İki nokta üstüste.
Efenim devir, darbeleri kör parmağım gözüne değil, ince ince yasemince yapma devridir. Beş nümerolu post-postmodern darbe, milletimizin çağım çağım çağlayan kesimine hayırlı ve de uğurlu ossun netekim. AB altına zıçmıştır kesin korkudan şincik. ABD’nin ise derdi başından aşkın. Demek ki eski yüce efendimizin Irak’taki gözü bize ırakkene istediğimiz haltı karıştırabilirüz.
Efenim bu Hasan Mutlucan Bey‘in sanalı çıktı gayrı. E bu dincilerle liboşlarla neyim vıcır vıcır kaynayan başbelası interinet de kırk yılın başında bir işe yarasın, diil mi! Yanında da Sivri Teçhizat Kuruluşları, oh, suyundan da koy netekim ve de sokaklar da yürümekle aşınmaz binaenaleyh.
Efenim ben habire darbe yemekten bıkıp usandım bu arada söylemesi ayıp. Ne lan bu! Ortalama her on yılıma bir adet darbe düşüyor. Marduk gezegenine mi yerleşsem ne? Neyse, yakındır, Marduk gezegeni bana yerleşecek nasılsa, benim de ruhum ilelebet payidar kalacak. Cennette de altı oklu ilkeler mi geçerlidir acep, orada da özde değil sözde vatandaş olarak mı kalacağım, bir danışayım milli gereklilik ka’sına.
Efenim sizi linkten linke savurayım da görün diyeceğim, olmayacak. Zaten darbe yorgunusunuz, yazık size. Göbaaımı gendüm keseyim. Bence mesele basit, aynen Murat Belge Bey‘in dediği gibi: Bu ülkenin hötzötçüleri, normalleşmemizi is-te-mi-yor. İşte o gadder! Merkezdeki sözde-”elit”, kendi kendini yönetmeye talip olan periferideki “cahil ahali”nin demokrasi kelamından hoşlaşmıyor, tüyleri diken diken oluyor “ayakların baş olmaya kalkışması”ndan. Ankara Türkiye’si versus İstanbul Türkiye’si.
Efenim günün mana ve ehemmiyetine binaen yüksek duygu ve düşüncelerimi daha da eyi öğrenmek gibi bir niyetiniz varsa, ben iyisi mi linkleri verivereyim şuracıktan. Gökhan Özgün Bey‘in şu, Gülay Göktürk Hanım‘ın şu, Engin Ardıç Abü‘mün şu, Murat Belge Bey‘in şu yazılarını kıraat eyleyiniz bizahmet. Yetmez! Anselmo Bey, Bekir Bey, Everfeverefervesantablet Bey, Suat Bey ve kayda değer ve her zamanki gibi ilginç bakış açısıyla Muzmin Bey‘in yazılarını da es geçmemeniz iktiza etmektedir.
Efenim, ayrıca seçimleri dört gözlen bekliyom. Bitim gadder hoşlaşmadığım beceriksiz ve korkak AKP’ye, tıpkı 12 Eylül faşizminin amayasasına orgazmik bir zevkle attığım HAYIR oyu gibi heyecan ve çoşku dolu bir vaziyette EVET oyumu verecemdir. Bu kritik kararı o anda virdim gitti. Bir “sözde vatandaş” olarak “özde demokrasi” istiyor bu fakir kulunuz. Laikçi faşistler kına yakabilir dötlerine, benim gibi AKP’ye makepeye oy atmayı rüyasında görse hayra yormayacak bir adamı koştura koştura AKP’ye oy attırmayı becerdikleri için. Açıkça belli oldu ki, bu gelen seçim değildir; bu gelecek olan ya demokrasi adını verdiğim yarimdir, ya da beni bu melmekette doğduğuma doğacağıma her fırsatta pişman eden İttihatçı zorbalar güruhudur.
Efenim çıktık açık alınla her on yılda bir darbeden. Görüşmecim yeşil soğan getirecekmiş. Yazıklar olsun be Bulutsuzluk Özlemi Beyleri, sizin “acil demokrasi”niz buysa! NOKTA. Ya da dergisi filan.




