jazzetta

“renk renk düşünceler kaldı söylenmedik” (hayyam)

Siyonist vahşete karşı “goyim”ci yahudinin notaları

İsrail’de Wagner, düşünebiliyor musunuz! Siyonist devletin 53. yılında İsrailli orkestra şefi Daniel Barenboim, Tristan ve Isolde’den bir bölüm çaldırarak tabuları yıktı. Ondan iki yıl öncesinde de (1999), ünlü Filistinli aktivist düşünür Edward Said’le birlik olup Filistinli, İsrailli ve Ortadoğulu genç müzisyenlerle Goethe’nin doğumunun 250. yıldönümünü kutlamak üzere ve kültürler arasındaki yakınlaşmayı güçlendirmek, bir diyalog ve uzlaşma platformu oluşturmak amacıyla, Weimar’da Doğu-Batı Divanı Orkestrası’nı kurdu. Adını Goethe’nin ünlü eserinden alan orkestranın verdiği konserler bütün dünyada büyük ilgiyle karşılandı ve çok iyi eleştiriler aldı. Çok geniş bir repertuvara sahip olan orkestra için ünlü müzikolog M. Miller, “Verdikleri konserlerle farklılıkları olan bir politik grubun nasıl mükemmel bir uyumlu bütüne dönüşebildiğini somut olarak gösterdiler” ifadesini kullandı. Orkestra, 16 Ağustos’ta İstanbul’a da geliyor. Vaktim olsa da gitsem!

Orkestrayla ilgili genişçe bir bilgiyi internetten buraya alıntılıyorum. Kıbrıs Yeni Düzen gazetesi yazarı Asım Akansoy’un yazısından bir bölüm bize yeter:

***

1999 yılında Goethe’nin doğumunun 250. yıldönümü kutlama törenleri çerçevesinde genç İsrail ve Arap müzisyenler biraraya gelerek eşsiz bir deneyimin ilk imzasını atmışlardı. Almanya’nın Weimar kentinde biraraya gelen müzisyenler, bir yandan müzik ile ilgili tartışmalar yaparken diğer yandan, yoğun bir çalışma programı içerisinde farklı bir boyut olan müzik alanında birarada bulunabiliyorlardı.

Weimar, Goethe, Schiller, Wagner, Lizst, Bach gibi büyük yaratıcıların yaşadığı yer olma yanında, İkinci Dünya Savaşının korkunç ölüm kamplarından Buchenwald’in de çok yakınında bir kent! Bir yanıyla yaratıcılığın doruklarını temsil ederken, bir diğer yanı ile insan aklının yokediciliğini, körlüğünü, acımasızlığını, belki de bitişini sembolize ediyor. Kolayca açıklanamayacak bir durum bu.

Goethe, “Doğu Batı Divanı”nı burada yazdı. İslam dünyasına karşı büyük bir ilgisi olan Goethe, İspanyol seferlerinde savaşmış bir Alman askerden aldığı Kuran’dan bir sayfadan etkilenerek Doğuya yönelik bir arayışa girişmiş ve Divan’ı yazmış.

Biri İsrailli diğeri Filistinli iki önemli adamın oluşturduğu, “Doğu Batı Divanı” orkestrasının isim kaynağı ve ilk biraraya gelişi böyle oldu.

Edward Said ve Daniel Barenboim, bu önemli projeyi yaratan ve uygulamaya koyan iki önemli adam. İlki, edebiyat eleştirisi ve teorisi, felsefe, kültürel çalışmalar, uluslararası politika ve müzik alanında pek çok çalışma yapmış, “oryantalizm” teorisinin sahibi. Hayatı boyunca Filistin davası üzerine düşünmüş, konuşmuş, çalışmış, “taş atmış”, bize entelektüelin kim olduğunu anlatmış, bir önemli adam. İkincisi, bir Yahudi. İsrail’de büyümüş, hayatı müzikle geçmiş, günümüzün en önemli klasik müzik şefi ve piyanistlerinden bir tanesi. Bir müzik dahisi.

Filistinli, İsrailli ve Ortadoğulu gençlerden oluşan “Doğu Batı Divanı Orkestrası”, bünyesinde 17 ülkeden 110 müzisyeni barındırıyor.

