jazzetta

“renk renk düşünceler kaldı söylenmedik” (hayyam)

İki nokta üstüste.

Efenim devir, darbeleri kör parmağım gözüne değil, ince ince yasemince yapma devridir. Beş nümerolu post-postmodern darbe, milletimizin çağım çağım çağlayan kesimine hayırlı ve de uğurlu ossun netekim. AB altına zıçmıştır kesin korkudan şincik. ABD’nin ise derdi başından aşkın. Demek ki eski yüce efendimizin Irak’taki gözü bize ırakkene istediğimiz haltı karıştırabilirüz.

Efenim bu Hasan Mutlucan Bey‘in sanalı çıktı gayrı. E bu dincilerle liboşlarla neyim vıcır vıcır kaynayan başbelası interinet de kırk yılın başında bir işe yarasın, diil mi! Yanında da Sivri Teçhizat Kuruluşları, oh, suyundan da koy netekim ve de sokaklar da yürümekle aşınmaz binaenaleyh.

Efenim ben habire darbe yemekten bıkıp usandım bu arada söylemesi ayıp. Ne lan bu! Ortalama her on yılıma bir adet darbe düşüyor. Marduk gezegenine mi yerleşsem ne? Neyse, yakındır, Marduk gezegeni bana yerleşecek nasılsa, benim de ruhum ilelebet payidar kalacak. Cennette de altı oklu ilkeler mi geçerlidir acep, orada da özde değil sözde vatandaş olarak mı kalacağım, bir danışayım milli gereklilik ka’sına.

Efenim sizi linkten linke savurayım da görün diyeceğim, olmayacak. Zaten darbe yorgunusunuz, yazık size. Göbaaımı gendüm keseyim. Bence mesele basit, aynen Murat Belge Bey‘in dediği gibi: Bu ülkenin hötzötçüleri, normalleşmemizi is-te-mi-yor. İşte o gadder! Merkezdeki sözde-”elit”, kendi kendini yönetmeye talip olan periferideki “cahil ahali”nin demokrasi kelamından hoşlaşmıyor, tüyleri diken diken oluyor “ayakların baş olmaya kalkışması”ndan. Ankara Türkiye’si versus İstanbul Türkiye’si.

Efenim günün mana ve ehemmiyetine binaen yüksek duygu ve düşüncelerimi daha da eyi öğrenmek gibi bir niyetiniz varsa, ben iyisi mi linkleri verivereyim şuracıktan. Gökhan Özgün Bey‘in şu, Gülay Göktürk Hanım‘ın şu, Engin Ardıç Abü‘mün şu, Murat Belge Bey‘in şu yazılarını kıraat eyleyiniz bizahmet. Yetmez! Anselmo Bey, Bekir Bey, Everfeverefervesantablet Bey, Suat Bey ve kayda değer ve her zamanki gibi ilginç bakış açısıyla Muzmin Bey‘in yazılarını da es geçmemeniz iktiza etmektedir.

Efenim, ayrıca seçimleri dört gözlen bekliyom. Bitim gadder hoşlaşmadığım beceriksiz ve korkak AKP’ye, tıpkı 12 Eylül faşizminin amayasasına orgazmik bir zevkle attığım HAYIR oyu gibi heyecan ve çoşku dolu bir vaziyette EVET oyumu verecemdir. Bu kritik kararı o anda virdim gitti. Bir “sözde vatandaş” olarak “özde demokrasi” istiyor bu fakir kulunuz. Laikçi faşistler kına yakabilir dötlerine, benim gibi AKP’ye makepeye oy atmayı rüyasında görse hayra yormayacak bir adamı koştura koştura AKP’ye oy attırmayı becerdikleri için. Açıkça belli oldu ki, bu gelen seçim değildir; bu gelecek olan ya demokrasi adını verdiğim yarimdir, ya da beni bu melmekette doğduğuma doğacağıma her fırsatta pişman eden İttihatçı zorbalar güruhudur.

Efenim çıktık açık alınla her on yılda bir darbeden. Görüşmecim yeşil soğan getirecekmiş. Yazıklar olsun be Bulutsuzluk Özlemi Beyleri, sizin “acil demokrasi”niz buysa! NOKTA. Ya da dergisi filan.

