Ne ilginçtir ki bilgisayarımdan yüzlerce dosya uçup gitti, fakat ne hikmetse bu yazıya bir şeycikler olmamış. Yazı güncelliğini yitirdi, lakin bugün başka şey yazacak halim yok, bununla yetininiz lütfen sevgili Rio de Janeiro’lu hemşehrilerim.
***
Hotantolu sevgideğer okurcuklarım, neredeyse beş hafta rüzgar gibi geçmiş (yok yok, Saffir-Simpson ölçeğine göre beşinci kategori Mitch kasırgası gibi) ve özüm bi dene dahi beddua savurmamış oraya buraya. Olmaaaz, delikanlıya yakışmaz. (Bakınız bi çırpıda yaşımı nasıl da budadım!)
Zaten son parti beddualarımdan biri (bkz: 21 nümerolu beddua) tepeme düşmüş, topuktan yedirmişim kendime; koruyun kendinizi hışmımdan! Korumasanız da farketmez ya, nasılsa dünya battı batacak; siz batmamışınız ne faide.
Hadi hayırlısı, ilk bedduam tuttu çoktan: Metin Bey dünyanızı batıramasa bile gözelcene kararttı! Ama bunu saymıyorum, müessesemizin ikramı olsun.
***
25. Şirin beldem Absürdistan’ımda yaşıyor olmaktan dolayı, Füsun Akatlı Hanım gibi son derece rafine, zeki, birikimli, sıkı bir entellektüel bile akıl tutulmasının kapsama alanından çıkamıyor. Sen de ömrübillah bu şirin beldede yaşayıp da akıl tutulmasına uğrayan sıkı entellektüellerden olasın, sevenlerin sana da böyle ah vah edeler.
26. Sen nutuk attıkça, irtica tiratlarıyla coştukça tribündeki ahali inadına inadına “mürteci”lere oy ata. Aklın karışa, aklın karıştıkça coşasın, nutuk atasın.
27. Şirin beldem Absürdistan’ımda paşa paşa gazetecilik yapasın. Dünyadan bihaber halinle, iki karışlık aklınla, insanlıktan, fikir namusundan, demokrasi terbiyesinden ari, karaktersiz kimliğinle cümle aleme rezil rüsva olasın. Kraldan çok kralcı olasın, her yeni kral seni incitmeden okşaya.
28. Ataman Bey’leşesin. Derdini anlatmaya üç kelime yete, siyahla beyaz dışında dünyanın bütün renkleri gözlerinden siline, gafanın içi kuş gibi hafifleye.
29. Üzerinde vandalların yaşadığı bir ülke olasın. Bir zamanlar cennetten bir köşe iken, göllerin, derelerin, sazlıkların kuruya; ak kuyruklu kartallarının, mezgeldeklerinin, bağırtlaklarının, telli turnalarının, hamsilerinin, kalkanlarının nesli tükene; denizlerin ve havan kirlene, ormanların hokus pokus ola, bitki türlerin buharlaşa, toprağın çölleşe.
30. Kimsenin gözünün kapalı olmadığı bir toplu fotoğrafa kaç çekimden sonra ulaşıldığını hesaplayan çalışmayla ödül alabilecek bir postmodern bilimsel gelişmişlik-ötesine ulaşamayasın; modern bile değil, premodern dönemde kalasın.
31. Geldim geliyorum diye bangır bangır bağıran, seni bir asır geri götürecek, kaynaklarının büyük bölümünü yokedecek, “bağımsız cumhuriyet” diye ger ger gerindiğin şeyi bile kalk gidelim yapacak full donanımlı depreme karşı köklü önlemler almak yerine şark vurdumduymazlığıyla devekuşuluk yapasın.
32. Dünya intelijensiyası (medeniyete fransız kalan Fransızlarla MacDonalds ve Coca Cola zıkkımlanan Amerikalılar hariç), burjuva liberal demokrasisinin bile gelinen aşamada yetersizliğini teslim ederken ve bu duruma incelikli çözümler üretmeye çabalarken, sen halâ ne deve ne kuş laikçiliğinle toplumunun değişim arzusunu ve gelişim çizgisini kavrayamayasın, anakronizma içinde küflenip paslanasın, içten içe çürüyesin, alay konusu olasın. Tependen, takacağın her sıfatı aşarak enginlere sığmayan Deniz Baykal Bey’lerle Suudi Arabistan turizm acentası sahibi The Sülü Bey’ler, gözünün önünden “Bugüne kadar hiçbir general veya amiralle oturduğum yerde konuşmadım; aradığım zaman ayakta ararım, onlardan telefon geldiğinde ayağa kalkarım” diyen Celal Şengör Bey’lerle, alçak değil çukur Ertuğrul Efendi’ler eksik olmaya.
33. Hükümet olasın emme iktidar olamayasın. Tükürdüğünü yalatalar. Kopenhag kriterlerinden yola çıkıp 301 adım geri gidesin, Perinçsizleşesin. Pozitivist irticanın enkazı altında kalasın, hastanelik olasın.
34. Üç otuz paraya beyaza boyanıveren Demirbank kibin olmadıysan böğrüne goç toslayan Yapı Gredi kibin olasın, leyleğinin yuvası bozula, vadaların çil yavrusu kibin dağıla. Selim Bey’in keskin diline düşesin, karizman cızıla. Metin Bey’in yazlığında afişe olasın.
35. Blogistan’da boy boylayacam soy soylayacam dirkene Muzmin Bey’le Bülent Bey’in çapraz ateşine tutulasın, nerden geldiğini bilemeyesin, far ışığına yakalanan tavşana dönesin.
36. Türk Telekom internet abonesi olasın, ikide birde kan beynine sıçraya, sinirden tırnaklarını kemirmekten tırnaksız kalasın. Meydan Larousse Büyük Lugat ve Ansiklopedi’den, İlhan Ayverdi Hanım’ın lugatinden, Ali Püsküllüoğlu Bey’in sözlüğünden, Ferit Devellioğlu Bey’le Hulki Aktunç Bey’in argo sözlüklerinden tek tek cımbızladığın güzelim küfürler kifayetsiz kala; başka dillerin sözlüklerini edinesin, satır satır ezberleyesin.
***
Hamiş: Kem söz sahibini bulurmuş derler. Beddua etmek iyi gelmedi bana. Yazıyı yazdıktan itibarenki üç gün içinde bakın neler oldu: İşyerindeki bilgisayarımdan bütün önemli bilgiler uçtu gitti. Sinüzitim ve reflüm azdı. Post-postmodern darbe olduğu halde kimsenin ruhu duymadı. Allah var, bunca felaketin arasında bir de güzel şey olmadı değil: Velet Hanım madalya koleksiyonuna bi dene daha madalya gattı. Tahmin edemeseniz şaşardım: Birincilik tabii kine! (Bu notu düştükten sonra da devam etti felaketler –biliyorsunuz, saymayayım artık.)