“Kutsal” toprakların bu iki farklı kesimden insanının buluşmasının anlamı çok büyük. Kutsal toprakların kana bulandığı şu günlerde bu buluşmanın anlamı bir o kadar daha önemli geliyor bana. Farklı kimliklerin birarada yaşamaları üzerine kurulu bir idealist söylemin hümanist tezahürüdür müzikle yapılan. Sanatın milliyetçiliğin maskesini düşüren gücü karşısında kim nasıl durabilir, sanat bir propaganda aleti haline getirilmediği sürece.

Tüm dünyada konserler vererek Ortadoğulu olmanın pratiğine müzikle katılan gençlerin bu hoşgörülü duruşu, bugün bu bölge adına yapılan pek çok siyasi konuşmadan daha değerli. Çünkü ortak yaşam bir söylemden öte pratiktir. Uygulama ancak, ortak değerlerin yaratılmasını sağlar ve geliştirir. Farklı kimliklerin keskin bıçak gibi birbirinden ayrılamayacağı, her zaman karşılıklı geçişirliğinin olduğu ve zamanın bu ortak alanlar üzerinde üretilmiş maddi manevi değerler üzerinde anlamlı kılındığını biliyoruz. Biliyoruz ki, ne denli zor olsa da farklılıkları kabul etmek kadar bu farklılıklar üzerine inşa edilmiş bir ortaklık dünyasını yaratmaktır esas olan. Diğeri, hayali unsurlar üzerine şekillendirilmiş zorlama kimlikleri bir ayrılık tohumu olarak kullanma kolaycılığı değil midir?

07.08.2006 - 17:11 - Yazan: metin | KARŞI APARTUMAN | | 24 Yorum

24 Yorum »

  1. Edward Said, benim “zeka vijdan ve ifade kaabiliyeti ile birlesirse ne olur” sorusuna verecegim cevaptir. Barenboim’in “Dogu-Bati Orkestrasi” tesebbusunu de duymustum yillar once, ve fazlaca manali bulmamistim. Muzigini pek bilmem, klasik muzigi fazla bilmedigim icin. Saniyuorum BBC’de Edward Said’le dostlugundan bahsettigi bir soylesi dinlemistim. Kendisi hicte keskin uclari olmayan ve “tahammul edilemeyecek derecede Arap veya Filistinli dostu” birisi degil. Kendisinin Wagner’i calmasini protesto edenlere dahi anlayisla yaklastigini hatta onlari bir nebze hakli buldugun soylemisti o mulakatta. Yani takindigi pozisyon beni kesmemisti ama Edward Said’in ardindan soyledigi guzel sozleri referans alarak iyi kalpli bir entellektuel, ince ruhlu bir sanat adami oldugu yargisina vardim.

    Bir de Wagner’in Israil’de calinmasinin neden “dusunulemez” kabul edildigini ilave edeyim: Hitler de Wagner severmis! Bizde de bazilari icki sofralarinda Ataturk’un ickisi raki yerine digerlerini icmeyi Ataurkculuk zaafiyeti kabul ederlermis.

    Barenboim gibi “ilimli” Noam Chomsky, Stanley Cohen, Israel Shamir, Marc Ellis, Israel Shahak, Mordehai Vanunu gibi “radikal” muhalif Yahudilerin aslinda Yahudiligin sigortasi oldugunu soylerim hep. Cunki bunlar sayaesinde be seytan ideolojiden bahsederken “butun Yahudiler” diyemiyoruz. Mustafa Akyol’un sitesinde benim Chomsky’den bahsetmemi bana karsi kullanan bir yorumcu “Bekir Bey’in de gosterdigi gibi Yahudilerin hepsi degil bir kismi bu vahseti destekliyor” dedi. Elhak dogrudur.