30.04.2007 - 18:38 - Yazan: metin | BUDUR! | | 33 Yorum

33 Yorum »

  1. Nefis bir “şiir” okumak isterseniz sevgili teknik direktörümün malikanesine uğrayınız derim. Benim de şincik haberim oldu.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 30.04.2007 - 20:10

  2. Efenim, ayrıca seçimleri dört gözlen bekliyom. Bitim gadder hoşlaşmadığım beceriksiz ve korkak AKP’ye, tıpkı 12 Eylül faşizminin amayasasına orgazmik bir zevkle attığım HAYIR oyu gibi heyecan ve çoşku dolu bir vaziyette EVET oyumu verecemdir.

    Muzmin beyin tahmini gibi ama daha sofistike bir sebeple: http://muzminanonim.blogspot.com/2007/04/madur.html

    Bendeniz devletimize henuz burada yasadigimi ispat etmem icin gerek muracaatlari yapmadigimdan ve nufus kagidimi yikadigimdan oy filan kullanamiyorum. Sadece en tepede guc kime gececek mucadelesine odaklanmayi seven insanlarimizin o isleri hallettikten sonra ‘niye elinde pasaport olan adam yeni nufus kagidi cikartamaz’ gibi konusmaya degmez sorularla ugrasacagi zamanlari gormeyi arzuluyorum. Biliyorum demokrasi filan bunlari da halleder — bir olabilse.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 30.04.2007 - 20:11

  3. Bülent Bey,

    Göndermenizi yanlış anlıyor olabilirim, eğer öyleyse özür dilerim ama şunu söylemek istiyorum: Bendeniz “mağdur” meraklısı filan değilim. Kendim mağdurum bir “sözde vatandaş” olarak zaten. Tayyip Erdoğan Bey’i veya AKP’yi filan düşünecek halim yok. Muzmin Bey haklı tabii ama benim gibilere yönelik olamaz o yazısı. Ben AKP’ye oy atmaya kesinlikle karar vermiş durumdayım, ama sebep sadece ve sadece demokrasi düşmanlarına okkalı bir cevap vermek, şamar gibi bir cevap. İstiyorum ki AKP bu sefer % 75 oy alsın ve bütün milletvekilliklerini kazansın. Ha, eğer o durumda kendisi demokrasi düşmanlığı yapmaya kalkışırsa meseleyi anlamayıp, o vakit de ona karşı mücadele ederim. Bu kadar basit.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 30.04.2007 - 20:16

  4. metin bey, efenim, ne güzel yazmışsınız. her şey bir bir ve doğruca böyle. durum çok, çok can sıkıcı. size tümden ama tümden katılıyorum. daha uzun yazardım, ama şimdi bir film arasındayım. yine gelirim. NOKTA.

    sevgiler

    Yorum yazan: endiseliperi | 30.04.2007 - 20:25

  5. Metin bey yanlis anlamissiniz diyemeyecegim, dogru gonderememisim diyecegim. Muzmin beyin yazdigindan benim aklimdaki fikir bu karisikligin AKP’ye yarayacagi idi. Su veya bu sebeple AKP’ye oy vermeye ittigi icin olaylar sizi, o bakimdan uydu.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 30.04.2007 - 20:48

  6. AKP’ye oy vermeli mi emin değilim ama evet, süreç buna zorluyor insanı sevgili metin abi. bu mazlum edebiyatı felan değil..

    Yorum yazan: dreamsact | 30.04.2007 - 21:44

  7. Ağabey,

    Sana katılıyorum. Bunu mağdurdan yana olma psikolojisi olarak da görmüyorum. Bu demokrasi sınavı; önce bunu geçelim, sonra AKP’ye çullanırız:

    http://www.dusunceler.org/2007/04/30/sahte-demokratlar/

    Yorum yazan: Suat Öztürk | 30.04.2007 - 21:50

  8. ABDdullah diye yazmış kerkük toplantısında bir pankart. Kerkük toplantısı ıraklı türkmenler yani.

    gerçek BOP un eşgüdüm başkanıyım dediği doğru mu ?

    Bu ülkede cami ile kışala çekişmesinin ötesinde bir biz vardır bizden içerü.
    valla giderim, olsa olsa trabyada kahve içerim böyle bir çekişme için.

    ayrıca ben de gider akp ye oy verirdim ama komuşuda 400 bin insan öldü., kızgınım yani.

    Yorum yazan: knz | 30.04.2007 - 22:39

  9. Metin bey,

    Muzmin Bey haklı tabii ama benim gibilere yönelik olamaz o yazısı.

