jazzetta

“renk renk düşünceler kaldı söylenmedik” (hayyam)

Liste

Ramiz Gökçe’li Alfabe kitabı. Ahududulu bayram likörü. 514 Sema’nın verdiği kokulu silgi. Tahta topaç. İş Bankası kumbarası. Osman Nuri. Hacıbekir. Singer dikiş makinesi kullanım kılavuzu. Kabartma Türkiye haritası. Kaynana şekeri. Zenci kızlı, çikolatalı Mabel sakızı. Uludağ gazozu. Akşam, Yeni Ortam. Zehir Hafiye, Hoş Memo, Hüdaverdi ile Pırtık, Cafer ile Hürmüz. Kore dergileri. The New Neighbours ve Rusty kitapları. Bütün dolmakalemleri, kurşunkalemleri, simitleri temsilen bir dolmakalem, bir kurşunkalem, bir simit. Lambalı radyomuz. Çocuk Sesi, Doğan Kardeş, Hayat Ansiklopedisi. Okul çıkışları.

Değerini zamana borçlu siyahbeyaz fotoğraflar. Sarardıkça ölümsüzleşen mektuplar. İçindeyken o olduğunu bilmediğiniz, adını koyduğunuzda[ysa] çoktan yitirmiş olduğunuz çocukluk.

Yangınımda İlk Kurtarılacaklar.

24.02.2007 - 18:05 - Yazan: metin | FAKİRİN KİLERİ | | 45 Yorumlar

45 Yorumlar »

  1. 8000. yorumu da ben yapayım bari…

    Bu yazı, kim olduğumu açığa çıkarabilir. 514 Sema okursa tabii! Zayıf ihtimal, ama yine de hata ettim galiba!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 24.02.2007 - 18:10

  2. Yangınımda İlk Kurtarılacaklar.

    Sevgili Metin
    (bu gün samimi olasım geldi affet),

    İstanbul’un tüm itfaiye ekibine ve Türk Hava yollarına müracat etmelisin.
    Tek başına imkansızzz!

    Yorum yazan: zihniorer | 24.02.2007 - 19:19

  3. Zihni Beyciğim,

    1. Estağfurullah efenim, ne demek!
    2. Onlara kaldıysak yandık!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 24.02.2007 - 20:09

  4. Gençliğinden birazcık uzaklaşmış, dikkatli okurcuklarım,

    Şunu ehemmiyetle tebaruz ettittirttiririm ki, Kore dergileri ile Çocuk Sesi mecmuasına yaşım yetişmemiştir. Onlar listede buna rağmen yeralmışlardır; çünkü ben onları evin bir köşesinde bulup okumuş idim vaktiyle cilt cilt, sahife sahife, satır satır.*

    (*) Cano Hanım, beni nostalci tuygusu bastı şu an. Hadi bilin niyedir!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 24.02.2007 - 20:14

  5. Abariii! Tevellüdümüz de kabak gibi ortaya çıkacak bu şekilde!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 24.02.2007 - 20:15

  6. Sevgili 514 Sema,

    Biliyom sen malikanemin torpakları hangi atlasın sahifeleri arasında konuşlanmıştır, bilemezsin, asla bilemeyeceksin de. Emme olsun, çıkmadık canda ümit var değrleğr. Ne de olsa interinet var, Gugıl Emice var, belkim de ben senin izine rastlarım, hayat bu, belli m’olur.

    Neyse, mevzuyu şöyle özetleyelim: Sen benim ilk aşkımdın. Bak okul numaranı bile unutmamışam, her ne gadder soyadını hatırlamıyorsam da. Sen bana bi de koca bir paket “çukulata” getirmiştin hastalanıp ateşler içinde yatağa düştüğümde ve o kadar bayıldığım bişi olduğu halde uzun zaman yiyememiştim senin çikolatanı, hediyeni imha etmiş olmamak ve o anın anısını saklamak için.

    514 Sema!

    Kimsecikler duymasın emme, gara torpak bana bakar olduysa da seni halâ seviyom. Ve de sana “Love me tender” şarkısını armağan idiyom. Varlığım Türk varlığına mı yoksam sana mı armağan olsun, karar viremeyyom bu arada.

    Ciao.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 24.02.2007 - 20:24

  7. soyadını hatırlamıyorsam da
    hatırlasan ne değişir ki bu saatte o günkü soy adını tedavülden kaldıran olmuştur şimdi.

