jazzetta

“renk renk düşünceler kaldı söylenmedik” (hayyam)

time never dies,

hayat dediğimiz şey kocaman bir küre sanki ve bizler içindeyiz.. bilirsiniz, bir kürenin içinde sonsuza dek yürümek mümkündür. milyarlarca insan; yürüyoruz.. ve milyarlarca yaşam. içiçe geçiyoruz bazen. bazen teğet geçiyor yaşam çemberlerimiz..

hani bir his vardır, bilirsiniz. kimi insanlar çıkar karşınıza, seversiniz; nedenler anlamsızdır..
ateş’i hissedersiniz ki içinizi ısıtır.. o insanın hayatı sanki sizin hayatınızın içinden geçmiştir yitik bir vakitte. sadece seversiniz; konumlar ve koşullar anlamsızdır..
güzel olan’ı duyumsarsınız, insanca olanı ki acziyetinizin bahanesi olur.. evet, o insanın hayatı sizin hayatınızın içinden geçmiştir yitik bir vakitte. seyredersiniz; başlangıç ve son anlamsızdır..
nihayet kendinizi görürsünüz. sanki hayatınız, hayatının içinden geçmiştir yitik bir vakitte.. yaşarsınız; gayrısı anlamsızdır..

the circle is not round..

güzel kışı beklemek için bir nedendir varlığın, metin abi.. sevgiyle..

hediye

(yazıyı kaldırma hakkı blog sahibinde saklı olmakla birlikte teknik direktörlük avantajımı kullanarak günün anlam ve ehemmiyetine binaen bunları yazmak geldi içimden. bu hodbinliğim için sevgili metin abi ve jazzetta okurlarının affına sığınıyorum.. h.)

18.09.2006 - 21:03 Yazan: dreamsact | Poorish | | 6 Yorumlar

Günün mana ve ehemmiyetine binaen Borges Emmi’den çok bilinen bir şiir

Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
İkincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi
Ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim birçok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.
Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.
Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,
Gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim,
İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
Ama işte 85′indeyim* ve biliyorum…
ölüyorum…

————————————————————-

(*) Yanlışlık olmasın: Tabii ki ben 85′inde falan değilim sevgili Kuala Lumpurlu hemşehrilerim!

18.09.2006 - 18:41 Yazan: metin | JÜKRÜPASAPAŞAZI | | 24 Yorumlar