    Dogru… Sizin gibiler icin ayri bir yazi yazmak gerekecek: Aliterasyon da icersin diye, ‘hayalperestlerin halisunojenizmi’ filan gibi bir baslik atmam lazim olacak.. :)

    Ben AKP’ye oy atmaya kesinlikle karar vermiş durumdayım,

    Bunu daha once soylemistim, ama tekrar etmekte fayda var: Ben bugune kadar hicbir partiye oy vermedim. Hic.

    Bundan sonra da oy vermek niyetim yok. Partilerustu kalmakta israr ediyorum –istedigim zaman, uygun gordugum zaman, istedigim partiyi elestirebilmeliyim.

    ama sebep sadece ve sadece demokrasi düşmanlarına okkalı bir cevap vermek, şamar gibi bir cevap.

    Eh.. bu da mekteplilerin nasil doldurusa getirileceginin bir ornegidir. Ya da dibine dusmeyen armut nasil olur sorusuna bir cevap..

    Ankara ve Istanbul mitinglerine baktigim zaman, gordugum su: Kucuk ve buyk burjuvazimiz (merkezin tabani), tasradan gelenlerin baskisini hissetmege basladi ve artik bu tasra akinini durdurmak istiyor.

    Bu, ‘yesil sermaye’ meselesine benzer fakat cok daha farklidir. Cok daha derinden giden bir akim, bir fay hatti uyaniyor. ‘Orta direk’ dikilmege basladi…

    Garip olan, orta direk oldugunun henuz farkinda olmayip Robin Hood’luk yapanlarin kisa zamanda nasil bir kontripiyede kalacaklarinin da farkina olmayislari…

    Kontripiye de su: Ozgurlugun bedeli var. Bunu birisinin odemesi gerekiyor. ‘Tasra’ya verilecek ek ozgurluklerin karsiligi, merkezinkinin azalmasi, ya da daha fazla olacak olanin eksilmesi anlamina geliyor. Aksini soylemek mumkun ama hayalcilik herseyi mumkun kilar zaten.

    Sehir ahalisi ve mektepliler daha fazla ozgurluk istemege basladilar –tasradan gelmis ve koklerini hala daha tasrada hissedenlerin basortusu ve Islami protestlerini artik duymazliktan gelecekler. Cunku, bir kismi sehir ahalisine asimile oldu. Yeni gelenler ise ’sehir ahalisi’nin refahini tehdit ediyor –olarak algilaniyor.

    [Kisisel olarak sizi haric tutabilirim tabii ki. Nasil ki proleterya ile alakali olmayan fakat onun hakkini savundugunu iddia edenler hep olmustur; tabii ki siyasi anlamda yeni ve farkli (lugati anlamda) travestilerimiz hep olacaktir.]

    Bu tehdit algilamasi ve bununla tumlesik gelisen ozgurlukler talebi artisinin onunde AKP’nin durmasi sozkonusu bile degil, cunku, daha once ‘protest’ amacli basortusu takan taife artik o protestin bir yere varmayacagini, bambaska ozgurlukler istediklerini kisa zamanda anlayacaklar, anliyorlar ve yukaridaki fay hattina katilacak, katiliyorlar –bence.

    Bu –kanaatimce– cok uzun bir sure de almayacak. Bir iki sene icinde boy verecek, cunku ‘ozgurluk talebi’ altyapisi coktan kuruldu –’ne kadar istersen iste, istemek hakkin vermeyenin iki yuzu de kara’ artik anlayisimiz bu…

    Dinsel temalarin uzerine kurulmus ozgurluklerin hudutlari ise yakin, cok yakin.

    Yani, erken toslanacak o sinirlara.

    Toslanmaga da baslandi bile.

    Halbuki, bu yeni dalgayi baslatanlar da dinsel ozgurluk pesindekiler idi.. Ama, simdi cin siseden cikti, cikiyor.

    Iskandinav ulkelerini, orta Avrupa ulkelerini, Katolik Italya’yi (bir daha soyeleyeyim, Katolik Italya’yi) kasip kavuran ‘cinsel ozgurluk’ firtinasi bizde baslamak uzere… Ben, –bunu elle tutulurcasina bariz– goruyorum.

    Buna karsilik, tababini dinsel motiflere dayayan AKP’nin, kisa sure icinde, bu yeni dalgayi absorbe edemeyecegini de gormek lazim.

    Simdi demokrasi havarisi kesilenlerin, bu bahsettigim –ve cok daha genis olacak olan– ozgurlukler talepleri karsisinda Avrupa Ortacagi kadar karanlik tavirlar almak konusunda vaazlar verecegini de gorur gibi oluyorum.