    Tabiiki “iyi Yahudiler” de var. Fakat gene Musafa Bey’in orda verdigim bir kamuoyu yoklamasi sonucunu burda da tekrarlayayim. Lubnan saldirilarinin baslamainindan 10 gun kadar sonra, henuz sivil olu sayisi sadece 300 civarinda iken Israil’lilerin yuzde 81′i “devam” dediler. Israil vatandaslainin yaklasik yusde 15′inin arap oldugu muhtemelen yuzde bir iki kadar Arap olmayan Hiristiyan’da bulundugunu hesaba katarsak Yahudiler arsinda bu barbarliga karsi cikan oraninin yuzde 3-4 u gecmedigi ortaya cikar. Evet bu yuzde uc dortluk kisim bugun Yahudilerin 8-10 yaslarindaki cocuklarina, Lubnanli cocuklari oldurmek icin kullanilan bombalara “israil’den sevgilerle”, “cehenneme git” vb yazdiranlardan degiller. Yani butun Yahudiler demeyelim; ama rakamlari da not edelim.

    Gelmek istedigim nokta, Suat Bey’in de blogunda vurguladigi bu Yahudi psikolojisinin, bildigim tek “irk dini” olan Yahudi teolojosince desteklendigi. Bircoklari canim Islamda da inanmayanlara “kafir” deniyor, onlar Yahudi olmayan icin “goyim” demisse noolmus, onlar da bizim gibi insan vb argumanlarla bu yahudilerin kendilerini “ustun irk” olarak gorme olgusunun bir paranoya urunu oldugunu iddia ediyorlar. Bu argunmanin yanlis oldugunu gostermek icin binlerce bilimsel kesinlikte delil sunulabilir, ve sunuldu da pek cok yerde. Burda daha fazla konudan uzaklasmak istemiyorum.

    Edward Said’in Orientalism kitabini okumaya yeni basladim. Hekese tavsiye ederim. Barenboim’a Yahudi ruhunu temizleme cabalarinda basarilar dilerim. Bence isin Filistin veya Islam ayagi kolay tarafi. Cunki tarih musluman topluluklarin haklarini aldiklarinda hep affedici olduklarini gostermistir. “israil’i haritadan silmek” vb soylemleri sokakta altta dayak yiyen cocugun gururunu kurtarmak icin kufur etmesinden farkli degildir..VE bununla dusmana firsat verdigimizi soyleyenler ne soylediklerini bilmiyorlar. Dogulu insan hep zayif oldugunda “uzlasmaz” tavir sergiler Batili ise kuvvetli oldugunda. Kanimca Islam Medeniyetlerinin Judeo-Christian medeniyetlerine en buyuk ustunlugu de budur. Bak gene konudan ciktim.

    Yorum yazan: bekirlyildirim | 07.08.2006 - 18:55

  2. Sevgili Bekir Bey, teşekkür ederim katkınız için. Ben, bu yazıda “iyi yahudinin de mevcut olduğu” fikrinden ziyade, bambaşka bir hususa işaret etmek istemiştim. O da şuydu: Sanat, vicdanları harekete geçirebilen, farklılıkları düşmanlıktan ayırt ettirebilen bir güçtür!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 07.08.2006 - 19:09

  3. Yahudilerin Wagner’le problemi ‘Hitler Wagner severmis’ kadar basit degil. Adamin aryan ustunlugu ve Germanik gelisimde Yahudiler hakkinda yazdigi seyler var. Hitler’in sevmesi de oyle ‘calin lan dinleyelim’ seklinde degil, ideolojisini kendi icinde kurma safhasindayken “Parsifal’den bir din yaratacagim” filan gibi laflar ettigi biliniyor. Benim aklima gelenler bunlar, ama lutfen benim boluk porcuk aklimda kalanlardan ibaret bilgime guvenmeyin bu konuda en azindan bir iki google yapin. Dediklerim icin ongooglelanmis bir iki link vereyim meraklilarina: Parsifal/Din , yahut soyle, veya soyle.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 07.08.2006 - 19:22

  4. Ben de Edward Said’in 1992 deki barış görüşmelerinin başladığı sıralarda FKÖ’ye yaptığı bir uyarıdan bahsedeyim. Edward Said barış sürecinin başladığı günlerde FKÖ yönetimini uyarmış ve onlara “Talmudist bir milletle” karşı karşıya olduklarını unuttuklarını söylemiş. (Talmudist: Yahudiliğin kutsal kaynağı Talmud’a sıkı sıkıya bağlı). Edward Said’e göre İsrailliler barış sürecinde her satırın, her virgülün ardında bir tuzak hazırlıyor olabilirler.

    Nitekim zaman E.Said’i haklı çıkarttı.. Ve bugün gelinen noktadayız..

