C’est la vie!
“Hayat devam ediyor.”
Klişe. Ama güzel bir klişe. İşe yarar, fonksiyonel. Acımasız, gaddar.
Peki, öyle olsun bakalım. Hayat devam etsin.
Dost, bu gezegende yaşasın. Ben de bu gezegende yaşayayım. Bu gezegende dostun yaşadığını bilip gizli gizli sevineyim.
Sözüme, kaldığım yerden devam edeyim.
Hayat devam etsin.
Bugün sepetimde, hepsini aynı kişinin ürettiği laforizmalar var. Bininci yoruma doğru da yaklaşıyoruz –biliyorsunuz çam sakızı verecektim. Ama yine biliyorsunuz evdeki bilgisayarım halâ çökük vaziyette ve bininci yorumun sahibini –pazara denk gelirse- bilemeyebilirim. Bu yüzden, çam sakızı için bir de bu laforizmaları yüzümüze üfüren zat-ı muhteremin kim olduğunu bulmanız gerekmekte sevgili Bilmece Fatihi Bey ve diğer bilmecesever ahalim. Tabii guglamadan!
Hadi bakem! İki üç gündür keyfimiz yok diye, batan gemiden telaşla kaçan fareler gibi beni terk ettiniz, wordpress liginde ikinciliğe düşürdünüz. Tekrar tepeye çıkmak isterem.
————————————————-
Bir mezarın üstünde posta kutusu gördüm.
***
Gazete: Ne kadar büyük bir kağıt, yeryüzü; ne harfler, Gündüz; ne mürekkep, Gece! Herkes basıyor, herkes okuyor; kimse anlamıyor.
***
Başsız yürünebilir.
***
Tabut yapımında kullanılan çam, hep yeşil kalan bir ağaçtır.


Bilmece işine Fatih Bey bakıyor..
Ben daha yukarıda yazdıklarınıza katıldığımı söyleyeyim sadece ama bir farkla..
Klişe, gaddar, evet işe yarar, fonksiyonel..
Peki gerçek değil mi sevgili dostum? Devam etmiyor mu hayat?
Bütün gaddarlığına rağmen gerçek değil “Hayat devam ediyor” sözü..
Ve hayat devam ediyor..
Düzeltilm,iş ikinci baskı:
Bilmece işine Fatih Bey bakıyor..
Ben daha yukarıda yazdıklarınıza katıldığımı söyleyeyim sadece ama bir farkla..
Klişe, gaddar, evet işe yarar, fonksiyonel..
Peki gerçek değil mi sevgili dostum? Devam etmiyor mu hayat?
Bütün gaddarlığına rağmen gerçek değil mi “Hayat devam ediyor” sözü..
Ve hayat devam ediyor..
Devam ediyor…
Evet…
Etrafta gene in cin top oynuyor!
Ne gelen var, ne giden…
Bir iki dost yüzünü gösterdi, o kadarcık işte…
O da bana yeter zaten diyeyim mi acep?
Bilmiyorum, mahzunum!
Allah egonuzu bildiği gibi yapsın diyom başka da bi şey demiyom!
Ne güzel! Siz de uğradınız!
N’apayım, sıkıntıdan patlıyorum. İşteyim, artı(k)-değer meseleleri filan, malum!!!
Ayrıca ben masumum Afşar Bey! Baştan öyle alıştırdılar: Zirve! Zirvede kalmak, zirveye çıkmaktan zordur deselerdi hiç uğramazdım semtine zirvenin! Oldu bi kere!
Müsaadenizle “Hade be!” diyebilir miyim? Biraz kaba kaçıcak ama…
Walla masumum ben! Billa!
Errr…gecerken bi ugradim…
Yok yok, galiba hergun ugrayacagim artik, nedenini bilmiyorum, zaten sormayinda…cevabini bende bilmiyorum!
Kalin saglicakla yada saglicakla kalin, hmmm, ikiside olabilir…
Yalın Bey,
Geçerken uğramayın! Biz onu yanlış anlıyor, heyecanlanıyoruz.
Yolunuz sık düşsün lütfen!
Sevgiler.
Temel askerdeyken egitiminin son gunu komutani cagirmis. Sormaya baslamis :
Temel dusman onden gelirse ne yaparsin. Soyle soyle yaparim. demis.
peki sagdan gelirse. sunu sunu yaparim.
peki soldan. gelirse, susnu sunu..
peki agaclarin arasindan, denizden, kar yagarken
… Temel hepsine cevap vermis sirayla..
En son komutani peki havadan gelirse? diye sormus..
Temel “Komutanim bu memeleketin tek askeri ben miyim? onu da digerleri dusunsun” demish..
Yani Metin Bey…bu camiada bir bilmececi ben miyim :(
hem google’lamadan nasil bulacagim ki? Amerika’da kutuphane mi var ki gidip arastirayim…
Bende saati punch yapmaya geldim. Eh bizim devlet memurlarinin bircogunn yaptigindan fazlasi bu. Madem geldim bu mezardaki posta kutusunu epey onceleri bir karikaturde gordugumu soyleyeyimde is yapmis sansinlar :)
ben de tam onu diyecektim: c’est la vie et la vie en rose!
evet Metin Bey, maksadım konuyu değiştirmek. bir de hâl hatır sormak, iyisiniz inşallah!
Cano Hanım,
Çok teşekkür ederim. Siz nasılsınız, yoksunuz epeydir? Yorumlara cevap verme işinde çuvalladım bugünlerde! Kusuruma bakmayın lütfen.
İyice içimizi kararttı olan bitenler. Bu ülkede bir gün neşeli olmaya gelmez zaten, insanın burnundan fitil fitil getirirler. (”Fitil fitil” listede var mıydı Cano Hanım?)
Metin Bey,
hamdolsun ben iyiyim, kızım da iyi, öper ellerinizden :)
kusura bakacak bir şey yok aşkolsun, dünyâ hâli işte. ama biz iyi olmak zorundayız, eğer sorumluluk duyuyorsak..
fitil fitil var mıydı sâhi? ımm vardı gâliba.. bu arada işteyken aklıma bir sürü ikileme geliyor da yazmaya fırsat olmuyor, sonra da unutuyorum :) bi lokmacık aklım var zâti!
bu hafta biraz toparlayalım listeyi, ben de dersimi çalışayım. sonra yapılacak tonla işimiz var daha!
Yaw Cano Hanım, minnacık bir not defteri işinizi görebilir pekala. Yazık olmasın ikilemeciklerimize! Dediğiniz gibi; daha çok işimiz var hem.