    Ama, fayda etmeyecek –malesef, ya da maalimemnuniye (nerden baktiginiza gore degisir cunu).

    Baska bir deyisle, esasli bir samar atmaktan bahsediyorsunuz ya.. belki bes-on sene icinde, samari kendinize vurmus oldugunuzu dusuneceginizi saniyorum.

    Ama, hayat boyle degil mi hep zaten… Turkiye’de sag hukumet gelir sanayinin, isdunyasinin; sol hukumet gelir iscinin, emekcinin, kucuk ciftcinin anasini beller…

    Dindar motiflerle isbasina gelenlerin de kime ne yapacagini bu cizgiden cikarsayabiliriz bence.

    İstiyorum ki AKP bu sefer % 75 oy alsın ve bütün milletvekilliklerini kazansın.

    AKP’nin dediginiz oranlari tutturmasina en buyuk yardimin onbirinci saatte nesredilen e-muhtira oldugunu dikkate alirsaniz, sizin ‘atan-ve-yiyen’ler belki de sizin istediginiz o cennet-i ala icin sizden cok daha istekli ve cok daha katki sahibi syilir bence :)

    Ha, eğer o durumda kendisi demokrasi düşmanlığı yapmaya kalkışırsa meseleyi anlamayıp, o vakit de ona karşı mücadele ederim. Bu kadar basit.

    Reaksizyonizm o kadar basittir cunku :)

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 30.04.2007 - 23:59

  10. Muhterem blog yorumculari, Muzmin beyi biriniz sorgu suale maruz birakip su mevzuu anlasilir sekilde (= benim de anlayabilecegim sekilde) actirabilir misiniz? Benim cok isim var elleyemeyecegim ama okurum.

    Bu arada bu ne yahu? Alinti:

    İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, 1 Mayıs nedeniyle Şişli ve Beyoğlu ilçelerinde Taksim’e yakın 41 okulu bugün tatil etti. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, İstanbul Valiliği’nin emriyle Şişli ilçesinde 8 ve Beyoğlu ilçesinde de 33 okulda güvenlik nedeniyle bugün eğitim ve öğretim yapılmayacak.

    SEFERLER İPTAL

    Bugün saat 07.30’dan itibaren alınan önlemlere göre İDO Kadıköy, Kabataş, Beşiktaş ve Karaköy iskelelerinden sefer yapmayacak. Vapurlar Bakırköy ve Yenikapı’ya uğrayarak sefer yapacak. Özel deniz motorları da aynı hatlarda çalışmayacak. Raylı sistemlerde ise sadece Mecidiyeköy-Levent ve Zeytinburnu-Yusufpaşa arasında seferler sürecek, diğerleri ise miting sonuna kadar iptal edildi.

    N’oluyoruz? Benim gormedigim bir yerlerde acayip seyler yapacagiz diye bir tehdit mi savrulmus? (senenin kac ve ayin kaci oldugunu biliyorum)

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 01.05.2007 - 03:16

  11. 1 mayıs ne olacak ? vala bu demokrasi aşkı metin bey için.

    Yorum yazan: knz | 01.05.2007 - 06:41

  12. Ben, AKP’ye oy filan vermem. Neden, pireye kızıp yorgan yakmak gerekiyor? Hiç mi, kendisine verilen oyların boşa gitmeyeceği bir bağımsız aday çıkmaz? Veya, oy kullanmamak da bir seçim olamaz?

    Yorum yazan: ekmekçikız | 01.05.2007 - 09:39

  13. Herkese merhaba.

    Evden ajansa gelişim 3.5 saat sürdü -normalde 40 dakika sürüyor. Anladım ki bugün 1 Mayıs. “İşçinin ve emekçinin bayramı”! İşçiye ve emekçiye dünyayı zindan etme bayramı. Erşen Enuygun Bey gibi darbecilerin ve Muvazzaf Tekinsiz Bey gibi Susuzlukçuların peşine düşüp saftirik saftirik ve çağım çağım çağlayan (Cano Hanım, neredesiniz, bakın iki adet ikileme!) “şehirli” “küçükburjuva” kitlelere (orta sınıf beyaztürklere) gaz verilirken, Taksim alanında 30 yıldır kanı yerde kalan emekçilerin kanını içenlerin unutturmaya, yok saymaya çalıştığı gün. En kıytırık ülkelerde bile kutlanırken anlı şanlı vatanımızda efendilerimizin ödünü bokuna karıştıran gün. Kutlu olsun, ne diyeyim. Ama darbe şakşakçılığı/kuyrukçuluğu kariyerinde kırmızı kurdâle almaktan pek bi mutlu olan sözümona “solcu” ve hatta “sosyalist ve dahi marksist ve leninist” arkadaşların bayramı değil artık bu; o şaşkaloz bey ve hanımlara hayatta (İttihatçı zorbalığının pürşiddet devam ettiği bir ülkede o zorbalığın peşine takılma yolunda) başarılar dilerim.