    Yorum yazan: Suat Öztürk | 07.08.2006 - 19:42

  5. Metin Bey DFostum, yazdiklarim mevzudf aklima geleb boluk porcuk dusunceler. Yaziniz konusuna karsi arguman degil. Sanatin rolu konusunda katiliyorum size.

    Bulent Bey’e Yahudiler neden Wagner sevmez konuunda verdigi haiz olmadigim bilgi icin tesekkur ederim. Bildigim kadari ile Yahudiler konduktor H. von Karajan’i da sevmezler, ve Mercedes kullanmazlar. Yani epeyce uzun bir boykot listeleri vardir. Umid ederim bugun butun vijdan sahibi insanlar da Ortadogudaki irkci Holokost’un failleri ve destekcileri icin benzeri bir boykot ve istenmeyen adamlar listesi hazirlarlar. Benim yazlikta baska kanaktan alinmis cok SINIRLI bir liste var.

    Yahudilerin Wagner standardini kullanacak olsam benim Woody Allen, Steven Spielberg ve Barbara Streissand’i bile boykot etmem gerekir ama o kadar ileri gitmiyorum.

    Yorum yazan: bekirlyildirim | 07.08.2006 - 21:08

  6. Yahudiler’in Wagner-sevmezliğini bilmiyordum açıkçası. Müziğini severim; politik görüşüyle ilgilenmemişim demek ki..

    Projeyi olumlu buldum, hele de Edward Said’in imzası varsa. Farklılıklara rağmen ortak bir şeyler üretmek, paylaşmak; sanatçıların aynı sahneyi, ailelerinin aynı heyecanı, izleyicilerin aynı salonu paylaşması.. Sanki iyi niyetli ama pasif bir eylem gibi görünse de; bence hiç de küçümsenmemeli.

    Yorum yazan: sedef | 07.08.2006 - 22:17

  7. Valla haklisiniz Bekir bey, bu islerin sonu yok. Ozellikle ortada ne Wagner ne Hitler kalmisken adamin yaptigi muzigi (ben severim) dinlemekten bir zarar gelecek degil herhalde. Yalniz Avrupa’dan gocme ve o yillarda yasamis Yahudilerin Wagner’in muzigi ile kendi kotu hatiralarini hatirlayip rahatsiz olmalarini anliyorum. Benim Sovyet/Ukrayna gocmeni bir komsum vardi, birgun arabami tamir ederken kadincagiz da laklak icin yanima gelmisti (cok konuskan bir kadin degildi ama severdi oyle etrafinda ara sira konusacagi insan olsun diye). Nereden aklima geldiyse ben de bir yandan Sovyet milli marsini (enternasyonal degil, daha sonraki) islikla calmisim orayi burayi kurcalarken. ‘Ben cok rahatsiz oluyorum o melodiden, yapma’ dediydi. Ailesi anlatmadigi bir eziyet gormus Sovyetlerden. 90larin sonu — benim acimdan Sovyet movyet birsey kalmamis ortada — aklima bir sekilde oradan bir insan gorunce oranin hos bir melodisi gelmis, anahtar cevirirken keyifle islik caliyorum ama o kadin icin o muzik oyle degil — sadece muzik degil cunku. Uzulmustum.

    Muzik alerjisinden laf acilmisken, besteye konu olan Schiller’in siirini ‘hedonist, pagan ve icki icme siiri’ olarak gordukleri icin Beethoven’in 9. senfonisini sevmeyen ‘dindar’ Hristiyanlar oldugunu da duydum. Efendim, melodisi de yoldan cikartirmis. (aramadim simdi, muhakkak bir yerde bununla ilgili yazili birsey de vardir, bunu bana anlatan adam iskembeden atacak bir adam degil cunku) Bana o tavir manasiz/ifrat gibi geliyor. Kim o siirin sozunu bildigi icin dinliyor ki zaten o saheseri? (Zaten ben cok uzun sure o siir ‘medeniyet insanliga karanlikta yol acar’ filan der zannederdim, rahmetli babamlara oyle belletmisler 30larda!)
    Dogru anladiysam Metin beyin bu konuda hosuna giden de arka planindan, yazanin fikriyatindan vs. bagimsiz olarak muzigin one cikmasi. Degil mi?