    Hükümsüz soy ad ile hükümsüz aşk bir arada olunca, buna hem içilir, hem de bir güzel şarkı tuturulur değil mi Metin’ciğim.
    Bu arada eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürdüğünü de unutma ha:)

    Yorum yazan: zihniorer | 24.02.2007 - 21:05

  8. Sema hanımın selamı var.

    Madem benden önce 513 Sema sevmiş; şimdi ne demeye benim adımı anıyor. O beni ne sanıyor?!

    diyor.

    [Elciye zeval olmazmis :) ]

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 24.02.2007 - 21:53

  9. ki niyedir Metin Bey?
    vallah çok yorulmuşam boğün. şinci geldim, bilemedim..
    tamam şimdi buldum: eti! eti! eti! :))

    Yorum yazan: candan | 24.02.2007 - 22:40

  10. Zihni Beyciğim,

    Hükümsüz soyadıyla hükümsüz aşk biraraya gelince ne olabileceğini güzel söylemişsiniz. De, ben artık sadece ayran, ahududu şerbeti, davultozu karıştırılmış limonata ve de hükümsüz soyadlarının üzerine bir bardak soğuk su içebiliyom! Şarkı tutturmaya gelince… Bakın işte onu iyi yapardım bir zamanlar… Şincik aklımda hiçbir şarkısözünü tutamıyom, Alzheimer Bey beni ziyarete niyetleniyor galibam. Emme size eşlik ederim seve seve.

    Karpuz kabuğunu ise -Karadenizli olmamakla birlikte- gecenin bu vaktinde anlamadım emme anlamış gibi yapayım bari.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 24.02.2007 - 23:56

  11. Muzmin Bey,

    Yaw İLK aşkım dedimdi, günahımı alıyorsunuz. Elçiye zeval olmaz ama, hem siz Sema Hanım’ı yanlış anlamışsınız; o öyle demiş olabilemezzz!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 24.02.2007 - 23:59

  12. Cano Hanım,

    Siz üçleme yapmışsınız yaw!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 25.02.2007 - 00:00

  13. Muhterem okurcuklarım,

    514 Sema Hanım’a odaklanmayalım, yazıdaki diğer mevzulara da kol kanat gerelim efenim.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 25.02.2007 - 00:03

  14. “eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek”

    kim icat etti bilmiyorum ama, bir iç anadolu deyimidir.
    eski aşkları hatırlatman, yaramızı deşmen nedeniyle söylenmiş sayın, uysa da uymasa da…

    Yorum yazan: zihniorer | 25.02.2007 - 00:15

  15. Metin bey,

    Yaw İLK aşkım dedimdi, günahımı alıyorsunuz. Elçiye zeval olmaz ama, hem siz Sema Hanım’ı yanlış anlamışsınız; o öyle demiş olabilemezzz!

    Valla bilmem. Hem sonra, hangi bastan saydiginiza bagli degil mi?

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 25.02.2007 - 00:16

  16. Zihni bey,

    Valla, bence karpuz metaforuyla bakmak biraz yanlış.. En azından eski defterleri karıştırmak açısından…

    Sizi bilmem ama ben türküleri hayli severim; Urfa da çok eski bir kültürdür ve çok da hikmetli sözleri vardır; dinlemek isabetli olabilir..

    Çıhtım kerpiç divara
    El ettim eski yâra
    Eski yâr şöle dursun
    Can gurban yeni yâra

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 25.02.2007 - 00:27

  17. El edip eski yâra
    Göz edip yeni yâra
    Böyle sevda olunmaz
    Açar gönülde yara

    :p

    Yorum yazan: Ece | 25.02.2007 - 00:45

  18. Metin [ağa]bey,
    Erkekler gerçekten ilklerini hayatları boyunca unutamıyorlar mı?

    Yorum yazan: Ece | 25.02.2007 - 00:46

  19. The morning after the one-night-stand, the guy turns around and, with a very wishful tone voice, asks: ‘am I your first one?’.. to which she replies: “Can’t remember… Let me look at you again. Well, you do look familiar. You might be’..

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 25.02.2007 - 00:54

  20. Barış kavgasız olmaz
    Deniz dalgasız olmaz
    Taife-i haşinin
    Başı sevdasız olmaz

    p)

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 25.02.2007 - 01:01

  21. Dut ağacı, silkine
    Selam söyle, ilkine
    Yalnız, şunu bilkine
    İki kere okunmaz

    :))))

    Yorum yazan: Ece | 25.02.2007 - 01:44

  22. Yâran kitâplarımdır; doyamam okumasam
    İlki bir masal mıydı.. ah, keşke hatırlasam

    Doğruymuş dedikleri: En sonuncu en hastır
    Bence de kitap mürşid; okumak ihtisastır

    :))

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 25.02.2007 - 01:59

  23. Ölüm ile ayrılığı, tarttım bugün, öyle geldim
    Ağır geldi ayrılık, arttı derdim, böyle geldim
    Değil elli dirhem, eksik tartmış terazi,
    Dünya yük, biz hamal, sattım bugün, öyle geldim..

