Yapılacak işler…
De, ne zaman?!
Le Temps Modernes’den geçtik, elimde bi dene (:tane) postmoderni bile yok zaman denilen nesnenin!
Neyse, biz işimize bakalım. Zaman gelir geçer, yaremi deler geçer demiş halk ozanı arkadaş. İşte liste burada. Patron yeterince iş yüklüyor, siz de ekleme yapabilirsiniz. Nasılsa, Paul Lafargue’ın kulaklarını çınlatacak ve nerede benim Tembellik Hakkı’m diye ünleyeceğim! (Okudunuz mu o kitabı?)
000001. İbibikler öter ötmez, Mustafa Bey’in bloguna (h)okkalı, çini mürekkepli, akar kokar, gaddar yorumlar döşenecek.
000002. Sibel Hanımefendi için, MEB onaylı “Liberal Solcu Niçün Laikçi Kemaliste Karşıdır” kursu açılacak; kurs ücretinden % 10 indirim bahşedilecek. Kursu başarıyla tamamlayamadığı takdirde, indirilen meblağ, kendisinden faiziyle geri istenecek.
000003. Enis Batur’un muhteşem deyişiyle “Rahmetli Özkök” (şu bizim Ertuğrul Efendi canım!) inek bayramına katılamamış olduğu için Tanrı’ya şükredilecek. (İnek Bayramı: Bir Mülkiye geleneği.)
000004. Yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimi için Muzmin Anonim Bey aday gösterilecek. (Kimin fikriydi bu yahu?) Böylelikle Türkiye müthiş bir cumhurbaşkanı kazanırken, internetistan büyük bir değerini kaybedecek. Bu arada tabii olan Ortadoğu, Kafkasya, Ege havzası, Kıbrıs ve Balkanlar’a olacak, gizliden gizliye kan gövdeyi götürecek (Bu cümleyi yorumlasa yorumlasa Muzmin Anonim Bey yorumlayabilir!)
000005. Veledimle ortak kullandığım ev bilgisayarımın gümleyişi ve işteki posta kutumun tahtakurusu istilasına uğrayışı nedeniyle, tek kişilik dev bir gösteriyle yazılımcılar aşireti‘ne küfürle karışık gökgürültülü sağanak lanet yağdırılacak, adı geçen aşiretle kan davası başlatılacak, berdel yapılmayacak.
000006. Pi sayısının (Bkz: Üç bir dört) uzayın derinliklerinde nerelere kadar uzandığı hesaplanarak durum resmi bir raporla Nuriye Akman’a bildirilecek. Akman’ın hayranlık dolu nidalarına refakat edilecek, el çırpılacak, horon tepilecek, bin atlı olunacak.
000007. Cengiz Bey’e niçün her daim “felsefe [ve lojik] öğretmeni” titrini kafamıza kakıp durduğu, Olmayana Ergi yöntemiyle -yok yok, bu kimyevi bir metottu galiba, hah buldum: Tümel Evetleme Ekleminin Çözümleme Kuralı uyarınca sorulacak. Verilen cevapla yetinilmeyerek Cengiz Bey, önermeler mantığıyla niceleme mantığı arasında binamaz bırakılmaya ötelenecek.
000008. Veysel Bey için Aydınlık kazatasına kayıp ilanı verilecek ve de CHP’ye taziye mektubu sunulacak.
000009. Serdar Bey’e Polonya pazarından ucuza temin edilmesi planlanan bir “Cool Blogger” beratı ve/veya şilti sunulacak. Bütün ilgili bloglarda ahali bir dakikalık saygı duruşu için ayakta dinelecek.
000010. Netekim Efendi’ye orijinal bir Picasso nü kargolanacak. Biçare eser, bilahare, dalgıçlar tarafından Marmaris körfezinden çıkartılarak restorasyona gönderilecek.
000011. Bekir Bey’in Kader ve Kısmet’ine marketten (bakkalda yok) hoşgeldiniz maması alınıp yollanacak.
000012. Erdal İnönü’ye hasta ziyaretine gidilecek. Bagaja yüklenen anzer balı, kefir, otlu biynir, Antalya dağçayı ile, üzerine henüz çözülememiş fizik problemleri basılı, alçıdan The Sülü büstü, hemşireler atlatılarak bizzat zatına sunulacak. Garibimin sevinmesi ve kendisini halâ başbakan yardımcısı sanması için, yüzüne üç kerre, “Binaenaleyh çözülmemiş fizik problemi vaaadı da çözmedik mi?” deyu ünlenecek.
000013. Lucy kardeş için minik bahçede iki tur atılacak, geceleri vraklayan sevimli kurbağamın gündüzleri ne halt ettiği araştırılacak, üç yıl sonra Kirazın Tadı’na bakılacak. Abbas Abi’mi tv’de seyretme fırsatı bir daha kaçırılmayacak.
000014. Lütfi Kırdar Kongre Sarayı’nda yapılacak törenle ex patronum Sezen Aksu’ya “Arabeskin Pop Kraliçesi” ünvanı verilecek. Hadise, tüm yurtta, dış temsilciliklerde ve yavrı vatan Kıprıs’ta çoşku (:coşku diil!) ve sevinçle kutlanacak. İlkokul bebeleri -adet olduğu üzre- yine it gibi titremeye devam edecekler.
