jazzetta

“renk renk düşünceler kaldı söylenmedik” (hayyam)

Hey cellat, bekle azıcık!

Robert Plant Bey ile Jimmy Page Bey, zayıf belleğimde yer etmeyi başarmış usta müzisyenlerdir canım okurcuklarım. Tabii ki 70’lerin efsane rock gruplarından biri, belki de başlıcası olan Led Zeppelin’den bahsediyorum! Ve ben ne yaptım, işsizlik günlerimden birinde çıktım üst balkona, bir yandan Toto’ya havuç kemirttirirkene öte yandan elimde kağıt kalem, balkon duvarının üstüne yaydım şarkı sözlerini, bir tür kolaj çıkardım ortaya. Ağnaşılan o ki, fakirin kilerine ikinci kez girecez böğün.

Laterna köşeciğimize de alacağız bu mümtaz şahsiyetleri bilahare. Hadi gelin mutfağa inelim şincik. Geçen yaptığım fesleğen yapraklı leziz dondurmadan bugün gene şeyttirdim, hepinize birer kase benden! Kaselerin içini kemirmeyi unutmayın; biliyorsunuz bunlar hindistan cevizinden yapılma! Sevildiğinizi bilin, yazlığıma sık gelin; külahları değişmeyelim! (Dondurmamın tarifini isteyen çıkarsa aranızda, bizahmet “Dondurmam Gaymak” makalemi didikleyiversin.)

***

SING!

hangman, hangman, hold it a little while
think i see my friends coming, riding many a mile
city lights are oh, so bright
i’m a traveller of both time and space
to be where i have been
how to roll the lot tonight
city lights are oh, so bright
oh, to touch the dream
eyes inside have never seen, yeah
hangman, hangman, hold it a little while
when they told us we should go
you hurt and abused, tellin’ all of your lies
gonna love you, baby, here i come again
you know sometimes words have two meanings

hangman, baby…

***

ŞAKI!

hey cellat, bekle azıcık
dostlarımı gördüm sanki, uzaklardan gelen
ne de parlak şehir ışıkları
zamanın da gezginiyim uzamın da ben
bir zamanlar olduğum yere varma çabasında
nasıl sürdürsem herşeyi bu gece
ne de parlak şehir ışıkları
ah, dokunmak düşe
içimizdeki gözlerin hiç görmediği
hey cellat, bekle azıcık
söylediklerinde gitmemiz gerektiğini
yaralayıp durdun beni o yalan dolanlarınla
yine de severim seni bebeğim, geliyorum işte
sözcüklerin -malum- iki anlamı vardır bazen

cellat, bebeğim…

***

(dostlarımı gördüm sanki, uzaklardan gelen
ne de parlak şehir ışıkları
nasıl sürdürsem herşeyi bu gece
ah, dokunmak düşe
içimizdeki gözlerin hiç görmediği
ne de parlak şehir ışıkları
gördüm sanki)*

(*) Bu tekrar niye diyeceksiniz haklı olarak. Onu Suat Bey’in bilmesi gerekiyor. Bulunca size de söyler, merak etmeyin!

05.07.2006 - 19:56 - Yazan: metin | FAKİRİN KİLERİ | | 7 Yorumlar

7 Yorumlar »

  1. Suat Bey,

    Şu sorduğum sorunun cevabını bulmaya çalışın artık yaw.
    Bulursanız vallahi söz: Size Mado dondurması yollayacam! Sizin oralarda yoktur sanırsam?

    Hem ne bu yahu, böyle blogger’lık mı olur? Benimkisi maskaralık! Her okurcuğumun peşinde dolanıyom, yuh bana artık yani!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 06.07.2006 - 11:21

  2. Abi teşekkür ederim..

    Abi soru, daha önce yazdığınız şu güzel yazınızda dikkatimi çekmesi gereken ÜÇ şey midir?

    Yorum yazan: Suat Öztürk | 06.07.2006 - 18:22

  3. Hem evet hem hayır dostum. Yani, dikkatinizi çekmesi gereken şeylerin biri sadece o yazıda, fakat diğerleri, FAKİRİN KİLERİ köşesinde yayımlanan BÜTÜN yazılardadır.

    Yorum yazan: metin-thePoor | 06.07.2006 - 18:25

  4. Abi “Fakirin Kileri”ndeki tüm yazılara ulaşamıyorum; acaba nedendir? “Zzzt”a kadar var, öncesi yok.Daha öncesi de olması lazım; yani aklımda öyle kalmış..

    Hem çok muğlak bir soru sordunuz.. Sizin her kelimeniz benim dikkatimi çekiyor..

    Bana biraz ipucu vereniz fena mı olur yani? :-(

    Yorum yazan: Suat Öztürk | 06.07.2006 - 18:40

  5. Sevgili dostum, FAKİRİN KİLERİ’nde bugüne kadar sekiz yazı çıkmış zaten. İçlerinde ulaşamadığınız var mı? Nasıl oluyor ki öyle? Teknik direktörüm de arazi, kime soracaz bilmem…

    Yorum yazan: metin-thePoor | 06.07.2006 - 18:45

  6. Ayrıca verdiğim ipucu gayet yeterlidir! Azıcık dikkat, azıcık da ihtimamlı bakış olayı çözecektir!

    Yorum yazan: metin-thePoor | 06.07.2006 - 18:46

  7. Abi senin bu “fakirin kileri”ndeki muazzam edebî uslup beni zaten aşıyordu, bir de tuttun oradan soru sordun..
    vah ki vah.. Çok zor bir durum..

    Bana hala daha ancak sahaflarda bulabileceğim, çok değerli bir yazarımızın kitabının ismini vermedin.Bunu da yazdım bir kenera.. Haftasonu İstanbul’dayım; ben de o kitabı bulmazsam noolayım.. :-)) Bu yukarıdaki konu ile ilişkili; bunu hisediyorum..

    Neyse.. Şimdi eşimle birlikte bir dostumun davetine gidiyoruz.Gece bu konuya tekrar döneceğim.

    Bu arada bize katılan yok yine.İnler, cinler, Metin’ler ve Suat’lar oynamaya devam ediyor.. :-))

    Yorum yazan: Suat Öztürk | 06.07.2006 - 18:58

Yorum yapın