    Cevaplarımı bilahare -işten fırsat buldukça ve bulabildiğim takdirde- vereceğim. Özellikle de Muzmin Bey’e.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 01.05.2007 - 11:49

  14. Gökhan Özgün linki bozukmuş, farkedince düzelttim.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 01.05.2007 - 14:00

  15. Sizi teknik direktörümün yeni yazısını da okumaya davet ediyorum:

    http://halids.wordpress.com/2007/04/30/mevcut-durum-hakkinda-gorusumdur/#comments

    Ayrıca Yalçın Yusufoğlu’nun son iki yazısını da okumalısınız bence:
    http://www.sesonline.net/php/yazar-Yal%E7%FDn%20Yusufo%F0lu.html

    Yorum yazan: metin-thePoor | 01.05.2007 - 14:03

  16. Suat bey dostumun yukarıda belirttiği linkteki yazısının yorumları arasında verilen iki linke de gitmelisiniz. http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=237902 linkinde hocam Toktamış Ateş Bey’in tavrı çarpıcı. Öbür link daha da ilginç.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 01.05.2007 - 14:39

  17. Hepsi iyi de bugun DISK’in ve diger sendikalarin goz gore gore polis ve valilikle — herkes ne yapacagini ilan ettigi hade — inatlasip Taksim’i fethetmeye soyunmalarinin arkasinda ne vardir anlamis degilim. Onu bilen var mi? Nicin ‘gelirseniz sizi dovecegiz, biber gazi sIkacagIz’ diye ilan edilmisken gidip kendilerini dovdurduler? Mendebur basinin bir kismi valiye yuklenmis ama bana hic makul gelmedi dovecegim diyene gidip kendini dovdurtmek. Ne var bunun arkasinda? Yahut valilik bizim bilmedigimiz neyi biliyordu da bu isi bu kadar ciddiye aldi? Durup dururken yapilacak is degil bu, iki sene evvel ‘provokasyon oluyor, abartmayacgiz’ diyen DISK simdi niye insanlari polisin uzerine surdu?

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 01.05.2007 - 15:09

  18. Engin Ardıç’ın linkini okuyunca aklıma geldi,yazayım dedim.
    Haftasonu odaya girip,eşime “haberlerde ne var,ne yok?”dedim.
    “Daha darbe olmadı” diye espri yaptı sağolsun.:(

    Yorum yazan: Saliha | 01.05.2007 - 15:22

  19. Ve iki link daha: Perihan Mağden: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=219928

    Nuray Mert: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=219990&tarih=01/05/2007

    Yorum yazan: metin-thePoor | 01.05.2007 - 15:25

  20. Saliha Hanım,

    Bugüne kadar darbeler hep önceden göstere göstere yapıldı. Yine öyle oluyor. Durum vahim. İyi değil. Bu darbe parça tesirli. Arkası var gözüküyor.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 01.05.2007 - 15:29

  21. Maalesef.:(
    ortalık toz duman yani buradan öyle gözüküyor.
    Yok ben daha bunlara oy vereceğim derecesine gelmedim ama:
    Çağlayan’daki çoğu insan için benim başörtüm çoook BÜYÜÜK tehlike idi.
    Bu beni nasıl yaralıyor bir bilseniz?

    Yorum yazan: Saliha | 01.05.2007 - 15:39

  22. Nuray Mert’ten alinti:

    Sadece askeri müdahaleden söz etmiyorum. Sivil, demokrat tepki diye geçiştirilen miting tepkisinin milliyetçi öfke ile buluşması gibi ihtimal var.