000015. Suat Bey’e ID “teori”sinden bakalorya diploması verilerek çaktırmadan konudan artık uzak tutulmaya çalışılacak, kepini havada kapma yarışı yapılacak, kepi kapana “Bronz Darwin” heykelciği armağan edilecek.
000016. Belkıs-Kübra Hanım, diyetisyen refakatinde majiskülden uzak durma kuruna tabi tutulacak.
000017. Milli Piyango bileti alınacak, Sayısal ve Şans Topu kuponu doldurulacak; büyük ikramiye yahut 6 ya da 5+1 kazanıldığı takdirde, Cumhuriyet Mahallesi’ne (Bkz: Cumokçular Sitesi) nazire olsun deyu blog ahalimin iskan edileceği bir Demokrasi Mahallesi kurulacak. Bu amaçla şimdiden eski komünist yeni liberal solcu şehir plancıları, bildiğimiz liberal demokrat inşaat mühendisleri, bi de finansman sorununun çözümünün çıkmaz ayın son çarşambasına havalesi nedeniyle Allah’a dua etmede ön olması için El-Ezher mezunu bir ilahiyatçı aranacak. Serdar Bey mahallenin muhtarlığına aday gösterilecek. İhtiyar heyeti ihtiyar filan olmayacak.
000018. Ataman Bey’e, bizleri o derin ve içli sloganlarından ve hisli intihallerinden mahrum bıraktığı için protesto telgrafı çekilecek. (Şimdi telgrafı ELT mi, acele mi, yıldırım mı çeksem diye soracam; hem yaşım iyice faş olacak, hemi de Lucy kardeş hiçbişi anlamayacak -tevellüdü müsait diil.)
000019. İlhan Abi’ye tazminat davası açılarak, yirmi küsur yıl üzerinden bugünün parasıyla hesaplanacak Cumburliyet kazatası ücretleri faiziynen çatır çatır tahsil yoluna gidilecek.
000020. Fethi Bey’in blogundaki Birinci ve İkinci Anonim Sultan’ların burayı keşfetmemesi için Aya Yorgi Kilisesi’nde pazar ayinine katılınacak, mum dikilip şaraba ekmek banılacak.
000021. Kürt sorununun kökten çözümü için Lazkopat Bey köşe bucak (siz bunu mağara in okuyunuz) aranıp bulunacak, Bercenay Bey de onun asistanlığını yapmaya çağrılacak. Bu muhteşem ikili bilahare tekaüde ayrılarak ASAMKESEM’de fahri profluk payesiyle istihdam edilecek, Gündüz Aktan Bey’den kendilerine üstün hizmet madalyası sunması istirham eylenecek.
000022. Hande Hanım’ın bloguma teşrifi için topluca yağmur duasına çıkılacak.
000023. Nuri Bey’e, Cengiz Bey’e ve Esra Hanım’a tez vakitte ulaşıp kendilerini çaya davet etmenin yolu aranacak.
000024. Liberalizm-demokratizm turnuvasının son maçında Yayla Hoca’nın niçün maçın ikinci yan hakemi Fuat Keyman Hoca’ya (birinci yan hakem Herkül Millas Hoca’ydı) dayılanıp topu taca attığı ve rakip oyuncu Mahçupyan Hoca’nın (kendisi hakkaten hocamdır) kendi yaptığı yakışıksız hareket adına mahcubiyetten yüzünü kızarttığı araştırılacak. (Böyle de araştırmacı jazzettacıyız işte bea!)
000025. Metin-thePoor Fan Club kurucusu ve 1 no.lu üyesi Ferhat Bey bulunup kendisine yaldızlı davetiye yollanacak.
000026. Afşar Bey’e iadeli taahhütlü olarak (bu Lucy kardeş şimdi iadeli taahhütlüyü de bilmez!) kızıl bayrak ve Yosif Visaryonoviç Cugaşvili yoldaşın bakır çerçeveli mübarek portresi ile Vladimir İlyiç Ulyanov yoldaşın “Materyalizm ve Ampriokritisizm” adlı başyapıtı, bi de Marx amcamın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” adlı mütevazı eseri postalanacak. “Bak Postacı Geliyor Selam Viriyor” şarkısının koro halinde terennüm ve tagannisini müteakiben, Afşar Bey’in alteregosu ile idi arasındaki altüst oluş vetiresi, nurlu simasındaki renklerin komplamenter kontrast olasılıkları ve dahi buna eşlik eden öfke nöbetinin dramatik seyri kayda değer bulunacak.
000027. Devletşah Hanım (ismi İspanyol soylularınınki gibi uzun olduğundan böyle kestirip atıyorum) için en füzyonundan bi kek icat edilecek, tarifinin patenti alınıp kendisine armağan edilecek. Kek blog ahalisine yedirilecek, midesi bozulanlar en yakın sağlık ocağına havale edilecek.
000028. Şimdi aldığım karar uyarınca, Fatih Bey kara listeye yazılacak. Afaroz edilecek. İstiklal Mahkemesine verilecek. Çarmıha gerilecek. Cadılar Bayramında törenle yakılacak.
