Siresi yarisdaran… Ah ahparik… Tarametsav garmir vartıs…*
Ağıtlar yakılıyor ardından, güzel şeyler söyleniyor acıyla… Güvercinim uçup gitti, ne fayda… Bu kaçıncı hakaret hayata, hayatlarımıza, insanlık onurumuza, özgürlük düşlerimize? Bu ne bitmez tükenmez bir lanet…
Alçakça katledilişinin ardından sanal inlerinde kuduz köpek gibi salyalarını akıtarak cinayetlerini kutlayan ve devamını getirme andı içen vatan haini ve insanlık düşmanı faşist sürüleri mi daha iğrenç, yoksa sen altı delik ayakkabılarınla yerde yatarken “Türkiye’nin itibarı”, “Asala yapmıştır”, “Dünyaya rezil olduk” diye kusmuklarını saçan timsah medyatörler mi acaba? “Olayı şiddetle kınayan” Perinçli gibi sokak ırkçısı veya 301’ci büyük Türk büyükleri gibi koltuk faşisti zorbalar mı, yoksa hepimizin içinde bir fırsatını bulur bulmaz uluyup dişlerini gösteren gizli faşo mu daha tehlikeli?
Sonuçlar:
1. Sen artık görünürde yoksun, kalplerimize sakladık seni.
2. “Milliyetçi” ve “ulusalcı” yaftalı vatan hainleri emellerine nail olma yolunda büyük bir adım daha attılar.
Sıdesutyun paregamıs…** Sen bilinmeyen bir ülkedesin artık, bizse Kurtlar Vadisi’nde, kurt kapanındayız. Bize şans dile. Dile ki başımıza örülmek istenen çorabın defosu meydana çıksın. Dile ki timsah gözyaşlarıyla, bayat ve tiksinti verici resmi klişelerle, milliyetçi ve ulusalcı “derin” zorbaların salyalarındaki kuduz mikrobuyla bu hayat daha fazla enfeksiyon kapmasın.
Ve Hadi Uluengin’in de bir kısmını listelediği azmettiriciler: “Avanesiyle birlikte ahparike de sille tokat girişmeye kalkışan o avukat numunesi… ahpariki ‘yılın vatan haini’ diye ilan ve teşhir eden o ’sol’ (!) yaftalı provokasyon paçavrası… ahpariki her an boy hedefi olarak gösteren o ‘karanlık’ ajan şebekesi… İttihatçı Talat‘ın cürümlerini iftiharla sahiplenen o ‘komitacı’ bozuntuları… ‘Ermeni piçi’, ‘Agop’un dölü’, en terbiyelisi ‘bağrımızdaki yılan’ diye Hrant Dink‘i namlunun önüne koyan o nefret tacirleri… ahparikin cesedi daha morga kaldırılmadan katili ‘Ermeni diasporası’nda, ‘ABD servisleri’nde, ‘NATO örgütleri’nde keşfediveren o bezirgan komplo teorisyenleri…” Ayağa kalksınlar ve hesap versinler. (Olmayacak duaya amin.)
Kimse de “katiller şunlardır, yok onlar değil bunlardır” demesin! Katil belli. Katil biziz. Katil, herbirimizin içinde zamanı geldikçe dürtüklenip uluyan faşist. Dürtükleyenler sadece misyonlarını yerine getiriyorlar, durumdan vazife çıkarttırıyorlar.
Ha, bu arada, hükümet olup da iktidar olamayan siyasi kadro da düşünsün iyi bir. Kendilerini kastediyor değilim ama, korkak bezirganlığın kimseye faydası yok. Derin güçler toplumu terörize ederken hükümet bayat klişelerle vaziyeti idare etmeye kalkarsa feci yanılır. Çünkü hedef tahtasının tam göbeğinde. Engin Ardıç “kızım sana söylüyorum” demiş -bu ikinci ve son mektup sanırım.
