Hayden de bütün eller havaya!
Dedim ya, sabahtan beri sinirlerim tepemde saygıdeğer okurcuklarım, sevgili Sicilyalılar! Fazla lakırdı etmeden konuya geçeyim. Size sur le kaşı[n]mak yazımda bir metnini aktardığım Eduardo Galeano’nun “El Libro de los Abrazos” adlı kitabından bugün bir metin daha sunup huzurunuzdan çekileceğim. Bugünlerde fazla olduğumun farkındayım! Haydi, Şükrü Paşa Pasajı bizi bekliyor -aaa, teklemeden söyledim!
***
Öğretmen, okulun ilk günü, çantasından kocaman bir şişe çıkararak Miguel Brun’a ve öteki öğrencilere seslendi: “İçi parfüm dolu! Duyarlılığınızı ölçeceğim. Kokuyu alır almaz kaldırın ellerinizi.”
Sözünü bitirince tıpasını açtı şişenin. Bir iki dakika sonra iki el kalktı havaya. Derken beş, on, otuz… hepsi.
Kokunun yoğunluğundan başı dönen bir genç kız, pencereyi açmak için izin istedi öğretmenden. Onu birkaç öğrenci daha takip etti. Parfüm kokusuyla ağırlaşan hava, kısa sürede sınıftakilerin tümünün soluğunu tıkamıştı.
Sonunda, öğretmen şişeyi öğrencilerine tek tek inceletti. İçi su doluydu şişenin.
1 Yorum »
Yorum yapın
About
Beniâdem içre bir âdem. Ademin mevcudiyetini yahut mevcudiyetin ademini merak ediyor. Ne Konstantiniyye’siz yapabiliyor, ne de Konstantiniyye ile. Kendine göre bir ütopyası ve distopyası var. Başak burcu. Mekteb-i Mülkiye-yi Şahane-i Osmanî mezunu. Müellif ve muharrir olduğu iddiasında ama bu aslında bir muammadan ibaret. Hayatta aşkla bağlı olduğu ilk ve son şey, Türkçe. Arada birkaç şey daha var tabii. Bazen kendisi olduğunu düşünüyor, Borges’in kulaklarını çınlatarak. Blues, caz, progresif rock, fusion, klasik, barok, tango, türkü ve şarkı seviyor -sırayla değil ve sadece bunlar da değil. Yüzme bilmiyor ve bu gidişle hiçbir zaman öğrenemeyecek. (Bu kadar ayrıntılı tarife lüzum yoktu ya neyse!)


Ne güzel aktarım…
Birileri diyor ki mesela: “yahu Türk diye bir şey yok kardeşim! Nereden çıkartıyorsunuz? Şu Anadolu’da her bir IRKTAN adam var Türk Milleti dediğin hayali bir varlık! Onun adını anmak hümanizm dininden ihtida etmektir! Hele sosyalizme hiç uymaz! Sosyalistsen halkların kardeşliğini savunacaksın, PKK’nın “siyasallaşmasını” savunacaksın, PKK’yı kınayanları IRKÇI VE FAŞİST ilan edeceksin! Sana şişenin içinde ne olduğunu söyleyecek bir sürü sosyalist ağabeyin varken kendi aklını kullanmak ne demek?!”
Metin Bey,
Özür diliyorum da herkes birbrini ırkçı bilmemneci diye suçlarken ben de sizin blogda pek “özgür düşünce” bulamıyorum ya… resmi ideolojiye aykırı başka bir yığılma psikolojisinin ürünlerini okur gibi oluyorum canım sıkılıyor.
kendimce bir millet tarifi yapamayacağıma beni ikna etmeye uğraşıyor gibisiniz..
“her şey halledildi sen neredeydin?” gibisinden bir seçkincilik intibaı bırakıyorsunuz.
Bu topraklarda hiçkimse aıdı anmayacak olsa da bir gün hümanist Kürt ırkçılarınız hümanist ABD ve Ab desteğiyle hepimizi temizleyecek de olsa bir Türk olmaktan vazgeçmeyeceğim…
Sizi pek ilgilendirmiyor biliyorum ama sırf genel kültür olsun diye arada bir Google “kerkük” taraması yapar mısnız?