Your body belongs to the nation!
Murat Belge, statüko muhafızı yüksek yargının önemli isimlerinden birinin yaptığı konuşma vesilesiyle yine birkaç gün sürecek bir dizi yazıya başlamış. Belge, ağızlarındaki “irtica” sakızının iyice çürüdüğünü fark eden egemen çevrelerin çareyi, çapı genişletilmiş, yeni bir “mürteci” tanımı yapmakta gördüklerinden hareketle, “milli ideoloji”ye aykırı bulunan her türlü düşünce ve görüşün yasak olduğu bir rejime ne ad verileceğini soruyor. Belli tabii ki öyle bir rejimin adı!
Erol Katırcıoğlu da, mevcut düzenin arkaik sloganlarının yeniden ve bu kez çok daha kuvvetli ve yaygın biçimde tedavüle çıkarılmış oluşuna değiniyor ve kendilerini bize “solcu” diye yutturan neonazilerin önderliğinde, zaten bir gıdımcık olan demokratik birikim ve görgümüzün hepten döt altına gitmekte olduğunu vurguluyor bugünkü yazısında.
Bugün iki kere “Budur!” demek zorunda kaldım, kusura bakmayınız muhterem Pencaplı hemşehrilerim.
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapın
About
Beniâdem içre bir âdem. Ademin mevcudiyetini yahut mevcudiyetin ademini merak ediyor. Ne Konstantiniyye’siz yapabiliyor, ne de Konstantiniyye ile. Kendine göre bir ütopyası ve distopyası var. Başak burcu. Mekteb-i Mülkiye-yi Şahane-i Osmanî mezunu. Müellif ve muharrir olduğu iddiasında ama bu aslında bir muammadan ibaret. Hayatta aşkla bağlı olduğu ilk ve son şey, Türkçe. Arada birkaç şey daha var tabii. Bazen kendisi olduğunu düşünüyor, Borges’in kulaklarını çınlatarak. Blues, caz, progresif rock, fusion, klasik, barok, tango, türkü ve şarkı seviyor -sırayla değil ve sadece bunlar da değil. Yüzme bilmiyor ve bu gidişle hiçbir zaman öğrenemeyecek. (Bu kadar ayrıntılı tarife lüzum yoktu ya neyse!)

