İşim iş değel, daşım daş değel!
Ne zamandır tembellik edip işleri yoluna goymamışık sevgili kavurmasever hemşehrilerim. Hadi bakalım, ülke sizden iş, hane halkı aş, eşiniz çalışkan bir eş bekler:
000138. Dinlenilecek.
(Nah dinlenirsin, derununda bu mel’un taş varkene, sende bu illet meslek, sende bu ailevi telaşe, sende bu ucu bucağı belirsiz iş listesi varkene!)
000139. Yazılacak. Ne yazılacak? Çok şey yazılacak. O, bu, şu yazılacak. Jazzetta canavarının karnı yazıyla doyurulacak. U-topos’un üvey evlat statüsü değiştirilecek. Muzmin Bey‘in dilbilkisi makalelerine laf yetiştirilecek. Yeni kitabın son hazırlıkları tamamlanacak. Eski kitaplar bir şekilde yeniden günışığına çıkarılmaya niyetlenilecek. Yazılacak da n’olacak? İnsanlık mı kurtulacak? Busht Bey mi hidayete erecek? Kadıköy’de gördüğün o dehşetengiz ve de ulusalcı mı ulusalcı “Kuvvayı Milliye unutmaz! Kuvvayı Milliye affetmez!” yazılı dövizden de mi kafana dank etmeyecek şirin beldenin başının daha beladan uzun süre kurtulmayacağı? Yazacan da n’olcek? Denizbitti Bey’in başına daş mı düşecek? “Kazanım”larımız kazanda mı kaynayacak? Tayyip Bey CB olsa da kaybeden sen olceksin, olmasa da! Saddam Bey geberdi diye dünyan mı aydınlanacek? Değişen ne olcek? Sömürü ve zulüm küresel ölçekte devam ettiği sürece bu hayatın tadı mı var? Var var! Sahiplerimizin elinden kurtarabildiğimiz ufak hayat alanları daha halâ var çok şükür. 1984’e kadar tabii!
(Bayramın iki günü hayhuyla geçti, şimdi oturabildin bilgisayarın başına. Bu sefer de boş boş bakıyon ekrana, aklına tek kelime gelmiyo. Demek ki yazacak heç bi poh yok!)
000140. Dinlenecek. Dinlemek için önce kendine dinlenecek şey hedaye edilecek. Bununçün Kadıköy çarşısına inilecek, dimbil dimbil dolaşılacak -ahan da bir ikileme daha!
(Kendime hedayeler alındı, dinleniyor tarafımdan şu anda: Dört adet CD. Laterna yazısına dönüştürülecek dört gözel albüm.)
000141. Çalışılacak. Muhterem reklamveremlerimizin para kesecikleri mangırcıklarla dolup taşsın, bir faşist liderimizin seçkin tabiriyle “ökönomi”miz hareketlensin, GSMH’mız ve kişi başına düşen ulusal gelirimiz -benim “kişi”m hariç- bi gıdım daha artsın. Maksat budur; bununçün yaz kış, bayram noel dimeksüzün çalışılacak Metin Bey. Türk çalış öğün güven. Bu kelimeler nasıl biraraya geldi bilmiyom hakim bey. Melmeketin hali bunca çalışmaya halâ niye böyle, biliyom hakim bey, biliyom da söyleyemem. Sonra çoluğuma çocuğuma acımaz, 301 kerre yedi ceddimi bellersünüz. Bakın kaderin bir oyunu bu, kaçıncı maddedeyiz!
(Çalışılmadı, çalışılamıyor; çünkü millet yalancıktan da olsa bayram yaparkene senin burada iş yapman yakışık almıyor, kendini ayıplıyon niye Milli Piyango’da çıka çıka amorti çıktı deyü.)
000142. Akşam olacak, yine basacak kâreler; yaşanmışlıklar yaşanmamışlıklar yüreğimi yâreler.
(Gün akşam oldu. Kâreler bastı. Yüreğim yârelendi.)
000143. Kavurma yinecek. Ağız şapırdatılmayacak. Üstüne köpüklü ayran zıkkımlanılacak.
(Müsterih ol Fatih Konstantin Bey kardeşim. Yinemedi. Bir Allah’ın kulu şu garibim içün kavurma kavurmadı. Zaten bu garibim de vejeteryandır, vejateryan mıydı, yok yok, vejetaryendi. Öyleydi –ta ki velet şu boktan dünyaya teşrif buyurmaya hazırlanana ve bunu fırsat bilen anası “bak Metin Bey, eğer şu vecetaryenliğine bi son virmezsen ben de bu çocuğu doğurmam” diyene gadder. Netice-yi kelam, göz görmeyince vejetaryen olmak çocuk oyuncağıdır vesselam.)
000144. Gezilecek.
(Gezilemedi. Murat Belge Bey’in rehberliği olmadan İstanbıl çekilmiyo.)
000145. “Daş düşebülü, ayu çıkabülü” laforizması kuvveden fiile irca idilecek.
(İdilebilmiş değil henüz. Mel’un ve menhus daş düşebilemedü. Ne zaman düşecek Tanrı bilir. Binaenaleyh 226 bulunup düşmezse düşürülecek. Onunçün Netekim Bey’e başvurulacak. Netekim Bey’den habarı olmamış olan Word yazılımcılarına da 12 derste 12 Eylül Darbesi Nahal Pişirüldü kursu virilip bu kelimeyi her yazışta bu salak program tarafından “nitekim” şeklinde düzeltilmeMEsi sağlanacak netekim. Olmazsa Emre Bey‘e danışılacak.)
000146. Fal bakılacak. Üç vakte kadar bu uydurugaydır yazıyı kimseciklerin okumayacak. Hayat kendi bildiğini okuyacak. Seni iplemeyecek.
(Dokunduğu içün kahve içilemese de başkasının fincanından fal bakıldı. Hayat kendi bildiğini okudu. Seni iplemedi.)
000147. İkilemeperver Cano Hanım görmeden ufak ufak ikilenecek. Çünkü görürse niyçün ikilemelerim listeye eklenmiyo diye canıma okuyacak. İkilemeler başıma bela olacak.
(Sana kim dedi hart hart kaşın deyu? İşte bele kara kara düşünürsün!)
000148. Bugün ve yarın kimse kapını çalmasın deyu dua idilecek. Yoksa hapı yuttuğunun resmidir, işler seni bekliyür sayın En Kahraman Rıdvan Bey. Hem aldığın çikolataları da kavurma niyetine götürürsün böylelikle, fena mı!
(Bu parantezin içi bilahare doldurulacak.)
About
Beniâdem içre bir âdem. Ademin mevcudiyetini yahut mevcudiyetin ademini merak ediyor. Ne Konstantiniyye’siz yapabiliyor, ne de Konstantiniyye ile. Kendine göre bir ütopyası ve distopyası var. Başak burcu. Mekteb-i Mülkiye-yi Şahane-i Osmanî mezunu. Müellif ve muharrir olduğu iddiasında ama bu aslında bir muammadan ibaret. Hayatta aşkla bağlı olduğu ilk ve son şey, Türkçe. Arada birkaç şey daha var tabii. Bazen kendisi olduğunu düşünüyor, Borges’in kulaklarını çınlatarak. Blues, caz, progresif rock, fusion, klasik, barok, tango, türkü ve şarkı seviyor -sırayla değil ve sadece bunlar da değil. Yüzme bilmiyor ve bu gidişle hiçbir zaman öğrenemeyecek. (Bu kadar ayrıntılı tarife lüzum yoktu ya neyse!)

