jazzetta

“renk renk düşünceler kaldı söylenmedik” (hayyam)

Âb-ı kitab (1)

Kitap! Ne var ki aniden başlar kitap ve bitmek bilmez. Sen onu tükettiğini sanırsın, o seni başlatır. Her sayfa hışırtısında bir yaprak hışırtısı duyarsın. Bazı satırlar kanlıdır, her satır değilse bile. Gözyaşı dediğin, en çabuk, kapalı bir kitabın sayfaları arasında kurur. Gece ve gündüz düşlerinden daha güzeli, kitap okurkenki düşlerindir. Su gibi akar kitap; us kadar dışadönük, içedönüktür. Su gibi us, us gibi su –böyledir tarifi belki. Rab ki tap, yani sev yalnızca, yani sığın gizlice, yani duy içten içe, kainat kitabını okuyarak –kainat kitabı senin içini dışını okuyup dururken. Dön dur ilk nedene, sonuç alacağım diye. Sonuç, senin sonundur –en başına dönesin diye. Ne var ki gördüğün her ot, her hayvan, her insan, her yıldız aniden başlar bir kitap gibi ve bir kitap olarak ve bitmek bilmez. Sen bitmedikçe.

14.03.2007 - 17:02 - Yazan: metin | TAVANARASI | | 8 Yorumlar

8 Yorumlar »

  1. Kitap, yenmez ama doyurur,
    patiK örtmez ama giyilir

    Etik satılmaz da alınır
    KİTe müşteri aranmaz bulunur

    Evet Metin Bey, sessizliği bozmak bana kaldıysa,
    böyle gürültüyle olsun dedim.

    Kitabın ağaçsı kokusuyla, bilgisayarın mağnetik sinyalleri arasında çoook fark var değil mi?
    İŞTE BİR BİLMECE:
    Bir kitap sayfasında “ağaç kesmek cinayettir” yazıyorsa,
    Bu yazı, bir yaz günü bir ağaç gölgesinde yüksek sesle okunuyorsa,
    Gölgenin ağacı da bu sözü duyuyorsa,
    Cevabı ne olurdu?
    Bütün jazzetta dostlarına soruyorum??

    Yorum yazan: zihniorer | 14.03.2007 - 21:20

  2. Bitecek ne var ki kainat dediğimizde?
    Hiç bir şey bitmeyecek!
    İnsan sadece numunelerini yaşıyor burada.
    Kendisinin bile…

    Yorum yazan: cenkunal | 15.03.2007 - 00:27

  3. Zihni Beyciğim,

    Çok teşekkür ederim. Buraların eski tadı kalmadı, ne gelen var ne giden… Gelseler bile sessizce dolanıp gidiyor eski dostlar… Geçenlerde tehdit ve şantaj yağdırdım, oralı bile olmadılar, olmuyorlar… Ben yapacağımı biliyorum ama… Neyse, efendilik bizde kalsın efenim.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 15.03.2007 - 11:23

  4. Cenk Bey,

    Sizin malikanenize uğradım. Kainata ilişkin düşüncelerinizi merak ediyorum. Yazın lütfen… Buraya da sık uğramanızı dilerim.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 15.03.2007 - 11:24

  5. “Kum Kitabı” adlı öyküde Borges, herhangi bir sayfasına tekrar dönülemeyen bir kitabı anlatır ve bu öyküsüyle hem ayrı ayrı kitaplara olan bakış açısını -her kitap, her okunuşta farklı gerçeklikler sunar-, hem de tüm kitapların aynı kitabın -bir evrensel kitabın- parçaları olduğu gerçeğini ya da buna olan inancını dile getirir.

    Yukarıdaki metninizi okuduğumda, ilki aklıma gelirken, Bilge Karasu’nun ölmeden birkaç yıl önce söyledikleri ikincisini aklıma getiriyor: “Daha okunacak o kadar çok kitap var ki!”

    Ve, evet, ben de en güzel düşlerimi kitaplarda görüyorum.

    Yorum yazan: Atilla Aktuna | 15.03.2007 - 13:02

  6. Her yerde, her zaman kitap okumuşluğum var, ama “kitap okumak” benim için, henüz bir yeniyetmeyken, küçük bir kasabada, kavurucu sıcaklarda, bitmeyen gün içindeki okumalarımdır. Carson Mc Cullers’ın, “Düğünün Bir Üyesi’ndeki kız gibi sıkıntıdan patlar, kitaplara, oradan da düşlere dalardım. Her biten kitapla terkedilmiş gibi hissederdim. Beni bıraktıkları, benim artık göremeyeceğim bir yerde yaşamaya devam ettikleri için neredeyse gücenirdim kitaba. Hala da biten her kitaba gücenirim.

    (Hayret! Metin Bey, bu güzel yazınız bana da Borges’in Kum Kitabı öyküsünü hatırlattı.)

    Sevgiler.

    Yorum yazan: endiseliperi | 15.03.2007 - 13:21

  7. Bakınız tehdit ve şantajım işe yaramaya başlamış bile Zihni Bey! Sizden sonra da, çok değer verdiğim okurcuklarımdan bazıları, öncü kuvvet olarak gelmiş Terra Jazzetta’ya… Hayra alamet bu, çok sevindim… Yazdıklarına cevabımı sonra verebileceğim. Çünkü yetişemiyorum şu sıralar işten güçten… Şükranlarımı arzediyorum kendilerine…

    Yorum yazan: metin-thePoor | 15.03.2007 - 14:02

  8. Tık tık..sizden bir fincan kelime almıştım iade etmek istedim.Fincanı boşalttıktan sonra lütfen markasını okuyun.

    Ab-ı hayat-ül kitap;(Osmanlıcam yok,doğruluğundan emin değilim!)

    Ab-ı abısteni ile canlanır aniden, başlar akmaya ab-ı hayat,
    Hayat!
    Sen onu tükettiğini sanırsın her kelime,her insan ve her olayda,o seni başlatır her solukta,
    Gün batımıyla geceye kapanırken gözler,hayat sayfasının yaprağı çevirir yüzünü yaşanmışlara,
    sayfanın satırları kanlıdır, her satır değilse bile
    bazen sevinç bazen keder gözyaşları kurutan sayfalardan kimin haberi olur?
    ….
    Yaşanmış ve yaşanan düşlerden daha güzeli yaşanılması düşlenenlerdir ,
    Düşler coşturur ab-ı hayatı, baharda su yürüyen ağaçlar gibi filize döndürür yüzleri,
    Tomurcuğa dönen dalları küstüren ah o gece ayazları yok mu,
    dondurur da durdurur ab-ı hayatı,
    ………
    Rab ki tap, şahına kurulmuş ab-ı hayatın ,sev yalnızca,sığın gizlice,duy içten içe, kainat kitabını okuyarak
    kainat kitabı senin içini dışını okuyup dururken,
    Dön dur ilk nedene, sonuç alacağım diye,
    Sonuç, senin sonundur –en başına dönesin diye,
    Ne var ki gördüğün her ot, her hayvan, her insan, her yıldız aniden başlar bir kitap gibi ve bir kitap olarak ve bitmek bilmez,
    Ab-ı hayat, devinimini bitirmedikçe aktığı yerde.

    Metin bey siz bunu Ab-ı zen farz edin,damlalar ve birikintiler..

    Fincan altı marka:HUMAN MADE IN HOŞGÖRÜ

    Yorum yazan: çuvaldız | 16.03.2007 - 16:39

Yorum yapın