    :)))

    Yorum yazan: Ece | 25.02.2007 - 02:18

  24. Müzmin Anonim Bey,
    Eşeğin karpuz kabuğuna olan aşkını
    küçümsüyor musunuz yoksa:))
    Ayıp olur emekçilere:))))

    Haklısınız da sadece “kör düşkünlüğü” ifade edecek kelime uyduramadım.

    İlk aşkın ilk ateşi
    sadece kavurmak işi
    aralarda geçer beşi,
    aşktan mezun olabilen
    bir yastığa koyar başı.

    Yorum yazan: zihniorer | 25.02.2007 - 02:27

  25. Efenim, hoşgeldiniz.. bu kürkçü dükkanına
    Size bakalım hangi kitaptır sadre merhem
    Kantarımızsa bozuk.. bin okkası bir dirhem
    Ayrılıkla insanın ekmek doğrar kanına

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 25.02.2007 - 02:44

  26. Bir yastığa baş koymak artık yalnızlık demek
    Zemane çok değişti; yastıklar çok daraldı
    Öte yandan değer mi, bunca cevr bunca emek
    Bir ömür hedeflemek.. şurda kaç sene kaldı

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 25.02.2007 - 02:51

  27. Hoşça bulduk zâtınızı
    Sevdik saydık hatrınızı
    Merhem bulduk yaramıza
    Kürk ısıtmaz sırtımızı

    Yorum yazan: Ece | 25.02.2007 - 03:00

  28. ingilizce yazmayı denedim, ne ölçü tuttu ne kafiye:P
    ne zormuş ya:))

    Yorum yazan: Ece | 25.02.2007 - 03:01

  29. Biz eskiden “bizler”dik
    Commentleri “yüz”lerdik
    Küslük yoktu buralarda
    Ayıpları gizlerdik

    Yorum yazan: Ece | 25.02.2007 - 03:04

  30. martılar yüksek uçar,
    adına özgürlük biçer,
    oysa yüksekten uçmak,
    yalnızlığı beş geçer.

    bir yastıkta iki kişi
    biri erkek biri dişi
    görücüler kakmadıysa,
    “aşk”tır onların işi.

    Yorum yazan: zihniorer | 25.02.2007 - 03:04

  31. 514 Sema yı, yazınca, Metin abi
    Yengem kalktı okudu, dedi: “Buraya bak bi”
    Metin abi tırstı: ” Hayatım, ne oldu ki”
    “Akismetten kurtardım, M.Anonim yazmış idi”

    :)))))))

    Yorum yazan: Ece | 25.02.2007 - 03:13

  32. Hangi bağın bağvanısan gülüsen
    Mısra mısra ömrün boyu gülüsen
    Neş’e şenlik döktürüsen döküsen
    Kimdir bakim bizden sebepsiz küsen

    [4+7 ölçüsü ile ilk defa yazıyorum. Pek de zormuş gerçekten.]

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 25.02.2007 - 03:14

  33. Biri bana anlatır mı
    Aşka zincir bağlatır mı
    Göz yaşı akıtan dere
    Çelik köprüyü aratır mı

    Yorum yazan: zihniorer | 25.02.2007 - 03:19

  34. Aşk denen şey sakattır.
    Eziyeti çekilmez;
    Çilesiyse bin kattır.

    Yorum yazan: Muzmin Anonim | 25.02.2007 - 03:22

  35. Yengem dedi:”Sus Metin!”
    “Madem ki bir halt yedin”
    “Bari yalan söyleme”
    “Benden çok mu sevdin?”
    ***

    “Yok hayatım o nasl söz!”
    “Senden başka görmedi bu göz”
    “514 Sema da kim olurmuş”
    “İlkim sonum sensin, sözüm söz”

    :)))
    [Metin bey uyuyor olmalı,hoşgörü dileniyorum ,çenem düştü]

    Yorum yazan: Ece | 25.02.2007 - 03:28

  36. aşkın tadı acıdır
    süs biberi tadıdır
    öyle eziyet değil
    baharatın adıdır.