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 07.08.2006 - 22:39

  8. “Dogru anladiysam Metin beyin bu konuda hosuna giden de arka planindan, yazanin fikriyatindan vs. bagimsiz olarak muzigin one cikmasi. Degil mi?”

    Aynen öyle Bülent Bey.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 08.08.2006 - 10:29

  9. Buyurun size orali bir arkadasimdan burali bir arkadasim araciligiyla TR’de bloga cikan indirilebilir muzikler. Greg evvelce bir de buradaki teknik insanlar icin bir mulakat verip, Turk okuyucular icin kendi iki bestesini nete koymustu bu linkin sonunda onlari da bulabilirsiniz.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 08.08.2006 - 23:00

  10. Bülent bey,
    az önce verdiğiniz linkten Greg Wilder in persona dosyasını indirdim..
    Korku filmlerinin ses efecktlerinden farksız..

    sayg.

    Yorum yazan: ECE | 08.08.2006 - 23:47

  11. Hehehe, dogru, beni de korkutmustu! Yanlis hatirlamiyorsam bir fenalik olacak ama bir turlu olamiyor gibi bir his yaratiyordu. Ben pek anlamam bu islerden, link benden begenmek/begenmemek baskalarindan. Ama bestakara bizzat iletecegim, bak boyle diyorlar diye.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 08.08.2006 - 23:51

  12. :)))
    İletin tabi..
    Ama zannediyorum o da bu müziği(yada her neyse) ticari olarak yapıyordur..
    Yoksa 1 kereden fazla kendisinin de koyup dinlediğini pek sanmıyorum :))

    sayg.

    Yorum yazan: ECE | 08.08.2006 - 23:55

  13. Yok ticari olanlar oyle olmuyor benim bildigim, kim urununun tanitiminda hedef kitlenin ‘yahu bunu yapan da birden fazla kere dinlemez bunu’ dedirten muzik kullanir? Burada muzikle ilgilenen teknik adamlar sevmisti onlari galiba ama, net hatirlamiyorum simdi. Boyle islerle ilgilenen insanlarla yuzyuze gorusme menzili icindeyken ‘bu muzikle dedigini anlamiyorum, gel bir kahve icelim sifahen naklet cok onemliyse’ diyordum, bazen tutuyordu ilginc ilginc seyler anlatiyorladi. Cok ilginc o dunya aslinda.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 09.08.2006 - 00:06

  14. Ticari derken aslında film sektörünü kastetmiştim :)
    Yoksa bu tür müziği dinlemek için ya sıyırmış olmak lazım, ya da bu işin ehli(ne demekse) :))

    Ben heavy metal müzikleri bile uzun süre dinleyemediğim için belki de sarmadı:)

    Metallica nın ONE şarkısı vardır..Bilir misiniz?
    Klibini yahoo lunch tan izleyebilirsiniz..Çok manidardır..
    Örneğin onun da ilk 4 dakikası süperdir ama sonlarını dinlemek biraz sabır ister..

    Greg in müziği metallica yı da aşmış :)))

    sayg.

    Yorum yazan: ECE | 09.08.2006 - 00:36

  15. Aman o Metallica filani yeteri kadar biliyorum (ama o parcayi bilmiyordum) — evlerden uzak (yahut Allah, ehline bagislasin mi denmeli?).

    Yine Metin beyin muzikle ilgili teyid ettigi seye doneyim: bir ara yerli bir teknik listede arkadaslar ‘pure death’ filan gibi muzik turlerinden bahsettiler. Turkler, Turkce konusuyorlar ama ‘pure death’ diyorlar. Peki bunun adinin kondugu yerdeki dinleyicisi o lafi biz ’saf olum’ dedigimiz zaman nasil duyuyorsak oyle duyuyor, siz bir ’saf olum’ demeyi denesenize dediyim ‘hic olur mu, aman o nasil laf’ demislerdi. Manasini bilmediklerinden degil tabii, bazi seyleri insan ana diliyle duyunca daha bir derinden vuruyor. Ama orada asil konuya uygun olan Turk gencinin ’saf olum’ demek yerine ‘pure death’ demeyi tercih etmesi degil, etiket ve pazarlamasinda kullanilan kalibi kulturu yuzunden kendisinden ‘uzak’ tutmaya calismasina ragmen muzigin kendisini sevebilmesi. O da (ozellikle sozlu ama sozu yabanci oldugu icin anlasilmayan muzikte) neye niyet neye kismet gibi bir hal doguruyor ama netice kotuluk degil. Boyle bir Igilizce kursu reklami filmi vardi bir yerlerde dolasan bir ara, sozlerinin terbiyesiz oldugunu anlayamadiklari bir sarkiya keyifle tempo tutan bir amca/teyze. Onun gibi.

