Google II. Meydan Muharebesi
Bilmece üretim tekniğinden bihaber olursan işte böyle şapa oturur, iki koca kitap için küçük çaplı bir serveti gözden ve kredi kartından çıkarmak zorunda kalırsın Metin Bey! Ulysess çevirmeni Nevzat Erkmen Bey ne güne duruyor, gidip sorsana! Niye kızıyorsun ki Fatih Bey’e? Attıysa kazığı o attı, The Sülü diil ya! (Kendime nottur, yapılacak işler listesine ekle: The Sülü’nün sana attığı kazıkların seni bir ömür boyu; Fatih Bey’inkininse yalnızca o meş’um günün akşam saatlerinde Kadıköy çarşısındaki Nezih Kitabevi’nde nalet suratlı kasiyer kızın, elini cebine atmak zorunda bıraktığı şuursuz lahzada kötü tesir altına aldığı unutulmayacak.)
Bak, akşam dedin, Ahmet Haşim Bey’i hatırladın:
Akşam, yine akşam, yine akşam,
Göllerde bu dem bir kamış olsam!
Yani bunca lakırdıdan sonra, hedâyenizi tedariklemiş olduğumu ulvi şahsiyetinize idrak ettirebilmişimdir herhal, Google İtilaf Devletleri müttefik kuvvetleri başkomutanı sayın Fatih Bey komutanım! (Bu işin bi de Yalta Konferansı var -attım tuttu mu Emin Oktay Amca?)
***
Ne kadar gevezeyim di mi cefakâr okurcuklarım? İşte yeni bilmecem -bu sefer yağma yok; bilmeceyi çözen zat-ı muhteremden öylesine ağır bir bürokratik işlem sürecinden geçerek hediye talebinde bulunmasını isteyecem ki, valdesinden tırtıkladığı süt, adelelerinde laktik aside tahavvül ede!
Sıkı durun, soruyomdur:
Piú bella d’ogni pianta è quella d’Erzurum
Tra tutte le città, piú bella è Konia.
Se la tua morte, Osman, fa lieto il mondo,
O mio Osman, o mio Osman, o Zeybek Osman,
È ucciso dal rimorso chi ti uccise.
Bu köşeciğimin etnik kimliğini yadsıdığımın farkındayım. Demem o ki, bu alıntının bir laforizma değil, anam babam işi, basbayağ bi türkü olduğunun bilinciyle hareket ettim efendiler. Anayasa bir defa delinmekle kıyamet kopmaz, benim Metin’im işini bilir. Hanım şuradan bi kaset koy da neşemizi bulalım -dermişim! Ve eklermişim: Guns N’Roses’dan “Use Your Illusion” olsun. Sardır kaseti “Garden of Eden” baladına doğru ve orda dur:
Our Governments are dangerous
and out of control
(…)
This fire is burnin’ and
it’s out of control
(Bu vesileylen LATERNA köşeciğimi de aradan çıkarırmışım bir çırpıda.)
***
Mutat olunduğu üzre, yine bu lakırdının ne manaya geldiğini, içinden fışkırtıldığı lisanı, veee hankı altın varaklı, şemse ciltli, lepiska saçlı betikte kulaklarının çınlatıldığını ve dahi bu betiğin yazarının adını, soyismini, şeceresini bulunuz efendiler. Hadi bakem bilmece fatihi Fatih Bey hünkarım majestem, bu kez Google papazının dişini kıracaktır elbet içli pilavım! (Efekt: “Nhiya, hoh hoh ho” nidası. Efektör: Ertuğrul İmer & Korkmaz Çakar -valla billa böyle bi isim vardı, benim uydurmam diil.)
Hedâyeye gelince… Efendim, paşa gönlümden ilk depremde ne koparsa. Şaka şaka, yine kallavi bi kitap, ama yazıyla: BİR kitap. (Madem bu muhtemel ve müstakbel İstanbul zelzelesinden biçare bi İstanbıllı olaraktan tırsıyom, o halde işi şamataya vurmalıyım -bu mantıksal önerme çeşidi Cengiz Bey’e sorulacak… sor.)