000029. Fethi Bey’in yolladığı o nefis milli gofret kolisinin akıbetini öğrenmek üzere bizim velet’in odasına girilip ortalık tarümar idilecek, velet Ankara’da yapılacak olan Türkiye Şampiyonası’ndan yine birincilik madalyasıyla döndüğü gün evde çıkacak hır ve kopacak kıyamete şimdiden hazır olunacak.
000030. Söz veledimden açılmışken; madalya koleksiyonunun envanteri çıkarılarak sponsorluk talep dosyasına iliştirilecek. Şanlı proletarya‘nın emekgücünü artıdeğere çevirerek (böyle mi oluyordu unuttum yaw?) sömüren ve de semiren burcuvazi‘den kıl koparılacak.
000031. E-mine Hanım’ın nereye kaybolduğu araştırılacak, bulununca hemi çaya, hemi de yeni yarışmalara davetkar olunacak.
000032. AB’ye giremeyeceğimiz anlaşıldığından, AB’nin bize girme olasılığı hesaplanacak. Şayet AB bize girme teveccühünde bulunur ise, kerinçli vatandaşlar üçerli kolda hizaya sokulup istikamet tayin edilerek şahıslarına “Ya sev, ya terk et!” komutu verilecek. Kendileri için Ergenekon’a/Turan’a toplu one-way-tickets temin idilecek. Ergenekon’un da başı belaya girmesin deyu uçak havadayken bir operasyon düzenlenmesi kararlaştırılacak.
000033. Zatım‘ın esasen bir torpak çocuğu olduğu, evdeki ve minik bahçeyle her iki balkondaki muhtelif hayvanat ve nebatata tevdi buyurduğu hürmet, şefkat ve yakın alakadan hareketle bir kerre daha tespit ve teyit edildikte, tek kişilik törenle hayıflanılarak şimdiki hayat tarzına lanet okunacak.
000034. Bir önceki maddedeki eylemin türevi ve integrali olaraktan, menşur 1 no.lu ütopyam, bloga aktarılmak üzere edite ve tape edilecek.
000035. Muzmin Anonim Bey’in önnick’inde niyçün u harfinin gözümüze battığı tetkik edilmek üzere Semiha Ayverdi lugatine müracaat edilecek. (Devellioğlu’ndan hayır yoktur.)
000036. Necdet Şen’in tekrar Nepal’e, Sıkkım ve Bangladeş’e uzanmış olma ihtimalinin yüzde kaç olduğu trigonometrik ve ekonometrik formüllerle belirlenecek. Gitmişse, geri dönüp güzelim sitesini biz fani kulların tepe tepe kullanımına açması için adı geçen ülkelerin başkentlerine maslahatgüzar seviyesinde iyiniyet elçileri yollanacak. Gelince İlhan Abi’ye açılacak davaya müdahil kılınacak.
000037. Teknik direktörüm, blogumun vaftiz babası Halid (Bey) kardeşim için kullanageldiğim “Bey” hitap tilciğinden, epidermik dokusunda -yoksam endoplazmik rediculum muydu?- lokal ölçekte egzama türevi akut lezyonal semptomlara sebebiyet verdiği gerekçesiyle (breh breh, klinik dermatolog olasım varmış be kızanlar -ne güzel ÖSS’de de hiç kurs yüzü filan görmeden {o zamanlar pıtırak gibi çoğalmamıştı bu kurs zamazingoları} “atom mühendisliği” haricinde her bi branşı kazandıydım) vazcayılacak, “kardeş” tilciğiyle iktifa edilecektir.
000038. Deniz Baykal içün AnaBritannica’ya madde güncellenecek. Maddenin yeni hali şöyle bişi olacak:
“Baykal, Deniz. 1938, Antalya- 2706, Sirius. Siyasi literatüre ‘Deniz biter, Baykal bitmez’ şiarını armağan eden büyük Türk büyüğü. Muhalefetten öylesine hoşlandı ki, muhalefette iktidarı kimseciklere kaptırmadı. Hep kazara iktidar olursam korkusuyla yaşadığı için ömrünün ahir günlerinde yakalandığı alzheimer’e de muhalefet ederek Alzheimer Bey’i canından bezdirdi. Ortanın solundan girdi, Anadolu solunun yanından kıvrılarak Kızılelma durağında bir müddet oyalandıktan kelli dümeni hepten sağa kırdı. Cumhuriyeti Halka Pazarlama fırkasının başında, elinde laikçilik tüfengiynen demokrasiye karşı kahramanca verdiği mücadele, Milli Mücadele ve Yeniden Milli Mücadele’den sonraki en şanlı mücadele nümunesidir.”
000039. Tavşanım Toto’nun kafesinin üzerinde konuşlandırmış olduğum domates, biber, hıyar, fasulye ve çilek tarhları günaşırı sulanacak.