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 09.08.2006 - 00:59

  16. Buldum reklami. Burada. (bana terbiyesiz muzik dinlettin diyecekler tiklamasin lutfen).

    Yorum yazan: Bulent Murtezaoglu | 09.08.2006 - 01:10

  17. :))))))))))

    Yorum yazan: ECE | 09.08.2006 - 01:49

  18. sanât ..
    bütün dünyâ sanâttan beslendiği gün (evet ütopik), kan duracaktır. ezcümle ; sanât soyut bir ‘şey’dir .somuta indirgenmesi korkak/iyi yahudiler’in de söz söyleyebildiği gün olacaktır . ümitkâr değilim ;_ bir tek bu konuda .
    hitler’i rahmetle ansam , başıma taş yağar mı ?

    Yorum yazan: asmakilit | 11.08.2006 - 13:59

  19. sanât ..
    bütün dünyâ sanâttan beslendiği gün (evet ütopik), kan duracaktır. ezcümle ; sanât soyut bir ‘şey’dir .somuta indirgenmesi korkak/iyi yahudiler’in de söz söyleyebildiği gün olacaktır . ümitkâr değilim ; bir tek bu konuda .
    en ilkel kabilelerde bile var şu ’sanât’ dedikleri. ”peki ilkel kim o zaman ” diye sormazlar mı adama ?

    Yorum yazan: asmakilit | 11.08.2006 - 14:02

  20. “hitler’i rahmetle ansam , başıma taş yağar mı ?” demişsiniz. Hitler’i rahmetle anmak size hiç yakışmayacaktır. Başınıza taş yağacaktır.

    İlkel kabileler “ilkel” filan değildir. İlkel biziz olsa olsa!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 11.08.2006 - 14:28

  21. biliyorum .
    ağır olduğunu/yakışmayacağını ..
    bâzen ağzımızdan çıkan kelimeler bizi esir edebiliyor. ki; esir olmamak için ikinci notu yazmıştım , her nasılsa , ikisi birden orada görünüyor.
    evet , utandım sonra . ilkel bendi o !

    Yorum yazan: asmakilit | 11.08.2006 - 14:46

  22. bence metallica nın şarkıları insanın belli bir yaştan sonra psikoloji bozukluğu zaman belirtileri anında dinlenilmelidir.tavsiye ederim çok güzel şarkıdır.önceleri arabesk dinliyip kendimi aptal sarhoşlar gibi hissederdim aslında çok çocukça bir şey arabesk utanmazsa sevgilisi için kendini satacak duruma gelecek şarkı tarzıdır arabaesk ama derseniz hepsimi öyle ?cevap hayır
    güzel olanlarıda vardır tabiki size tafsiyem eğer nedednini bilmediğiniz bir sıkıntı dönemindeyseniz eğer evde bilgisayarınız varsa odanıza çekiilin metallicanın kliplerinden master of puppets ,the unforgiven,nothing else matters ve one şarkılarını izeleyin ve live larınıda kolayla sigara ve karanlık bir oda olması şart sitrese birebirdir kulaklık takıp sessona kadar açmanızı rica ederim burdan metallica grubuna sevgilerimle

    Yorum yazan: ibrahim | 18.12.2006 - 01:29

  23. aarkadaşlar yine ben eğer metallica yanlısı varsa bana msn sini verirse çok memnun olurum

    Yorum yazan: ibrahim | 18.12.2006 - 01:31

  24. İbrahim Bey,

    Hepsine eyvallah da, iki şeye hayır diyeceğim:
    1) “Arabeskin güzel olanı” diye birşey yoktur; bu ifade bir oksimorondur.
    2) Sigaraya KOCAMAN bir HAYIR!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 18.12.2006 - 11:58

Yorum yapın