(*) Sevdiğimi elimden aldılar… Ah kardeş… Kırmızı gülüm soldu…
(**) Elveda dostum…
8 Yorumlar »
Yorum yapın
About
Beniâdem içre bir âdem. Ademin mevcudiyetini yahut mevcudiyetin ademini merak ediyor. Ne Konstantiniyye’siz yapabiliyor, ne de Konstantiniyye ile. Kendine göre bir ütopyası ve distopyası var. Başak burcu. Mekteb-i Mülkiye-yi Şahane-i Osmanî mezunu. Müellif ve muharrir olduğu iddiasında ama bu aslında bir muammadan ibaret. Hayatta aşkla bağlı olduğu ilk ve son şey, Türkçe. Arada birkaç şey daha var tabii. Bazen kendisi olduğunu düşünüyor, Borges’in kulaklarını çınlatarak. Blues, caz, progresif rock, fusion, klasik, barok, tango, türkü ve şarkı seviyor -sırayla değil ve sadece bunlar da değil. Yüzme bilmiyor ve bu gidişle hiçbir zaman öğrenemeyecek. (Bu kadar ayrıntılı tarife lüzum yoktu ya neyse!)


Ne olacak bu memleketin hali?
Böyle sürgit devam mı edecek?
Hurriyet’in manseti gordunuz mu? “Namaz kildi,vurdu”….
Turkiye’de daha onceden kisi hakkinda atip tutan, kostek olan yada destek vermeyen her kesim olayi bir sekilde kendi yararina kullanmaya calisiyor…
301 ile problemin tam orta yerinde duran hukumetin bile kendini olaydan ayri tutmasi inanilacak gibi degil…
Yazik…
Lanet olsun!
Allah da onların içini yaksın!
Hürriyet bugün, “namaz kıldı, vurdu” diye manşet atmış.
Hem böye cinayetler işleyip İslam’ı karalayanların, hem de bunu fırsat bilip İslam’ı karalayanların Allah belalarını versin.
Bir de iki de bir kalemiyle faşist infazlar yapan kalemşörler birden özgürlükçü kesildi. Gülelim mi ağlayalım mı bilmem..
Atilla Hoca linç edilirken neredeydiniz? H.Dink 301′den yargılanırken linç edilmeye kalkıldığında nereleydiniz? Yazıklar olsun…
Sanki kimse bayat klişelerin arkasına saklanamıyor bu kez. Sanki herkes katillerin niyetini gördü. Sanki bu kez, bu cinayet, muradına erip, unutulup gitmeyecek. Sanki tarih tekerrür etmek istemiyor. Sanki Türkiye onurlu bir tavır alacak, sağduyulu olacak ve katillerin ipliğini pazara çıkaracak. Sanki bu toplum sorumsuz çocuksuluğundan kurtulacak, olgunlaşacak, kalbini aklına uyduracak gibi.
Bilmiyorum. Yazıklar olsun.
Kazım Mızrak Bey’e Jazzetta’nın notu:
Bana gönderdiğiniz yorumu okudum. O konu çok sinirimi bozmuştu bir ara. Hatırlamak bile istemiyorum. Onun için özür dileyerek yorumunuzu yayımlamayacağım. Size de diyorum ki kaale almayın o herifleri, boşverin! Bu ülkede faşistlik çeşit çeşit; kimisi kendine “milliyetçi” diyor, kimisi “ulusalcı” diyor, kimisi “İşçi Partili”, kimisi “kemalist”, kimisi de Trabzon’dan filan çıkıp gelen tetikçi. Kimisi medyada, kimisi internette, kimisi sokakta, kimisi önemli koltuklarda. Biz uyanık olalım, yeter.
namaz kılıp vurduğunu yazması, yani başlık atması elbette
maksatlı ama siz o katilin namaz kılmadığını mı düşünüyorsunuz ? Onun namaz kılmamasını isterdiniz ama
Polat alemdar da öyle biri.,
o genç hepimizin illeti. Kimse elime pislik bulaşmasın istiyor, bir diğerinin vasfını ön plana çıkarıyor ama hepiniz katlanacaksınız.
katillere bakıp profil çıkaramayız.
Tamam abi sorun değil.. anlıyorum sizi. Mesele yapmayalım :) Benim pH değeri de normal değerine döndü gibi…