000040. The Equalstone, nam-ı diger The Sülü-ML, hıyar gibi ikiye bölmesi içün Madagaskar adasına yollanacak. Bilahare Ayşe tatile çıkacak, Madagaskar I. Barış Harekatı düzenlenerek adadaki yamyamlar güneye sürülecek, Karaoğlan Bülent Bey Madagaskar Fatihi ilan edilecek, ardından Hoca Necmüddin Madagaskar’ın tamamı bizim olsun deyu kazan kaldırıp Adalet Bakanı Şevket Kazan’ı da yanına alarak koalisyonu bozacak. Kırk gün kırk gece “selamünakgün” denmesi yasaklanacak. Kırk yıl kadar, şirin beldem Absürdistan’ımın başına gelmedik bela kalmayacak. Çılgıntürkler ikide bir Kıbrıs’ın tamamını ilhaka kalkışacak.
000041. Bülent Bey’in (blogger olanı) dilinin ve üslubunun tadına layıkıyla varabilmek -ve tabii öncelikle bu dili çözebilmek- üzere, Okısfort University Türkoloji kürsüsünden akademik yardım talep idilecek.
İşler longa, vita brevis, efendiler!


Metin Bey
Blogum var diyerek insanlarin 3 Aliler mahkemelerinde kalemlerini kiranlarin Ari Maya resimli kokulu silgilerinin ortasindan delik acar iplik gecirir boyunlarina takariz :)
Kurulum asamasindaki blogumda sizleri madde manyagi yaparim.
yakarim, yikarim….
hueeeyyyyyyttttttttttttt
28.madde kaldirilsin blogu cok yakinda hizmetlerinizde olacak.
bir de sanki ben ben degilmisim gibi slogan patlatayim…
FATIH BEY’E OZGURLUK…..
abi bırak şimdi alteri üsteri falan benim blogun yanındaki o eski yazılar listesi falan çıkmıyo, ayırca yazıların bir kısmı görünmüyor imdaaaaaaat!
politzeri de okuduk aiz dostum merak etmeyin, cevap verilemeyen tek soru, mülkiyeti kimin yağmaladığı değil, onu kimin tasarruf edeceği sorusu… herkes sakin olmak zorunda değil, herkes normal olmak zorunda da değil popüler olmak zorunda da…
blogum benim sayıklamalarımdır… BENİM SAYIKLAMALarım…
metin bey,
şahsen size sempatinin yanısıra ciddi bir gıcıklık da beslemekteyim…
zira aşırı bir ukalalık elektiriği almaktayım şahsınızdan… hayır aynı şeyi kendimde de bulmasam problem yoktu ama aynı anda iki ego aynı yeri kaplayamaz fizik kuralı gereğince size gıcık oluyorum…
memlekette, servetin üreticisi, teknolojinin yaratıcısı istihdamın esas sahibi kapitalizme sövmek “ahlâk”, markxizmi savunmak bilgelik?
marx her bi haltı çözmüş, liberallerin topu birden salak?
sizin tavırlarınız azıcık bu izlenimi uyandırıyor..
herşeyi bilebilirsiniz ama elin yediği baklavanın bana bir faydası yoktur…
şimdilik egomun sizden aldığı negatif elektrik dah baskın görünüyor.
isterseniz herkesin depresyonu da alter egosu da idi de kendine kalsın ne dersiniz?
şimdilik bu gıcıklığı gideremiyorum lütfen kusura bakmayınız..
afşar ve metin beyler aranızdaki bu atışmaları izlenmeye değer bulmaktayım. afşar bey küsmediği zamanlarda sevimli de olabiliyor-bir liberal olmasına rağmen. hacivatla karagözü anımsadım şimdi bak niyeyse? hışmınızdan korkarım çenemi de tutamam böyle.
bu arada metin bey benim yaşım konusunda ne kadar yanıldığınızı bilseniz bir.
Metin Bey dostum,
Sizin “yapilacaklar” listeniz benimkindende berbat..Bu konuda tecrubelerime dayanarak tavsiyem: Listenize son olarak “yapiacaklar listesi sileneck” i eklemeniz. Worked for me for years..
Ama tabii oraya gelmeden once benimle ilgili maddeyi (kacti ise) aradan cikarmaniz. Bu konuda yardimci olayim: Kader ve Kismet’e birde Bulut eklenmis durumdadir. Evden tedarikli cikin.
Metin Ağabey,
“bakalorya diploması” güzeeel beğendim de neden konudan uzak tutuluyorum :-(
Hem bu ID neden benim üstüme kaldı :-( Mustafa Bey dururken :-(
:-)
Metin bey,
[Bakalim bu blog HTML tag'leri destekliyor mu, destekliyorsa '{' ve '}' isaretlerini daha sonra kullanmayacagim]
Boyel kiymetli fikirlerde sahebet aranmaz. Milletimin ortak iradesi ayni zamanda anonim olmaga da layiktir. :)
Haybeye korkuyorsunuz. Interneti o zaman daha yakinda takip edecegim. Cok daha (!) yakindan :-))))
Buna beni aktif pasifist mamissimocular zorlayacak, ama, ben direnecegim. Ayipsiz dost arayanlarin karsisinda, ‘gel kim olursan gel’ diyerek ulkede bugune kadar gorulmemis bir birlik saglayacagim… Ikilik cikaranlari da derhal en yakin birlige davet dahil edecegim.
