Âb-ı kitab (3)
Kitâba baktım, hayatının nefesini duydum. Kitâba baktım, nefesinin telaşını gördüm. Kitâba baktım, kelamdan yansıyışını sezdim. Kitâba baktım, gözlerini kaçırışını bildim. Kitâba baktım, sıfırdan çıkıp sıfıra dönüşün lezzetini aldım. Kitâba baktım, aramızdaki uçurumun çağrısına aydım. Kitâba baktım, insanın kusurunu kustum. Kitâba baktım, insanın masumiyetine meylettim. Kitâba baktım, insanın gaddarlığına hükmettim. Kitâba baktım, dağ taş yürüdüm durdum. Kitâba baktım, ayağıma diken batırdım. Kitâba baktım, üstüme kan sıçrattım. Kitâba baktım, cemaline ayna tuttum. Kitâba baktım, maskemi unuttum. Kitâba baktım, suretimden sıyrıldım. Kitâba baktım, kelimelerimi yaraladım, kelimelerimle yaralandım. Kitâba baktım, Hallac’ı andım. Kitâba baktım, çocuk oldum. Kitâba baktım, dünyayı unuttum. Kitâba baktım, neyi hatırlayacağımı hatırladım. Kitâba baktım, meşke vakit buldum. Kitâba baktım, aczimi sayıkladım. Kitâba baktım, kainatın diline izimi bıraktım.
***
Kitâba baktım.
Göremedim kitâbın bana baktığını.


Değerli dostlarım,
Yorumlarınıza fırsat buldukça cevap vereceğim. Geciktiriyorum, beni bağışlayın.
Yazının başlığında ve serinin diğer yazılarında şapka kullanmayıp içeride kullanışımın nedenini düşünürseniz bulursunuz. Hem, “Dilbilkisi” köşeciğimizde bir imla yazısı farz oldu artık diyorum.
***
Ayrıca:
1. Siyasetin kirinden edebiyatın edebine meyledince nedense okurcuklarım görünmez oldu.
2. Yorumlara cevap veremeyişimin de sanırım bunda rolü var.
bu kitaptan bende de var:)
dilim tutuldu metin bey. çok hoş yazmışsınız yine.(1)
sevgiler.
Kitâba baktım ALLAH a teslim oldum..
Yeni Hayat kitabından altını çizerek seçtiğim bu pasajı, arşivime almıştım. Sevgili Özge’nin bloguna da aynısını koyduğumdan, Özge’den özür diliyorum…
………
Bir gün bir kitap okudum, bütün hayatım değişti…
…bu ışıkta kendimi sezdim, bu ışıkta daha sonra tanıyacağım, yakınlaşacağım bir hayatın gölgelerini hissettim.
..ondan sonraki sayfayı okudum, öteki hayatın eşiğinden sızan ışığı gördüm. Şimdiye kadar bilmediklerimi ve bildiklerimi gördüm. Kendi hayatımı gördüm, kendi hayatımın alacağını sandığım yolu…
….şimdiye kadar bildiğim, düşündüğüm pek çok şey, üzerinde durmaya değmez, ayrıntılara dönüştüler ve bilmediklerim gizlendikleri yerden çıkıp bana işaretler yolladılar.
….kitap da tabi ben orada yaşadığıma göre benden söz ediyor olmalıydı. Benim düşündüklerimi benden önce biri düşünüp yazdığı için böyleydi bu.
….kitabın bana önce fısıldar gibi, sonra bir çeşit zonklamayla, sonra pervasız bir şiddetle gösterdiği şey, oldukça anlıyordum, orada, benim ruhumun derinliklerinde yıllardır yatıyormuş.
…..bir anda hayatımın hiç düşünemediğim kadar zenginleştiğini anladım.
…..neredeydi konuşabileceğim bana benzer kişiler, yüreğime seslenen rüyayı bulabileceğim ülke neredeydi, kitabı okumuş öteki kişiler nerede?
…aşk kitaptan yüzüme fışkıran ışık kadar sarsıcıydı ve hayatımın çoktan yoldan çıkmış olduğunu bütün ağırlığıyla kanıtladı.
….içine düştüğüm bu yeni alemdeki dayanılmaz yalnızlık duygusundan kurtulabilmek için kendime benzeyen ötekileri bulmam gerekiyordu….
Orhan Pamuk- Yeni hayat’tan altını çizdiklerim.
Peri Hanım,
Hem çok teşekkür, hem de az biraz teessüf ederim! (İkincisinin nedenini diğer okurcuklarım merak ederlerse sizin malikaneye bakabilirler.)
Ece Kardeş,
Metinde içkin olana dikkatli baktığınızda onu da göreceksiniz zaten…
Zihni Bey,
Evet, Orhan Pamuk’tan alıntıladığınız bu pasaj bütünledi yazımı. Teşekkür ederim. Benim sözüm bitmedi ama daha!