28 Yorumlar »
Yorum yapın
About
Beniâdem içre bir âdem. Ademin mevcudiyetini yahut mevcudiyetin ademini merak ediyor. Ne Konstantiniyye’siz yapabiliyor, ne de Konstantiniyye ile. Kendine göre bir ütopyası ve distopyası var. Başak burcu. Mekteb-i Mülkiye-yi Şahane-i Osmanî mezunu. Müellif ve muharrir olduğu iddiasında ama bu aslında bir muammadan ibaret. Hayatta aşkla bağlı olduğu ilk ve son şey, Türkçe. Arada birkaç şey daha var tabii. Bazen kendisi olduğunu düşünüyor, Borges’in kulaklarını çınlatarak. Blues, caz, progresif rock, fusion, klasik, barok, tango, türkü ve şarkı seviyor -sırayla değil ve sadece bunlar da değil. Yüzme bilmiyor ve bu gidişle hiçbir zaman öğrenemeyecek. (Bu kadar ayrıntılı tarife lüzum yoktu ya neyse!)


Sesim geliyür mü Fatih Bey?
İşte böyle haydan gelen huya gider. Fethi Bey’den gelen gofretler, Fatih Bey’e kitaplar olarak geri döner! Elde var sıfır.
Bir cogumuz bunu bir Tavas turkusu olan
ile karistirabilir.. ama, ben NAYIR!
Bu daha eski [ve bence daha da guzel] bir turkudur
Italyanca olsa ne yazar olmasa ne yazar. Turku bizim turkudur. Avci burda ne gezer.
[Simdi de düzeltilmiş hali..]
Bir cogumuz bunu bir Tavas turkusu olan
ile karistirabilir.. ama, ben NAYIR!
Bu daha eski [ve bence daha da guzel] bir turkudur
Italyanca olsa ne yazar olmasa ne yazar. Turku bizim turkudur. Avci burda ne gezer.
[Hadi şimdi yazacaklarınız bold olsun :) ]
Heh heh! Güzel de, hani kitabın adı? Gülün adı? Umberto’mun adı? Yazarın adı? Kitabın yayınevi? Yayın tarihi?
Elinizin korusu..
Ben anlamam. Hediyenin 2/3′u ya da yarisi benimdir. O da olmasa babannenizin kizlik soyadini sorun. Bakalim bilecek miyim? :))
Hadi sordum! Bilin bakalım!
…Diyecem demesine de, walla bilirsiniz.
Sormayayım. Sizde kalsın! Üçüncü şahıslar duymasın bari.
Anaaa! Gene sizin italiğe takıldık!
Hem size göndersem göndersem HANKI kitabı gönderirim? Bilin bakalım!
Tam isabet! Bildiniz! Tavanarasında buldum! Aramızda bir sır olarak kalsın, kalmalı, kalacaktır, kalmak zorundadır.
Şincik anlamışam, geç anlamışam. Benim kalın kafam! Bi teknolojik numara çekiyorsunuz; son cümlenize ister istemez takılıyom biçimsel olarak.
Ama asla içeriksel olarak diil. N’aber?!
Hadi italiklerden kurtarayim sizi. Simdi yazin bakalim ne yazcaktiniz :))
Bilmem? Ne diyeceğimi şaşırıyom sizi görünce!
Metin Bey evde oturmus Tolga Candar dinlemektedir. Ve bana kaybettigi iki kitabin acisi ile inim inim inlemektedir. Daha yeni o igrenc yuzlu kasiyer kiz milyonlari hesabindan cekmemis adeta hortumlamisti. Tolga Candar’in sesi biraz olsun rahatlatiyordu. Ama ne yapmaliydi. Hem kitap vermemeli hem de herkesten daha bilgili oldugunu gostermeliydi. Google ordulari baskumandanini , Google’in Fatih’ini yenmeliydi. Bu yuzden bir sasirtmaca denemeye karar verdi. Tolga Candar’in her zaman kafasinda ezgisi ile karistirip birlestirdigi kendince potporiler yaptigi iki sarkisini birlestirecek ve Fatih bir Italyan arkadasina “ya burda ne yaziyor” diye sorsa bile kaynagin ozune varmasi uzun zamanini alacak, ve 3 saatten fazla birseye focus olamayarak “give up” yapacak idi.