{(Bu cümleyi yorumlasa yorumlasa Muzmin Anonim Bey yorumlayabilir!)}
E.. insan bir haber verir: uzaktan ve kemeraltinda dokundurma var diye :)
Kendi blogumda, laf donup dolasip hazir beni “Bunun –zannedersem– sizden temel farki da bence, bu tur kararlari ‘bana ne baska birisi versin’ yerine, elimi vicdanima koyup gereginde kendimi ya da en sevdiklerimi feda etmek var…” dedirtmisken, bunun tefsirine soyle yardimci olabiliriz: siz benim en sevdiklerim arasindasiniz. ustelik, bosuna mi, kalp kalbe karsidir derler.. :-)))
Metin beyin bu konudaki eksiklerini o guzelim uslubu kapatiyor. Ama, ote yandan, sizin durumunuzda yanildigini hic sanmiyorum. Istatistiklere gore, her ne kadar kadinlar erkeklerden 3-5 sene daha uzun yasiyorsa bile, erkekler kadinlardan hep daha yaslidir.
Ozturk beye YOK’un kabul etmeyecegi seyler verip basini ayrica derde sokmanizin akrasindaki hinligi goruyorum, ama, bu onu takdir etmedigim anlamina gelmiyor. ['onu' derken kimi ya da neyi kastediyorum]
Caktirmadan kep de giydirdiginizin altini cizmek gerekir mi ayrica, bilmiyorum; ama, bronz bence yanlis secim. Hem organik bir seyler icermedigi icin yanlis, hem de pahali oldugu icin. Yerine, bir paleontolog heyeti tarafindan secilmis bir topraktan yapilmis bir heykelcik oneriyorum.
Bahsi gecen diger arkadaslarimizin haklari da kutsaldir ve bunlari bilahare ayri bir durusmada savunacagim.
Madem "yapilacak isler" listesine "liste silineceK" ilvaemin kiymet-i katiyesi yok, o zaman bir baska ilave:
Hitting Hititler' frigging Frigyalilar'dan Lidyalilara, Bizanslilardan Oslanlilara kadar bilumum medeniyetten kalan butun tarihi eserlere orijinal Laturkilizce olarak
No deus here dedik deyyus!
Ataturk bienvenide
kazinarak hem laikligin insanligin ezelden ebede kadar laikligi teyid edilmis olmakla kalinmayip "bu orijinal degil" diyen "devletin icine kumelenmis dinciler" de tesbit edilerek bir tasta iki kus vurulacak.
Amaninnn! Sevgili Bekir Bey! Başımı derde sokmayınız! Yorumunuzda -sanırım sehven- yanyana gelen -her ne kadar aralarında ünlem işareti varsa da kıymet-i harbiyesi yoktur- iki kelimeyi birbirinden onyüzbinmilyon ışık yılı hatta googol (bildiğimiz google diil) ışık yılı kadar uzaklaştırınız efenim. Yoksam ben uzaklaştırmak zorunda kalacam!
Acele hareket, orada bereket!
Ya da izin verin bana, iki satıra dönüştüreyim sözü.
Acele cevap isterem!
Hay Allah, panik atak mı geçiriyom nedir! Aziz dostum Bekir Beyciğim, benim geride daha bir adet çocuğum, bir adet eşim, bir adet ev ve bir adet bahçe kedim, bir adet tavşanım, bir adet sokak köpeğim ve bir hayli nebatatım vardır! Acıyın bana!
Hatta biraz da kağıda geçmiş ve geçecek (kimseler duymasın ama, ciltlenmiş ve ciltlenecek) düşünce, his ve zırvalarım da vardır!
Bekir Beyciğim, sizden cevap geciktiğinden ötürü, müdahale etmek zorunda kaldım, bağışlayınız lütfen. Kötü birşey de yapmış değilim zaten, yalnızca satır ayarlaması yaptım. Kaza kurşununa kurban gitmeye gerek olmadığını düşünüyorum.
bir kaç maddeye sert ve şiddetli itirazlarım var.. (dur yav kendimi chp gibi hissetim, tövbee, bir elimi yüzümü yıkayayım önce iyisi)
evet, yıkadım geldim ama hala bir kaç maddeye itirazım var ve yine şiddetli ve sert..
birincisi cumhurbaşkanlığı mevzu.. bu noktada toplumun ve bizatihi bendenizin gönlünden geçen aday herkesin malumudur.. müzmin bey de nereden çıktı?.. hayır, kendisiyle hiç bir kişisel sorunum yok.. ama bizim adayımız belli, toplum iradesine karşı çıkılmaz (bak lucy, toplum iradesini de arkama aldım).. o makamın gerçek sahibi “FETHİ ABİ”dir.. eğer bir katagulleye getirip de makamı sahibine teslim etmezseniz bu işin sonunu da göze alıyorsunuz demektir sevgili metin abi. bu konuda sonuna kadar savaşmaya kararlıyım.. eğer siz bu yanlış yoldan dönmez iseniz ben fethi abi’yi sine-i millete dönmeye davet etmeyi dahi düşünebilirim, bakalım bunu göz alabilecek misiniz..
diğer itirazım ise lucy’nin yaşı konusuna.. evet kendisi küçük bir kız olabilir halen, fakat dünyanın oluşuna tanık olmuşluğu vardır. çocuktur ama binlerce yıldır yaşamaktadır.. sizin söyledikleriniz (ve dahi bilemediklerinizin pek çoğu) onun bilgisi dahilindedir.. uyarayım dedim..
vesselam..