    Bunun niye olmadigini merak ediyorum ben aslinda, yani bariz kasinacak bir problem var Turkiye’de — tercume konusayim — 400 kiloluk goril salonda kenarda oturuyor biz o yokmus gibi kahve icip edebiyat konusuyoruz gibime geliyor. O dugme orada, her an basilabilir, millet Caglayan’da kac kisi vardi diye konusurken minicik haberlerde ’sehit cenazesini 10,000 kisi kaldirdi’ gibi seyler goruyoruz. Dunyaya kose yazarlarimizin gozunden baktigimiz, onlar da ‘bakin anlatayim simdi’ deyip ortama uyugun hikayeler yazdiklari icin mi neyse Mert’in ima ettigi ihtimal insanlara uzak geliyor. Yoksa ben mi iyice tirlattim bilemiyorum. Tercihim sonuncusu ama goz var izan var.

    Yine alinti yapayim:

    Aslında ben bunu hep söylüyordum, sağ-muhafazakâr söylemin Türkiye algısının zaaflarına hep değinmeye çalıştım. Bu kesim ve söylemin demokrasiyi, ‘milli irade’, milli iradeyi türdeş, dindar toplum olarak tarif etmenin sakıncalarının altını çizmeye çalıştım. Bu kesimde benim
    gibi düşünen arkadaşlarım var, ama öne çıkan onların anlayışı olamadı. Bir kesim, kendilerini sivil, demokrat toplum, diğerlerini, zorba tek parti zihniyeti artığı bir azınlık olarak görmekte ısrar etti. Gelinen noktada, bu ısrar devam ederse Türkiye’de ciddi bir kırılma tablosu ortaya çıkar. Dahası, demokratlık adına bu kırılmayı es geçecek, bir destekle buluşursa, daha tatsız bir süreç başlar endişesi içindeyim.

    Hep soyluyorum diyor ama ben hep okumadigim icin (Metin bey sagolun bu arada link icin) gunaydin demek geldi icimden. Bu kadin ruya filan mi gordu? Ben bunu dusunup duruyorum da ‘zahir ben anlamiyorum’ diye gecistiriyorum kac zamandir.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 01.05.2007 - 15:40

  23. Saliha hanim,

    i>Çağlayan’daki çoğu insan için benim başörtüm çoook BÜYÜÜK tehlike idi. Bu beni nasıl yaralıyor bir bilseniz?

    Acaba oyle mi? Ben gitmedim, ama giden komsularim var. Oyle dusunmediklerini biliyorum. Basi acik bir ablam ve iki kiz yegenim var, onlar da oyle dusunmuyor. Universite hocasi bir arkadasim var, ‘bizim okulda basortusune pek ilismiyoruz, keske resmi olsa’ diyor kadin ama AKP’ye destek isi icin — muhafazakar akrabalarinin tarzini bildigi icin — bana ’sen anlamazsin ben kadinim, be bu tarzdan ben de korkuyorum’ diyor. Yani etrafimda dediginiz gibi dusunen insan yok. Yalan soyluyorsunuz demiyorum, vardir boyle insanlar elbette, ama iki karikaturun mucadelesi varmis gercek bundan ibaretmis gibi davraniliyor gibi DE geliyor bana.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 01.05.2007 - 15:47

  24. Bülent Bey,bilemem.
    Ben bu konuda yaralı olduğum için öyle okuyorum tabloyu belki bilmiyorum.
    İnşallah dediğiniz gibidir.:(

    Yorum yazan: Saliha | 01.05.2007 - 16:00

  25. Bulent bey,

    Hepsi iyi de bugun DISK’in ve diger sendikalarin goz gore gore polis ve valilikle — herkes ne yapacagini ilan ettigi halde — inatlasip Taksim’i fethetmeye soyunmalarinin arkasinda ne vardir anlamis degilim. Onu bilen var mi? Nicin ‘gelirseniz sizi dovecegiz, biber gazi sIkacagIz’ diye ilan edilmisken gidip kendilerini dovdurduler?

    Adina bakarak bir isci orgutu oldugunu dusunmekte haklisiniz. Halbuki, bizde sendikalar, tipki isveren dernekleri, tarikatler vb gibi, birer sosyal (pardon ’siyasi’ demek istemistim) enstrumandir.

    Mendebur basinin bir kismi valiye yuklenmis ama bana hic makul gelmedi dovecegim diyene gidip kendini dovdurtmek. Ne var bunun arkasinda?

    Bazi seylerin aradabir gerilmesi gerekiyor belki de ;)

    Yahut valilik bizim bilmedigimiz neyi biliyordu da bu isi bu kadar ciddiye aldi? Durup dururken yapilacak is degil bu, iki sene evvel ‘provokasyon oluyor, abartmayacgiz’ diyen DISK simdi niye insanlari polisin uzerine surdu?

