Tuz da koktu…
“Dememiş miydim!” nidası fenadır; bir yanda öngörünüzün doğrulanmasıyla yeşeren bir gizli gurur, öte yanda ise istenmeyen, olumsuz, kötü bir olayın başa gelişinin yarattığı sıkıntı ve ona ilişkin öngörünüzle kendinizi sanki o olayın müsebbiplerinden biriymiş gibi hissedince üzerinize çöken suçluluk duygusunun bütün hücrelerinizi sarışı…
Aslında artık bu dememiş miydimin de kıymet-i harbiyesi kalmadı. Ezberledik sular seller gibi: Zorba egemenlerimiz, kedinin fareyle oynadığı gibi oynamaya alışkın bu toplumla. Oyun dibine kadar bayatlasa da, hiçbir tuz bu kokuşmuşluğu bastıramasa da, önemi yok. Sihirli düğmeye basmaya karar verildi mi işlem tamam.
Ve sihirli düğmeye çoktaaan basıldı. Geliyorum diyen bombalar gelmeye başladı. Filozofun kulakları çınlasın, aynı çamurlu ve kan kızıl suda bininci kez yıkanmaktayız. Egemenliğini ve zorbalığını sürdürmeye kararlı bir oligarşik zümrenin yap[a]mayacağı şey yoktur böyle ülkelerde.
Benim güzel, mahzun, yaralı ülkem! Biz seni yüreğimiz ve beynimizle seviyoruz ve seni arkadan o biçim sevenlerin şerrinden korkuyoruz.
Mehmet Altan’a bırakıyorum sözü:
“(…) Türkiye laik-antilaik olarak gerilmekte.
Bundan amaçlanan hasat alınmadıysa, istenen sonuçlar sağlanmadıysa… (…)
Başka bir gerginlik ateşi tutuşturmak… Ülkeyi yönetilemez hale sokmak… İçerde ve dışarı da birilerinin hedefi olabilir mi?
Türkiye demokrasi yolundan savrulduğu için.. Provokatif bir süreç korkusu da büyüyor.
Seçim istenmiyorsa… Sandık istenmiyorsa… Ya da dışarıdan buraya ağır sinyaller vermek isteyenler var ise…
Veyahut… ‘Derinler’ dayanışması sayesinde varlığını sürdürmeyi hesaplayanlar mevcut ise…
Bu ihtimallerin demokrasiyi hedeflemesi söz konusu.
Biz İttihat ve Terakki geleneğinden gelen bir ülkeyiz… Bu coğrafyada sağduyu ve akıl hep koltuk kavgalarının gölgesinde kaldı.
İttihat ve Terakki, koltuk hırsı yüzünden İmparatorluğu batırdı. Bu nedenle, ülke içi iktidar kavgaları söz konusu olduğunda, komplo senaryoları da hızlanıyor.
Ama bunların çok da yersiz olduğunu söylemek kolay değil…
6-7 Eylül olaylarını başlatmak için Atatürk’ün evine bomba atmak ve bunun üzerinden kitleleri tahrik etmek…
Gazi Olayları’nı tezgahlayıp, kargaşa fitili yakmak…
Hep buraların kanlı ‘cinliği’…
Bugün on mayıs. Yirmi iki temmuza seksen gün bile yok. Seçim öncesindeyiz.
Seçim istemeyenlerin…
Terörden medet umanların…
Yönetime sinyal gönderenlerin…
Hepsinin farklı hesapları olabilir.
Ne yapmalı? Yaşadığımız ve yaşayacağımız her olaya, bunun bir ‘provokasyon’ olabileceği ihtimaliyle bakmalı…
Toplumsal tepkilerimizi ona göre ayarlamalıyız. Kavga ve kamplaşma çok hızlandı çünkü. Ancak demokrasi dışı bir ortamda var olabilenler… Ülkeyi, toplumu hatta kendilerini bile yakacak… Bir yangını parlatacak bir çılgınlığa yaklaşmış görünüyorlar…
Bundan kurtulabilmenin tek yolu, bu çılgınlığı paylaşmamak olacak.
Varlığımız ve geleceğimiz…
Unutmayın ki soğukkanlılığımıza bağlı.”


Çok mutsuzum. Dünden beri çok çok mutsuzum. Bugün bu konuda öğrencilere diyecek hiç bir şey bulamadım. Lanetleme mercii de ben olmadığıma göre elim kolum bağlı oturuyorum :(
Ben oy istemeye geldim..)
yemeksenligi.com da yanda anket var.benim kurabiyeme oy verirmisiniz?:)
alttan onuncu, kolay acıbadem k.diye yazıyor..)
şimdiden teşekkürler.
çok hain gördüm kendimi.:P
Miso Hanım,
Gerçekten sözün bittiği yerdir bu. Ama elimiz kolumuz bağlı dememeliyiz, yapılacak birşeyler her zaman için vardır. Hiçbir şey yapamazsak bile uyanık olmalıyız.
Saliha Hanım,
Mesajınız düştüğünde ajanstan çıkmak üzereydim. Şimdi bir gideyim bakayım size kıyak geçmeye!..
Ha gayret! 8 olmuş puanınız Saliha Hanım!
Atlatacağız inşallah. Son çırpınışları bunlar..
**
(Saliha hanım kurabiyenize ben de oy verdim :-))
Umarım sevgili dostum, umarım…
çok teşekkür ederim.:)
Rica ederim, ne demek! Fakat açık arayla koşturuyor birisi… Epey bir çaba sarfetmeniz lazım, azıcık hızlanın yahu!
ee siz bir de,iş yerindeki pc den oy atın.:)
Ve bu yarı final oylaması.10 tanesi finale kalacak. bir daha oy isteyeceğim yani.:)
ben şimdi kursa gidiyorum.(autocad programı) oradaki bütün pc lerden atacağım. bu çok hainlikmi olur sizce?:)
Hain planım suya düştü.Kurstaki bütün bilgisayarlar birbirine bağlı imiş.:(
Ve önemli bir nokta, işin ucunda bir ödül olsa zaten hainlik! yapmazdım ya. Nasıl olsa ödül mödül yok, işte öylesine bir yarışma.:)
Malikanemize yolu düşen şenlikçi hanımlar,
Kendi açımdan izah edeyim durumu:
Eğer yarışmanız ödüllü mödüllü bir yarışma olsaydı, Saliha Hanım böyle birşeye tevessül etmezdi onu tanıdığım kadarıyla. Zaten bunu kendisi de açıkça belirtiyor. Dolayısıyla ben bunu bir tür eğlence olarak gördüğüm için -ve ayrıca da bu konudaki yeteneğine de gerçekten güvendiğim için- gidip oyumu attım. Konuyu memleket meselesi haline getirmeye, pireyi deve yapmaya lüzum yok bence.
Nedir bu yahu, “homo homini lupus”un taife-i nisa lisanına adaptasyonu mu?!