jazzetta

“renk renk düşünceler kaldı söylenmedik” (hayyam)

Tembellik bir haktır. Paul Lafarge amcam öyle diyo!

“Kapitalist uygarlığın egemen olduğu ulusların işçi sınıflarını garip bir çılgınlık sarıp sarmalamıştır. Bu çılgınlık, iki yüzyıldan beri, acılı insanlığı inim inim inleten bireysel ve toplumsal yoksunluklara yol açmaktadır. Bu çılgınlık, çalışma aşkı; bireyin, onunla birlikte çoluk çocuğunun yaşam gücünü tüketecek denli aşırıya kaçan çalışma tutkusudur. Rahipler, iktisatçılar ve ahlakçılar bu akıl sapıncına karış çıkacak yerde, çalışmayı kutsallaştırmışlardır. Bu gözü kapalı, bu dar kafalı adamlar, Tanrılarından daha bilge olmaya kalkıştılar (…). Ben ki, ne Hıristiyan, ne iktisatçı, ne de ahlakçıyım; onların yargılarını Tanrıların yargısına; din, ekonomi ve özgün düşünce konusundaki vaazlarını da, kapitalist toplumdaki çalışmanın korkunç sonuçlarına havale ediyorum.”

“Çalışın, çalışın işçiler, toplumsal serveti ve kendi yoksulluğunuzu artırmak için çalışın. Çalışın ki, daha da yoksullaşarak daha çok çalışmak ve yoksullaşmak için birtakım nedenleriniz olsun. Kapitalist üretimin acımasız yasası budur işte.”

“İşçilerin, kendilerini öldürürcesine çalışma ve yokluk içinde sürünerek yaşama gibi çılgınlığı karşısında, kapitalizmin büyük üretim sorunu üretici bulmak ve onların gücünü iki katına çıkarmak değil, tüketici bulmak, isteklerini kamçılamak ve onlarda sahte gereksinimler yaratmaktır artık.”

29.07.2006 - 16:10 - Yazan: metin | JÜKRÜPASAPAŞAZI | | 6 Yorumlar

6 Yorumlar »

  1. Benim merak ettiğim bu saçmalıkları nasıl uydururlar?

    Şimdiye kadar piyasaya, , serbest mübadeleye yapılan okuduğum bütün saldırılarda kurmaca bir tarih, neye dayandığı belli olmayan nitelemler vs. gördüm…

    Bu yaveleri yumurtlayan arkadaşımız eğer eserinden telif ücreti aldıysa bunu hangi sisteme borçludur?

    Sadece zırvalayarak bile geçimin sğlandığı, bunun da öteinde lükse sahip olunan bir düzene niye bu kadar kızarlar anlamam?..

    Yorum yazan: afşar çelik | 29.07.2006 - 16:35

  2. herkes der ki “Sendikalar sayesinde çalışma saatleri kısaldı, ücretler arttı..” vs vs vs..

    Acaba çalışlma saatlerini gerçekten kısaltan sendikalar mıydı, gelişen teknoloji miydi?

    Bugün ortadaki ortalama bir batı işçisi geçmişe göre bu gün daha müreffehtir ve işin garip tarafı bu refajh tam da Marx’a inat gibi teknolojik gelişmeyle beraber artmıştır.

    ““İşçilerin, kendilerini öldürürcesine çalışma ve yokluk içinde sürünerek yaşama gibi çılgınlığı karşısında, kapitalizmin büyük üretim sorunu üretici bulmak ve onların gücünü iki katına çıkarmak değil, tüketici bulmak, isteklerini kamçılamak ve onlarda sahte gereksinimler yaratmaktır artık.”

    Allah aşkınıza bu yazılanlara Side’ye tatile gelen bir Alman işçisi neresiyle güler?

    Yorum yazan: afşar çelik | 29.07.2006 - 16:38

  3. Walla ben elçiyim. Elçiye zeval olmaz!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 29.07.2006 - 16:42

  4. Dostum acele ile yaziyorum; simdi Kismet’i gene veterinere goturmek icin cikmaliyim. Sadece baslik ve Lafrage Amca dikkatimi cekti. Ikisini de severim. Yani tembellik hakkimi sonuna kadar kullanan biriyim ve cimentoyu cok severim. Ustelik Lafrage Amca ile hemsehri de sayiliriz. Guzel sehrimiz Sivas’in en ileri sanayi tesisi olan Cimento fabirkasini da amcaniz almis ne zaman bilmiyorum.

    Yorum yazan: bekirlyildirim | 29.07.2006 - 17:15

  5. Tembellik Hakkı:

    Anlamlı geliyor bana taktiksel olarak, bir dereceye kadar.

    Elinizde silah var (emek),

    bunu düşmanınız elinizden alıp, tabancaya dönüştürmekte, size doğrultarak, ayağınızdan ya da başka yerinizden yaralamak düşüncesinde.
    Bunun anlamı:boğaz tokluğuna çalıştırarak, uyku dışındaki tüm zamanınızı gasp etmek.

    Yazar diyor ki, ben çalışarak ancak karnımı doyurabiliyorum,
    oysa O, hem karnını doyuruyor, hem de emeğimi tabancaya dönüştürerek, yedi göbek sülalemin neferlerinin emeklerini ipotek altına alıyor.
    Bunun anlamı da şu:Böyle ülkelerde siyaset de, hukuk da, saygınlık da paranın güdümünde olmaktadır. Para kaynaklarının meşruluğu ise, önemsenmemekte.

    Öyleyse elimdeki emek silahını fırlatıp, okyanusun derinliklerine gömmek en pragmatik yoldur.
    Ta ki, sömürücü güçlerin gücü, emekçi gücüne indirgenene kadar.
    Bu da bir yoldur…

    Yorum yazan: zihni | 29.07.2006 - 20:12

  6. Mantıklı buldum, doğru söylüyor, sırf bazı kişileri zenginleştirmek için çalışıyoruz.Hep daha çok ve daha fazla, ve bu sömürüyü artırıyor, teknoloji işimizi rahatlatmıştır ama sendikalar olmaza iş saatlerimizi aza indirgemezlerdi. Saatelerin aza indirgemek işcinin verimini artırdı. Bunun farkına varan patronlar da sağlıklı işcilerin
    daha iyi ürettiğini gördü, bir de işin içine sosyal haklar girdi, devlet bu sorumluluğu mücadele veren insanlar sayesinde verdiler. Hiç bir hak bedavadan gelmedi beyler, geçmişini bilmeyen insanlar geleceğini de tayin edemez. Varolan hakların üstüne oturmak güzel, mücadele eden biz olmayınca bunu söylemek kolay.

    Yorum yazan: arman | 10.03.2007 - 00:48

Yorum yapın