    Provokasyona gelmek mevsimi geliyor diyebilir miyiz?

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 01.05.2007 - 18:23

  26. Provokasyona gelmek mevsimi geliyor diyebilir miyiz?

    Pekiyi ben hatirliyorum bunu da gidip o dayagi yiyenler, o dayagin yenmesini ovenler, — hakli olarak — bu kadar da sertlik nereden cikti diyenler hatirlamiyorlar mi ayni kurumlarin evvelki sene ne dedigini? Iste:

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=151469

    ve simdiki Taksim fatihleri de soyle demis:

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=149409

    Bu sene ne oldu?

    Vali: Taksim’e gelmeyin dagitiriz (yani doveriz ve gaz sIkarIz).
    DISK: Taksim’e gitmek uzere Dolmabahce’de toplanacagiz

    Simdi yarin da egemen gucler muicadele bilmemne sudur budur bir suru yazi cikar. 2005′te yok muydu bu gucler? Vallahi esek yerine konuyor insanlar.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 01.05.2007 - 19:22

  27. Pekiyi ben hatirliyorum bunu da gidip o dayagi yiyenler, o dayagin yenmesini ovenler, — hakli olarak — bu kadar da sertlik nereden cikti diyenler hatirlamiyorlar mi ayni kurumlarin evvelki sene ne dedigini?

    Ask da herkesin sonunda aci cekmek ihtimali oldugunu bildigi sey… ama, herkesin en az bir defa asik olmak gibi gonullu dustugu bir tufa..

    70′li yillarda mitinglerde dayak yiyenler artik emekli oldu. Yenine gelenler ise tabii ki hicbirseyden haberdar degil. Dunyayi degistirmenin de tam zamani..

    irk ya da din/mezhep cinsinden ayriliklar yuzunden kavga etmeleri cok daha tehlikeli. Halbuki, sinif kavgasi –hele de bu memleket gibi class volatlity’sinin son derece yuksek oldugu bir ulkede– cok daha ehven-i ser.. Takim taraftarligi gibi.

    Ve, bu tur cozumlerde, rol sadece devlet dedigimiz aygitin sirtinda degil tabii ki. Futbol takimlari gibi, sendikalar da gorevlerinin bilincinde olmali ve geregini yapmalidir.

    Maksat, aciga cikan enerjinin kontrollu bir sekilde tahliyesini saglamak.

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 01.05.2007 - 20:06

  28. Ah Metin abi, nasıl bir ülkedir burası ne hukuk var ne demokrasi. Mazlum edebiyatı da değil benimkisi, safi nefret.

    Yorum yazan: everfever | 01.05.2007 - 20:24

  29. eee , metin abi susar,
    yazık yazık, değil %/75, % 100 iktidara gelseniz bile adam olmadıktan sonra metin abi. bu yazıyı sil istersen.
    ama önce siyasi hassasiyet.,

    şimdi gel beni döv diye olaya bakan arkadaş.
    sorunun cevapları:

    1-1977- 2007 bu tarihi yıldönümü geçen seneden fark işte.
    2- 1977 de tamamlanmamış bir adalet var., insanların üzerine ateş edildi ve faili meşhul kaldı. insanlar kazancıya karanfil bırakmak istemişler . yuh yani.

    önce “insan”.
    şurada insan’i bakış yazamıyorsunuz yani.

    dün istanbuluya yapılanı ordu yönetimi yapmış, bu iktidarın valisi yapmış ???? ne fark ediyor.

    Yorum yazan: knz | 02.05.2007 - 01:48

  30. Sevgili Everfeverefervesantablet Bey kardeşim,

    Muz cumhuriyetine dönüştük. Hayırlı uğurlu olsun netekim. Siz nefret duymaya başlamışsınız, benim kusasım geliyor artık. Bir yanda vesayetçi bürokratik oligarşinin her türlü melanet ve provokasyonla yediği herzeler, öte yanda çiçekli aklısulu gülerli operatörlü güya “düzen muhalifi” bir hükümetin ne yaptığını bilmez (ya da bilir!) tutumu… Utanç verici bir manzara… Dün İstanbul ahalisi olan bizlere yapılan zulüm neyin nesidir, sorarım. Kayıkçı kavgası bu, bir nevi. Ama yine de kararım karar Muzmin Bey, size cevabımı ayrıca vereceğim gerçi, ama bir kez daha vurguluyorum: Vesayetçi efendilerimize hakiki bir Osmanlı tokatı atmanın zamanı geldi. Elimizdeki tek araçla; oy ile. Ellerinden gelse o imkanı da yok ederler ama ne yaparsın ki çağ o çağ değil maalesef. Halk plajlara doluştu, vatandaş denize giremiyor.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 02.05.2007 - 10:23

