Elsa’nın gözlerini ve Kur’an’ı gören şair
Elsa’nın gözlerini şöyle yazıya çevirir ünlü komünist şair, romancı, denemeci Louis Aragon:
Öyle derin ki gözlerin içmeye eğildim de
Bütün güneşleri pırıl pırıl orada gördüm
Orada bütün ümitsizleri bekleyen ölüm
Öyle derin ki herşeyi unuttum içlerinde
(Çeviri Orhan Veli‘nin. Bu şiirin tümünü okuyun bence -şimdiye dek okumadıysanız. Okuduysanız bir daha okuyun.)
Neyse, asıl aktaracağım o değildi. Şuydu:
“Herşeye karşın Kuran’ın büyüklüğünü, güzelliğini yaratan nedir; şiir olmasıdır onun. Benim için kocaman, sonsuz bir şiirdir. Müslümanlar bu düşünceye, Kuran’ın şiir olduğu düşüncesine karşıdırlar. Aslında Kuran’ın büyüklüğü, onun şiir olmasından, yalnız içeriğiyle değil, biçimiyle de şiir olmasından doğuyor. Bu konuda Muhammed, şiir sözcüğünü değil de, ritimli ve uyaklı düzyazı anlamına gelen Arapça “secî” sözcüğünü kullanır. Elbette, Muhammed de, Muhammed’den sonraki yorumcular da Kuran’ın şiir olmasına karşı çıkacaklardı. Çünkü Muhammed için Kuran’ın şair sözü değil, Tanrı sözü olması gerekiyordu. Bir Müslüman olmayan benim görüşüme gelince, Müslümanlık Tanrı’ya kul köle olmak değil, dünyanın şiirsel kavramıdır. Öylesine güçlüdür bu kavram.”
6 Yorumlar »
Yorum yapın
About
Beniâdem içre bir âdem. Ademin mevcudiyetini yahut mevcudiyetin ademini merak ediyor. Ne Konstantiniyye’siz yapabiliyor, ne de Konstantiniyye ile. Kendine göre bir ütopyası ve distopyası var. Başak burcu. Mekteb-i Mülkiye-yi Şahane-i Osmanî mezunu. Müellif ve muharrir olduğu iddiasında ama bu aslında bir muammadan ibaret. Hayatta aşkla bağlı olduğu ilk ve son şey, Türkçe. Arada birkaç şey daha var tabii. Bazen kendisi olduğunu düşünüyor, Borges’in kulaklarını çınlatarak. Blues, caz, progresif rock, fusion, klasik, barok, tango, türkü ve şarkı seviyor -sırayla değil ve sadece bunlar da değil. Yüzme bilmiyor ve bu gidişle hiçbir zaman öğrenemeyecek. (Bu kadar ayrıntılı tarife lüzum yoktu ya neyse!)


Nuri Bey dostum, nerelerdesiniz Allah aşkına? Siz de mi yoksunuz artık?
Metin Bey dostum,
öyle bir yogunluk icine dustum ki, neredeyse bakamıyorum bile bu sayfalara. kısa zamanda planlı programlı bir isbolumu yaptıktan sonra sık gelecegim kıraathanenize insaallah…
bu Kuran’a iliskin görüş Aragon’un değil mi?
aslında Aragon gibi bir duygu, düşünce ve dava adamının marksist-diyalektik materyalist gözlüklerini çıkarıp varoluşun şiirselliğini vurgulaması hem şaşırttı hem de mutlu etti beni.
Aslında Aragon gerçekliğin bir yönüne ilişkin perdeyi aralamış. ama sadece aralamış.
bir taraftan da şiirle şiirselliği birbirine karıştırmış. Mircae Eliade, R.Guenon gibi ünlü bilgin ve düşünürleri dinlerseniz metafiziğin, öğüt ve mesajın ancak şiirsel dille ifade edilebileceğini duyarsınız. S.H.NAsr da ilginç bir saptama yaparak der ki, kutsalı ifade eden diller enterasan bir forma ve sese sahiptir. İşte İbranice, Aramice, Arapça ve Sanksritçe….
bir konuda da hatırlatma yapmak isterim. Kur’an dili bir “tenezzülat-ı ilahiye”dir. nasıl ki bir anne-baba bebeğiyle “ıgı-ugu” diye konuşur yani bebeğin dil ve algı dünyasına hitap ederse Allah da benzer bir dille konuşmaktadır. burada mesele tarihe ve topluma müdahale etmek ve mesaj göndermektir. Kur’an diğer taraftan Peygamberin kalbine indirilmiştir. bunu farklı şekillerde de okumak mümkündür. Nitekim ünlü Jung, vahyi, tarihin ve toplumsallığın derinliklerinden gelen deruni sesin günyüzüne çıkması olarak tarif etmektedir. böyle de olabilir. düşünüyorum. ama bir gerçek var o da Kuranın ne geleneksel hurafelerle perdelenmiş ve sözde kutsanmış bir Kuran anlayışına ne de salt pozitivist bir beşer kitabı anlayışına uygun olmadığıdır.
bu konuyu tartışabiliriz. Kuranın indiği dönemin tarihsel gerçekliğini nazara alarak getirmiş olduğu hükümlerin ne kadar “gerçekçi” olduğunu gösterdiğini, buna karşılık mitoloji ve hurafeler ve cehalet çağında ne kadar bilgiye, düşünmeye, AKLETMEYE, BİLİME önem verdiğini, kainatı bir kitap ve içindeki bu kitabın ayetleri olarak nasıl lanse edebildiğini, taklid ettiği söylenen TEvrat ve İncildeki bilgileri nasıl olup da düzletebildiği, o kitaplardaki akla aykırı bilgilerin nasıl olup da Kuranda yer almadığını vs vs kolayca geçemeyiz.
Kur’an diyor ki, ey insanlar hepiniz birleşin Kuranın bir benzerini getirin, vazgeçtim haydi bir suresinin benzerini getirin diyor. bu meydan okuma halen geçerli.
bu konuyu konuşalım. ilginç bilgiler de aktaracağım.
sevgi saygı ve dostlukla
Nuri Bey,
Hoşgeldiniz.. Çok özledik yazılarınız. Bize bu özlemi çektirmeye hakkınız var mı?
Suat Bey dostum,
vallahi ne deseniz haklısınız. ama işte yoğunluk belası ve belki biraz da zaman ayarlayamama kusuru vs derken böyle oluyor. yeni e-mail adresim umarım çalışıyordur bu arada.
sevgi saygı ve dostlukla
İşte budur aziz dostum. Sesinizi burada çok daha gür, çok daha uzun soluklu işitmek isterim/z.
http://www.kurandinle.org
Kuran Dinle,Kuran-i Kerim,Görüntülü Kuran,kuran i kerim,abdussamed kuran
Görüntülü ve sesli kuran dinlemek için
http://www.kurandinle.org
kuran i kerim,abdussamed görüntülü kuran i kerim dinle,Kabe imamlarından kuran hatmi,kuran download,abdussamed kuran i kerim,Kabe imamlarından görüntülü kuran i kerim mp3