    Yorum yazan: zihniorer | 25.02.2007 - 03:31

  37. metin bey pişman oldu
    ihanete düşman oldu
    eski aşkı nerden açtı!
    Ece’nin diline düştü

    Yorum yazan: zihniorer | 25.02.2007 - 03:34

  38. Umarım ters bir zamanına denk gelmem:)
    Gerçi O benim niyetimi bilir:)
    herkese iyi geceler..
    [bakalım bu başlık yüzlenecek mi]

    Yorum yazan: Ece | 25.02.2007 - 03:39

  39. Sabahtan erken kalktım
    Bir bölük kuşa baktım
    Sema senin uğruna
    Canım’ ateşe yaktım

    Sararmışım solmuşum
    Güzele bendolmuşum
    Kuş dili bilmez iken
    Şimdi Jazzbül olmuşum

    Saksıda limon ağacı
    Semanım bana acı
    Göz gördü gönül sevdi
    Zaman bunun ilacı

    Yaram’ deşti Muzmin Bey
    Hey gidi seneler hey
    Ben bir sefil çobandım
    Ne kaval çaldım ne ney

    Zihni Bey kızdı bana
    Deştim eski yareyi
    Konuşmazdım ben amma
    Ağzım dilim söyleyi

    Dillenir hece hece
    Hem gündüz hem de gece
    Unutulmaz ilk sevda
    Öğren bunu sen Ece

    Sema kaldı mazide
    Toplansın meclisimiz
    Huzurum tehlikede
    Değişsin şu bahsimiz

    Yorum yazan: metin-thePoor | 25.02.2007 - 11:34

  40. 39′la ilgili olarak:

    Yukarıdaki ilk üç dörtlük
    Mevcut manilerden bozmadır
    Sonrakilerse şu fakirin
    Tamamiyle uydurmasıdır

    Yorum yazan: metin-thePoor | 25.02.2007 - 12:28

  41. zihni sana kızamaz
    ipe aşklar dizemez
    İlk aşk yıkım olsa da
    sonuncuyu bozamaz

    Yorum yazan: zihniorer | 25.02.2007 - 16:44

  42. burada herkes şuarâ ehlinden olmuş..

    Yorum yazan: ırmak | 25.02.2007 - 17:22

  43. Peki, ben bu listeden secip kendi listemi yaptim.

    kokulu silgi; hepsi cok guzeldi, bir de yenecek cinslerini cikarsalardi harika olurdu. kirtasiye dukkanlari hala en sevdigim yerlerdir.

    Tahta topaç; evet yetistim tahta topaclara, etrafina ip sarilir, pirrrr diye donerlerdi. bir de cevizden yapilan kucuk topaclar vardi, ustelik oyun bitince kirip yerdiniz.

    İş Bankası kumbarası; buna bir cogumuz yetistik herhalde. benimki maviydi. (yoksa hepsi mi maviydi zaten)

    Singer dikiş makinesi;kilavuzu degil kendisi buyukannemin odasinda dururdu. eski modellerden, etrafi acik, ayaklari demir olanlardan, isi bitince desenli kaplama kapaklari olan yuvasina geri donenlerden.

    Zenci kızlı, çikolatalı Mabel sakızı; ah iste en sevdigim sey, eski mahallemizin bakalindan alirdik, simdi ne bakkal kaldi ne Mabel sakizi, bes alti yil once bir yerde karsima cikmisti o zaman almistim hem kendime hem anneme.

    siyahbeyaz fotoğraflar; iyice eskiler olanlar, sararmis ve kenarlari yipranmis olanlar. yetisip taniyamadiklarimin, aynalarin kenarlarina tutturulanlar, kitaplarin arasinda kalmis olanlar.

    Sarardıkça ölümsüzleşen mektuplar; yillar sonra bulunan, tekrar tekrar okunan…

    çoktan yitirmiş olduğunuz çocukluk; kayip, bulanlarin icime iadesi rica olunur.

    Yorum yazan: Pelin | 26.02.2007 - 21:49

  44. Ayyy, Doğan Kardeş!

    Şemsiye şeklinde çikolatalar, Ayşegül serisi, Mısır’dan aldığım ilk mektubun pulu, uçan balona, lunaparka ve dondurmaya duyduğum aşk, çeyizimde sararan danteller,leblebi tozu,terliklerimi fırlatıp yalınayak koştuğum toprak yol, soba üstüne konan madalina kabukları, maşıngada pişen ekmek ve kaymak tutmuş süt ile yapılan tadına doyulmaz köy kahvaltıları…

    Zaman çok acımasız.

    Yorum yazan: Derya | 27.02.2007 - 23:00

  45. Pelin Hanım ve Derya Hanım,

    İkinize de çok teşekkür ederim. Bütün okurcuklarımı bu listeyi zenginleştirmeye davet ediyorum bu vesileyle de.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 27.02.2007 - 23:06

Yorum yapın