olacaksa bu Kuzey Irak-Turkiye lokalinde kalmayacaktir… Turkiye Kuzey Irak karsiliginda Iran’i vermedikce Amerika buna izin vermeyecektir diye dusunuyorum… Kendi halkina soz gecirmek icin baska bir ulkenin halkini parcalamayi goze alirlar mi? Bence alirlar…. Cok “cilgin” Turk yok mu bu ulkede?

    Yorum yazan: fatih demir | 28.05.2007 - 19:37

  15. Fatih bey,

    Iyi de masaya her zaman birsey koyuyorlar zaten.

    ‘Anlamli’ ‘qualifier’ini bosuna kullanmadim, degil mi? :)

    Turkiyede “devlet”in AKP ve benzeri demokrasi yanlilarindan kurtulmasi icin (for good) yapmasi gereken cok fazla sey kalmadi.

    Bunu mu kasdettiniz yoksa tersini mi? Yani, AKP vb demokrasi yanlilarinin devletten kurtulmasini mi?

    Bence ikincisini..

    Medya da itaat edenlerin sayisinin gozle gorulebilir azligi, devlet eli ile sismanlatilan besili burjuvamizinkendi kendine daha iyi beslendiginin farkina varmasi ve yemek veren ele tukurmesi, ulkeye akan paralarla birlikte bircok yabanci ulkenin projektorleri uzerimize tutmasindan kurtulmak icin yapilacak sey ya savas ya darbe olacak herhalde…

    Bu cizdiginiz tabloda eksik olan temel sey, bahsettiginiz cevrelerin para muptelasi olmak yuzunden en ufak bir zarar ihtimali karsiliginda kolayca pes edecekleridir.

    Paranin dini imani yoktur derler ya. Dogrudur, acimasizdir. Ama, bir seyi daha yoktur: Cesareti.

    Darbeyi bu kez “halkin” da hos karsilamayacagindan korktuklarindan herhalde bugunlerde “savas”i bir cikar yol olarak gormeye meyillendiklerinden korkarim…

    Darbeler askerler istiyor diye yapilmaz ki. Askerler, tipki eskiden Yanicerinin Ilmiyyenin masasi olusu gibi, baska sinif ve zumrelerin itelemesi ile olur. Ona da, ‘darbenin sartlarinin tekemmul etmesi’ deriz. Dolayisi ile, sizden istirhamim, askerleri sanki gercek bir tarafmis gibi mevzuya katmamanizdir.

    Eger darbenin sartlarinin tekemmul etmesi gerekiyorsa, halkin o istikamette ditmesi ve hos karsilamasi icin yapilacak seyler bellidir. Cok da zor degildir. Istikrarsizlik bunlarin basinda gelir. Kolayca da yaratilir.

    Bu arada, konuyla cok dalakasi yok ama, size iki ilginc gozlemimi aktarayim. Hepiniz duymussunuzdur. Koc grubu Migros’u satmak karari almis. Neymis, kirk yillik sirketleri onlarin cekirdek faaliyetleri arasinda degilmis. Bunun yanisira, Demirdokumu de Vaillant’a satiyorlarmis.. Kocbank gideli cok oluyor. Otosan da. Kala kala Tofas ve Otokar ve bir iki incik boncuk kaldi Kocun elinde.. Sizce, en eski ‘devlet eli ile sismanlatilan besili burjuvamizin’ bunlari yapisinin anlamli bir sebebi olabilir mi?

    “Stratejik Ortaklik” bu noktada 60, 70, 80, 90li yillardaki gibi ise yarayacaktir…

    O zamanlardaki gibi olacaksa, yandik demektir :)

    Amerika ile en icli disli kurumumuz hangisi gercekten?

    Turk Hava Yollari :)

    Eger birsey olacaksa bu Kuzey Irak-Turkiye lokalinde kalmayacaktir…

    Emin degilim.

    Turkiye Kuzey Irak karsiliginda Iran’i vermedikce Amerika buna izin vermeyecektir diye dusunuyorum…

    Iran’i vermek kac turludur. Iran’i dengelemek de bir cesit Iran’i vermektir. Bunu da Turkiye, savasmaksizin yapabilir. Ama, once kendisinin dogalgaz ve petrol ihtiyacinin gorulmesi gerekiyor.

    Kendi halkina soz gecirmek icin baska bir ulkenin halkini parcalamayi goze alirlar mi? Bence alirlar….

    Bizden bahsediyorsaniz, boyle bir sey bizim gelenegimizde pek yok. ABD icin ayni seyi soyleyemem tabii ki.

    Cok “cilgin” Turk yok mu bu ulkede?

    ABD’de de mi? :)

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 28.05.2007 - 20:36

  16. gene ne oldu buna?
    Yazdim kabul etmedi. Moderasyona mi takildi, cybercopluge mi

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 28.05.2007 - 20:43

  17. Müzmin bey,
    beta da template nasıl yüklüyoruz?

    Yorum yazan: Ecenaze | 28.05.2007 - 21:35

  18. Ece hanim,

    Yukarida verdigim linktekini mi kullanacaksiniz? [walla cok da hos duruyor :) yakisir da yani.]

    Onu yapmak icin, ilgili linkteki xml dosyasini ‘Save As’ (’Baska Adla Kaydet’ ? ) secenegi ile diske kaydediyorsunuz.

    Ardindan, Blogger Dashboard’ina gidiyorsunuz. HTML seysini seciyorsunuz.

    Once, mevcudun bir kopyasini kendi diskinize kaydediyorsunuz –bunu yapsaniz cok iyi olur. Kendinize Tarik Bin Ziyad cekmemek icin.

    Ardinda da, daha once diske kaydettiginiz dosyayi, Blogger’in upload menusu ile Blogger’e yukluyorsunuz. Bunu aynen boyle yapmaniz lazim. Icerigini copy+paste etmek olmuyor.

    Daha sonra, kisik ateste bir kac dakika daha bekleyip servi yapiyorsunuz :))

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 28.05.2007 - 21:49

  19. Teşekkürler,deneyeyim:)
    Siz de eskiden(!) benim teknik direktörümdünüz hatırladınız mı:P

    Yorum yazan: Ecenaze | 28.05.2007 - 22:13

  20. Denedim, ama halt ettim:P
    LİNKLERİM gitti:(

    Yorum yazan: Ecenaze | 28.05.2007 - 22:30

  21. Ece hanim,

    Olur boyle vakalar. Sitenizin bir yedegini almistiniz mutlaka :)

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 28.05.2007 - 22:49

  22. Ben size gmailden yazayım:)
    Metin abi özür dilerim, başlığı kirlettim:)

    Yorum yazan: Ecenaze | 28.05.2007 - 23:47

  23. 16 için:

    Muzmin Bey,

    Akismet Bey’in elinden çok geç kurtuluyor bazen yorumlar. Bakın şimdi gelebildi yorumunuz. (15)

    Yorum yazan: metin-thePoor | 30.05.2007 - 17:27

Yorum yapın