Bkz: “Tikkat!” yazısı.
Bilahare, en bi şiddetli cevap virilecektir sevgili teknik direktörüm!
dreamsact yaşım konusunda söylediklerine bi’ şey diyemiyorum demeyeyim zaten;)
bir de senin ‘toplum iradesini de’ arkana alan yanını seviyorum..
Lucy Hanım,
Atışma falan yok. Zira Metin Bey için benim yazılar son derece yavan yazılar ki ondaki zeka cevvaliyetinin onda brine sahip olamadığımdan olsa gerek durmadan alfabeyi tekrarlıyor gibi hisediyorum kendimi… Zaten kendisinden nefret etmemin bir sebebi de bu derin kendine yetmezlik duygusudur
Liberalliğime gelince… Bana sosyalistler de çok esprili falan gelmiyor. Otorite yanlısı, rölativist ve lümpenofil bir eyyamcılığı esprili buluyorsanız ne âlâ.. Benim midem kaldırmıyopr, üzerinize afiyet.
Şimdi kızı uğurlayıp döndüm ajansa sevgili teknik direktörüm (e artık bi Türkiye şampiyonluğu yakışır, di mi?!) ve cevabımı şiddetle veriyorum:
Bi kerem, Fethi Bey’i biz başombudsman yapmış idik sanırsam -The Sülü’yü Andromeda’ya ışınladıktan sonra. (Şimdi üşeniyorum Fethi Bey’in sandık odasını dağıtmaya. Yoksa hemen bulur, sümen üstüne iliştiririm belgeleri.)
Toplum iradesini yanınıza alırkene özelleştirme idaresinden izin kopardınız mı hem? Ondan sonra da işin yoksa TMSF benim ÖİB senin mekik doku dur! Hem benim bugüne bugün -nasıl deniyordu dur bakayım, hah: tam 226 “hit”im vaa! Siz de bulun 226′yı, düşürün beni! Binaenaleyh, demokraside çarelerin tükenmeyeceğini söyleye söyleye dilimizde tüy bitmiştir.
Benim köylüm, benim işçim, benim Lucy’m bin yaşında da olsa gençtir daha, tüyü bitmedik yetimdir. Yaşına yaş eklediysem, ben ekledim! Siz de ekleyin, benden beş yaş fazlası! GAP’ı da, Lucy’yi de size gaptırmam!
Lucy kardeş,
Yaşınız konusunda yanıldığımı sanmıyorum. Muzmin Bey dostumun da vurguladığı üzere, hanımlar hep daha gençtir.
Afşar Bey,
Yaw kırk yılın başında bi kızıl bayrak gönderek dedik, burnumuzdan geldi! Atladığınız bir husus vardır efenim: Bu tür nesneler ileride fena halde koleksiyon değeri edinecektir. Aslında eşantiyon olarak yanında da bir Lenin nişanı yollayacaktım. Hay Allah!
Yine Afşar Bey,
Yine yaw, ben marksistin "halâ" cinsinden değil, "eski(miş)" cinsindenim. Hatta ve hatta daha da ileri gidersek, bırakın marksizmi, tek başına "cins" bi herifim! Ne olduğumu kendim de daha halâ çözebilmiş olduğum söylenemez -laf aramızda o yüzden oyalayıp duruyom Sibel Hanımefendi'yi de, ne diyeceğimi tam bilemediğimden! Kimi zaman "liberal solcu"luğu yakıştırıyorum kendime, bazen "anarşizan demokrat" plaketi takıyom göğüs nahiyeme… Yoksa, nayır Nejla, nolamaz, ben… ben bir "liberteryen" miyim??? Gurban, eğer liberallik veyahut da liberteryenlik mevzu bahis ise, akraba bilem çıkamaz mıyız?
Bu ahval ve şerait dahilinde, memleketin dahili ve harici liberallerinin üstüme üstüme gelmesi şu garip kulunuza reva mıdır? Marksizmle yolumu ayıralı epey oldu sayılır. Ama solculuktan istifam asla ve kat'a bahis konusu bilem olamayacağı gibi, marksizmin külliyyen tukaka edilmesine de lüzum görmemekteyim efenim. Sözüm meclisten dışarı, benim görünce dellendiğim renkler arasında kırmızı, yeşil, siyah, mavi, al, turuncu, mor, lila filan yok ama; kahverengi görünce fıttırıyorum bi tek ve onu siz de sevmezsiniz sanırsam.
Yine yeni yeniden Afşar Bey,
Nefretiniz, gıcıklığınız ve diğer iltifatlarınız için şükranlarımı sunarım! Walla sandığınız kadar zekam (ve de onu dolaşıma sokacak aklım) yoktur. Tamam zekaperestim, onu artık bütün ahali biliyor da, bilmediklerini de ben sayenizde şimdi ifşa etmiş oldum: Zeka katsayım günden güne düşmektedir. Biyolojik yaşlanma sürecinin bundaki katkı payı nedir, araştırmak ilazım.
Çıldırıciiim metin bey!