  31. Knz Hanım,

    Her zamanki gibi ne dediğinizi anlamıyorum, kusura bakmayın. Susmuş filan değilim, en çok konuşasım geldiği bir zamanda işim gücüm başımdan aşkın olduğu için konuşamıyorum, bir de çenemi tutamayıp başımı belaya sokmak da istemiyorum. Hem “değil %/75, % 100 iktidara gelseniz bile adam olmadıktan sonra metin abi.” ne demek? Siz beni AKP’li filan mı zannediyorsunuz? Şunun şurasında neredeyse iki yıldır konuşup duruyoruz, halâ beni tanıyamadıysanız daha ne diyeyim acaba?

    Dün İstanbulluya yapılandan nasibimi fazlasıyla aldım. Dayak yemedim ama yemiş kadar oldum. “Bir tarafta siyah, öte tarafta beyaz var, aman beyazı tutalım” dediğimi hatırlamıyorum ben burada. İki ucu boklu değneğin boka az bulanmış ucunu tutmak bütün mesele şimdi. Hiç tutmamayı tercih ederdim elbet. Şimdiye kadar da öyle yaptım sayılır. Ama artık mesele hayat memat meselesi. Darbenin değil kendisi, ihtimali ile birlikte yaşamak bile haysiyetsizce bir durum. Biz bu kadar mı kaybettik haysiyetimizi? Sürü olmak baydı artık, vesayet altında tutulmanın da bir haddi hududu var. Ak koyun kara koyun çoktan belli oldu, şimdi bunun tescilini istiyorum ben dünyanın gözü önünde. Yeter artık; CHP gibi sapına kadar gerici (:mürteci), sapına kadar oligarşik dikta düzeninin sözcüsü, sapına kadar faşizan bir partinin halâ “sol” etiketle pazarlanabilmesini insanlık onuruma yediremiyorum mesela, en basitinden. Çoktaaaaan düzenin bir parçası haline gelmiş ve uluslararası ve iç düzenin ekonomik aktörlerince takdis edilmiş olan AKP’nin bize öcü gibi pazarlanarak beyinlerimizin iğfal edilmesi ile bir toplumun zorla fiili livataya maruz bırakılması arasında hiçbir fark göremiyorum mesela. Beni daha fazla konuşturmayın, gittikçe sinirleniyorum.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 02.05.2007 - 10:34

  32. 31′e ek:

    Knz Hanım,

    O lakırdıyı bana demediğinizi yukarıdaki yorumu yazdıktan sonra sizin yorumunuza bir daha bakınca anladım galiba. Eğer öyleyse kusura bakmayın. Vaktiyle Bülent Bey’in düştüğü hataya şimdi ben düşmüş oldum.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 02.05.2007 - 10:39

  33. tam da o deneğe mahkum olmadığımızı söylemeye çalışıyordum.

    Burada ben şimdi; bir olay ve bir insanım.

    olay şu; ülkenin yasal bir kuruluşu, yasal işçi sendikası, 30 yıl sonra kazancı yokuşuna karanfil bırkamak istemiş, ülkenin yasal yöneticisi vapur seferlerni iptal edip, taksime gitmek üzere otobüse yolcuları götürüp kağıthaneye bırakmış. Daha dramatik ve anlaşılmaz bir olayı nasıl tasvir edebilirim.

    psikolojide var, yasını tutmazsan o senin içinde kalır.
    o insanlar 30 yıldır yas tutamadılar.Türkiye bu olayların yasını tutamadı. siviller 30 yıl sonra olaysız bir yası becerebilmek için organize olamadı. ülkenin içişleri bakanı fransa da yaşıyor gibi. daha çok oy aldıklarında, daha çok organize oalbilecklerine dair hiçbir umut yok.

    0 değenekle falan işim yok. Tek bir vatandaş, birey olmaya çalışıyorum. Başka bir değenek gördüğümde tanımak için ayırt etmek için yaşıyorum.

    Yorum yazan: knz | 03.05.2007 - 05:17

Yorum yapın