Iste Tolga Candar’in sitesinden turkulerin sozleri ve yazarlari…
Osmanım
Söz-Müzik: Geleneksel
Osman’ımın mendili saman da sarısı of
Osman’ıma kıydılar gece yarısı
Osman’ıma kıyanlar kahpe idi hepisi
Osman’ım, Osman’ım aslan Osman’ım
Osman’ıma kıyanlar olsun düşmanım
Susuz derelerde güller biter mi
Osmansız evlerde duman tüter mi
Dünya malını neyleyim Osman’ımı tutar mı?
Osman’ım, Osman’ım aslan Osman’ım
Osman’ıma kıyanlar olsun düşmanım
Yaylalar İçinde
Yöresi: Aksaray
Kaynak Kişi: Hacı Taşan
Yaylalar içinde Erzurum yayla
Şehirler içinde Konya’dır Konya
Vuruldu Osman’ım şen olsun dünya
Yandım mapushane yandım senin elinden
Çıkar çıkmaz parmakliktan bakarım
Konya seni ateşlere yakarım
Birgün olur ben murada çıkarım
Yandım mapushane yandım senin elinden
hem italik hem bold sonra bold birden ortadan kaybolur sonra da italik…
hmmm…. interesting…. html kodlari kullanilabiliyormus buralarda…
Muzmin beyin trigini bulduk…
o zaman benden sonra yazacak hem bold yazsin hem italik
Sart midur :)
Muzmin bey sizi italik ve bold codlarimi kapattiginiz icin siddetle kiniyor ve bunlari yeniden aciyorum :)
Ac, kapa.. ac, kapa… yahu yapacak baska isimiz yok mu bizim :)
walla benim yok :)
Köşesini şaşırmış olan bu makalemizi ters köşeden doğru köşeye yollamış bulunmaktayız on ay sonra da olsa efenim.
Bu arada, Muzmin Bey eksik de olsa fena bir cevap vermemiş doğrusu. Fatih Bey’se memleket havası almış. Muzmin Bey, adınızı soyadınızı, adresini alayım da hedayenizi yollayayım efenim, ne dersiniz?!
Metin bey,
Adresimi ogrenir ogrenmez yazacagim.
Muzmin Bey,
Avni Bey’in adresine yollasam olur mu? Elinize geçer mi?
Metin bey,
GirGir kapanali Avni beyin adresini bilmiyorum :)
Efenim elbette o Avni Bey diil. Arif Bey’le papaz eylemeyiniz özümü.
Memeleket havasini bi posete koyup bana yollarsaniz cok makbule gececek Metin agabey…
Ayrica madem geriye dogru gittiniz wallahi iki hedaye alacagim vardir onlari da bi zahmet bulup bana iletiniz…
yannis hatirlamiyosam biri bu geceleyin gul olan oglan cocugu prens ile ilgiliydi digeri de tavanarasi ile kiler arasi biryerlerdeydi…
Ayrica pire ile evlenmeyi helal sayan amcamin adini da asla vermediniz ki bana cok yaklastin demistiniz bi de onun cevabini alabilirsek cok makbule gececek..
Ha bu arada Metin agabey madem bit pazarina nur yagiyor su soz veripte yazmadigin yazilara da bi goz atsan walla en az yuz yazi cikar bu seneyi kapatirsin :)
Bu kadar saldiri yeter hormetlerimi sunup huzurlarinizdan ayrilirim…
Ayrica Muzmin Beye hedaye gondermek isterseniz bana yollayin ben kendisine iletirim :) Yani iletmeye calisirim olmazsa da gozum gibi bakarim :)))
Vışşş! Abariii! Yandım ben!
Hehheh hehheh hehhehe hehhe heh heeeee….
Hem cagiriyonuz gelince de kacacak yer ariyonuz olmuyo boyle Metin agabey :)
(Not Florida lottery 33 milyon dolar oldu)
Konstantin Bey,
Eski defterleri madem ki karıştırdık, gereğini de yapcez artıkın, di mi efenim?!
Emme size gene kızacam. Buyrun bakalım şuraya, niyçün kızdığımı anlamanız içün:
http://jazzetta.wordpress.com/2007/04/06/1-1-11/
(Hani sizden beklediğim veriler, nirde?)