Bu iğğğenç tarafsız bulanıklığınız, bu nulanık mantıklı kontrendike entellektüelliğiniz ve sayısız kötülüklerinizle sizi sith lordu ilan ediyorum! Allah sizi bildiği gibi yapsın, Darth Vadersiz kalasınız!
Bir insan bu kadar mı ego kışkırtıcı olur!? yahu kendi blogumdan fazla sizinkine takılıyorum… bu nasıl bir hasetlik yaratmaktadır bilir misniz?
en kısa hutbe nerde verilire göre cumalara ara sıra takılan ve farzından sonra mümkün olan en büyük hızda o sosyalleşme ortamını terk eden bir adam olarak uzattıkça uzattığımın ben de farkındayım ve ayrıca bence teravinin kısası makbuldür.. ama carté d’orun ve vienetta’nın %33 uzatılmış boylusu da makbuldür. ama colanın 2,5 litreliğiyle aram hoş değildir, gazı kaçıyor. acaba lafı uzatunca da gazı mı kaçmaktadır ki müminler bizim dergâha uğramaz mirim?
kardeşim beni şu blog alemine bulaştıran iflah olmasın diyom, başka da bi şey demiyom.. bu arada tekrar belirteyim sizden nefret ediyom!
Afşar Bey,
"kardeşim beni şu blog alemine bulaştıran iflah olmasın diyom, başka da bi şey demiyom.. bu arada tekrar belirteyim sizden nefret ediyom!"
…cümlenizi, şekil A'da görüldüğü gibi, gözdengeçirilmiş ve değiştirilmiş haliyle şahsınıza hitaben tekrar neşrediyorum:
"kardeşim beni şu blog alemine bulaştıran iflah olmasın diyom, başka da bi şey demiyom.. bu arada tekrar belirteyim size sevgi ve sempati ilen yaklaşıyom!"
Bu arada Yeni Zelanda platolarına yolunuz düşerse beklerim düküm!
Sevgili Metin Bey,
Once dil yaresi: Ne oldu dostum, bana sadece guzel lisan kullanma konusundaki hassasiyetinizden “free pass” vermekten vazmi gectiniz? Sadece siz degil, yigidin hakkini verelim, laikci dostarim bile benim lisan hakimiyeti konusundaki zaaflarimi, ve hatta kendi simim dahil, kelimeleri katletmemi yuzunme vurmazlardi.
Derdim “acel cevap” hassasiyeti degil, hatta her agzimdan cikana cevap beklentsi dahi bu kadar nuktedan yorumcularin bulundugu yerde biraz fazla bencillik olur.
Sadece sizin “yapilacaklar” listenizdeki netekim pasa, ve Maermaris’te denizin dibinden Nu Picasso cikarma operasyonunuz tabiatiyla akilma haberlerde dinledigim “Bodrum Muze Muduru’nun lakicilik isguzarligini, binkusur yillik bir eserin uzerine bozuk Latince ile “Buraya Tanri Giremez” yazdirmasina goturmesi ve bu sahtekarligin ortaya cikarlmasi uzerine taife-i laicus’un ‘cumhuriyet elden gidiyor” yaygarasi atmasi ve Turizm Bakani’nin sildirmekten vaz gec(irilil)mesi” haberini getirdi.
Bunu koyacak “en uygun yer aramak” zahmetine girmek yerine listenize ilave edeyim dedim. GiriZgahta imprivisation’dan ibarettir. Sikmayion tatli caninizi. Ayemkuul. Turkce’yide yavas yavas ogrenecegiz.., Artik bu diyardan gitmek tercihi olmadigina gore.. Son ini ayda “serdetme” ve “zikretme”yi yeniden ogrendim.. Bu gidisle..before you know…:)
Ha birde listenizden Sibel Hanim’la ilgili maddeleri cikarabilirsiniz .. Kendileri “artik bu siteye katki saglamanin faydasizligini…” iceren veciz veda hutbesini vermistir.. Eger diger bir isinmle reinkarnasyon yapmaz ise kursaliriniz icin baskaka bir venude bulamazsaniz, listenizi kisaltabilirsiniz..
Sevgili Bekir Bey dostum,
Eyvah eyvah! Sizi üzecek kıracak birşey mi yapmış oldum? Hiç ama hiç öyle bi niyetim olamaz. Yalnızca “zincirlerimden başka kaybedecek” birşeylerim de olduğu içindir ki epeyce bi telaşlandım o kadar. Öyle iki kelime birbirleriyle samimi olmuşlar ki iyi saatte olsunların hışmına birlikte uğramamız sözkonusu olabilir endişesiyle, yani **t korkusu ile panik atak yaşadım diyeyim!
Ah sevgili dostum, nerede yaşıyoruz sanıyorsunuz siz?
