“Ayşe[gül] tatile çıktı”
Ekrem Dumanlı, “Bunu her büyük şehirde bekleyebilirsiniz.” tümcesinin sebeb-i hikmetini anla[ya]mamış! Bunun dışında yazısı Doğu Ergil hocamın radyoda söylediklerini teyit ediyor bir bakıma: Bu bir toplum mühendisliği projesi ve operasyonudur. Halk yutarsa ne alâ, yutmazsa da biz ümüğünü sıkar yine yuttururuz icabında’dır. Seçim engellenirse yeme de yanında yat, engellenemez ve fakat AKP beklediği başarıyı sağlayamazsa operasyonun “iç mekan düzenlemesi” aşaması devreye sokulur, amma velakin AKP mazallah 367 hokkabazlıklarının bile sökmeyeceği bir başarı kazanırsa işte o zaman al gözüm seyreyle salih. Düşünmesi bile ürkütüyor insanı.
***
Egemenler zor durumda. Egemenlerin “güzellikle” kurtuluşu, bugüne kadar olduğu gibi yine AKP’nin cehalet, korkaklık ve beceriksizliğiyle, siyasal körlüğüyle mümkün -ki bu parti bugüne kadar inanılmaz yanlışlıklar yaptı. (Bkz: Şahin Alpay’ın yazısı.)
***
Bu arada, MV aday adayı listelerine dikkat ediyor musunuz dostlar? İbret verici! Fakat ben en çok birini önemli buluyorum: Asamkesemci Bey‘i. (Burada iki kelime daha vardı.) Yerini bulmuş. Yeni Şafak yazarlarından biri yazmış bu konuda birkaç gün önce. Yazılarının birini bile kaçırmadan, son derece dikkatle okuduğum biridir o emekli diplomat olacak adam. Çünkü savurduğu örtülü ve açık tehditlerden tutun da, yaptığı analizlere, kullandığı dile kadar her ayrıntı, ülkemizin nereye götürülmekte olduğunu bir adım önceden gösterir bize. “Öyledir ve öyle kalacaktır”la demokrasiye karşı omuz omuza, ileri! (Bkz: Murat Belge’nin vatan sevicilerle ilgili yazısı.) Sana da aferin Türkan Teyze! “Ama bakın… Siz provokasyona çok açık bir insansınız galiba.” demiş karşısındakine. Hah hayt! Fikri neyse, zikri de o.
***
Bu arada CHF ile GP’nin ittifakını heyecanla bekliyorum. Çok eğlenceli olacak! Yalnızca hamilelik üç aya inmekle kalmayacak; Türkçe sözlükteki madde sayısı da neredeyse bir elin parmaklarının sayısına inecek: “Cumhuriyet, laiklik, irtica, sözde, birlikveberaberlik, kuvva, içdüşman, dışdüşman, ilkeveinkılap, milliyetçilik, liboş, hain, aydınlanma, ilhan, selçuk, devletinbekası, uluönder, sorosçocukları, münferit, iyiçocukturtanırım” vs.
***
Nihal Karaca’yı çok severim. Ondan ne güzel bir CB olurdu yarabbim! Geçenki yazısında “’Cumhuriyet elden gidiyor’ senaryosunun gerçekdışılığını kanıtlayan en hoş detaylardan biri, Deniz Baykal‘ın genel seçimler için belirlenen 22 Temmuz tarihine ‘ama o tarihte bizim seçmenimiz tatildeeee’ şeklinde spontane bir itiraz getirmesi olmuştu.” diye başlayan yazısını öneririm, çok eğlenceli o da. Turan Alkan’ın fıkrasına da –biliyor olsanız da- pek güleceksiniz.
***
Genç Siviller’i ve % 52’yi ihmal etmeyiniz! Işık onlarda! Buyurganların, despotların karanlık ve suratsız diline karşı aydınlık ve gülücüklü bir dil, onlarda. Zorbalığa pabuç bırakmamanın taze rüzgarı onlarda. Beton duvarlarla dört bir yanı örülmüş hakiki örümcek kafaların ipliğini pazara çıkarma potansiyeli onlarda. Yeni düşünce koordinatları, taze bakışlar onlarda.
***
Bugün siyasi ortamın mide bulandırıcı ve boğucu havasını solumak değil, bambaşka konuların hayat dolu esintisine kapılıp gitmekti niyetim. Yapamadım. Pardon.