Eyvah! Bu habere de üzüldüm. Bir elim kayıp daha mı?!
metin bey, İnsana kıskanmak, haset etmek ve nefret etmek hürriyeti bağışlamadığınz için sizi sert bi dille kınıyorum…
henüz sert bir dil görememiş olmakla beraber büyüklerimiz böyle buyurduğuna göre illâ haklı bir tarafı vardır diye düşünüyorum…
ben okumaya zaman bulamıyorum siz ne zaman yazıyorsunuz? çıldıriciiim!
ay çatliyciim ay çatliyciiim ay çatliyciiiiiim! :)
Afşar Bey,
Asıl ben haset ve kıskançlık duygularıyla doluyorum. Daha demin blogunuza girdim ve gördüğüm manzara karşısında adı geçen duygularımı maddenin sakınımı kanununa nasıl uyarlayacağımı bilemedim! Ne kadar güzel bir tartışma çıkmış ortaya… Tabii bu arada gurur da duymadım değil yani… Bekir ve Suat Bey dostlarımın sizi, sizin de onları tanıyışınızda sanırım benim ufak bi rolüm olmuş, ne güzel! Blogumda yeni bir köşe daha açıp, BigMac kriterinden sonra yeni bi kriter icat etmiş olacam!
Egonun en aşşağılık tarafı, aşağılık olduğunun bilinmesini istememesidir.
Böyle olduğunu fark edince Neyzen’in kendi nefsine niye “merkep” dediğini anlayabiliyor insan…
Keşek hepimizin egosu aynı kemal seviyesinde olsa, eyvallah ve teşekkürler, mirim… Azıcık yavaş yazın okumakta yetişemiyorum…
“Velî mevzûunu bulamaz ki ben> desin..”
A.Arvasi Hz.
[...] son günlerde bir cumhurbşkanlığı tartışmasıdır gidiyor.. herkesin bir adayı var. tabi bu süreçte kimin kimi neden desteklediği ise pamuk ipliğiyle birbirine bağlı hassas denge noktaları üzerinde şekilleniyor.. herkesin bir takım beklentileri ve yanısıra çekinceleri var.. "bir kısım bloglar"da bu tartışma aylar öncesinden başlamış durumda.. geldiğimiz nokta itibariyle tavırlar netleşmiş, takkeler düşmüş gibi görünüyor.. fakat hal budur ki takkenin altına paeruk takan blog yazarlarımız da var sanki.. tüm blog camiası bilir ki bu mevkiyi hak eden yalnızca bir kişi var.. lakin bir takım karmaşık ilişkilerden midir nedir yeni adaylar ortaya çıkmaya ve kimi bloglar tarafından ön plana sürülmeye başlandı.. işin enteresan yanı bu bloglar kendi adaylarını desteklerken -hakikatin gizlenemez olduğunu bildiklerinden olsa gerek- makamın gerçek hakedenini de, kıymeti ve işlevi kendinden menkul bir göreve (ombudsmanlık) aday göstermek suretiyle "ne şiş yansın ne de kebap" politikası gütmekteler.. olmaz efendiler!.. gerekirse şişi de yakarız kebabı da.. önerdiğiniz ombudsmanlık ya da benzeri makamların hiç biri kabul edilmeyecektir. politik manevralarınızla gözünü boyamaya çalıştığınız sessiz çoğunluk için aday bellidir!.. bizim adayımız "fethi bey"dir!.. cindoruk misali son dakika ortaya sunduğunuz nöbetçi adaylarınızı kabul etmiyoruz (en azından ben etmiyorum).. bu konuda hiç bir koşulda pazarlık masasına oturmayacağımızı da bilmenizi isteriz.. [...]
hmm.. site ayarlarında ping-back olayı açık kalmış.. durumu şöyle izah edeyim, blogumda içeriğinde bu başlığa link olan bir yazı yazdım.. wordpress doğrudan yorum olarak buraya attı..
bubu kapatalım mı yoksa yalsın mı metin abi?..
Hastayım, istifra ediyorum durmadan, şimdi eve gideceğim. Gitmeden Jazzetta’nın mutfağına baktım da şöyle bir, üzerinden iki yıl geçmiş olan bu nafile tartışmayı sonlandırmak istedim.
Sevgili teknik direktörüm Halid Bey,
Bu eskiiii tartışmayı şöyle sonlandırmayı teklif ediyorum, eğer burayı okursanız:
Muzmin Bey artık yok, dolayısıyla benim adayım çekilmiş sayılabilir. Ama Muzmin Bey 2.0 diye de adlandırabileceğimiz Obli Bey zuhur eyledi, bilindiği üzere.
Eh, öyleyse benim 12. CB adayım Obli Bey oluyor bu durumda. Başombudsmanlık müessesesini ilga edelim. Yerine, Türkiya’mızın bugünkü ahval ve şeraitine uygun olarak bir “Yedek CB’lığı” müessesesi icat edelim. Ve de Yedek CB adayımız da Fethi Bey olsun. Lakin kendisine ek iş olarak da Sirius Federal Cumhuriyeti Devlet Başkanlığı görevini tevdi edelim. Çünkü Obli Bey başımızın tacı iken Ergenekoncular ona karşı ne komplo kurarlar, ne de ayaktopu oynarlar.
Topu taca attığım gibi bir izlenim uyanmaz sizde umarım.
Sevgiler.
Şu son üç ayda kendimi emanet ettiğim Türk doktorlarına çuvalla armağan ettiğim papelleri acı acı hatırladığım için şimdi doğrudan eve gidip zıbaracağım. Yarına birşeyciklerim kalmaz umuduyla…